Annesi Şehit Uzman Çavuş Furkan Kaplanbabayı anlattı

Erzincan’ın İliç ilçesinde görev yapan ve operasyona giderken kamyonetin devrilmesi sonucu şehit olan Şehit Uzman Çavuş Furkan Kaplanbaba’nın annesi Ayfer Kaplanbaba oğlunu anlattı. Anne Kaplanbaba oğlunun ilk maaşıyla aldığı arabaya binemediği ve satıp Afrika’da su kuyusu açtırdıklarını söyledi. Anne Ayfer Kaplanbaba ayrıca halen patates yemeği yapamadığını çünkü oğlunun patates yemeklerini çok sevdiğini de sözlerine ekledi.

Annesi Şehit Uzman Çavuş Furkan Kaplanbabayı anlattı
15.08.2022 - 19:59
Güncelleme 16.08.2022 - 05:09
Özel Haber
1072

Erzincan’ın İliç ilçesinde görev yapan ve operasyona giderken kamyonetin devrilmesi sonucu şehit olan Şehit Uzman Çavuş Furkan Kaplanbaba’nın annesi Ayfer Kaplanbaba oğlunu anlattı. Anne Kaplanbaba oğlunun ilk maaşıyla aldığı arabaya binemediği ve satıp Afrika’da su kuyusu açtırdıklarını söyledi. Anne Ayfer Kaplanbaba ayrıca halen patates yemeği yapamadığını çünkü oğlunun patates yemeklerini çok sevdiğini de sözlerine ekledi.

Şehit Uzman Çavuş Furkan Kaplanbaba 24 Ekim 2018 tarihinde Erzincan’ın İliç ilçesinden göreve gitmek için bindiği kamyonetin devrilmesi ile şehit oldu. Aradan geçen 4 yıl içerisinde özellikle annesi Ayfer Kaplanbaba oğlunun halen özlemeye devam ederken, içerisinde oğlunun şehit olduğu gün üzerinde olan kıyafetleri, saatleri ve diğer kişisel eşyalarının yer aldığı bir şehit köşesi oluşturdu.

‘ÖZEL HAREKAT POLİSİ OLMAK İSTİYORDU’

Oğlunun hayatını anlatan Ayfer Kaplanbaba, oğlunun asker veya polisliğe hevesi olduğunu dile getirdi. Şehit Uzman Çavuş Furkan Kaplanbaba’nın özel harekat polisi olmak istediğini ancak sınavlarda başarısız olduğunu söyleyen anne Ayfer Kaplanbaba “Furkan 1993 doğumluydu. Düzce’de okula başladı. Aslen Sivas’ın Gürün ilçesi nüfusuna kayıtlıyız. Buraya geldiğimizde ilkokul birinci sınıfa başlamıştı. İlk, orta ve lise hayatından sonra 2 yıllık elektrik, elektronik bölümünden mezun oldu. Daha sonra özel harekat polisi olmak istedi. İçinde hep bir asker olma isteği vardı. Biz ona zor olacağını söyledik. Denedi, olmadı. Oradan elendiğini söyledi. Tekrar normal askerlik vazifesini yerine getirmek için askere gitti. Kastamonu, Ilgaz’da komutan şoförüydü. Gittiği yerde çok sevildi. Orada uzman olmaya karar vermiş. Bizi aradı ve uzmanlığa başvuracağını söyledi. Ben ona iyi düşünmesini söyledim. Şu an bana 4 mevsimi yaşattın dedim. Çok sevindim askerlik gurur verici bir meslek ama bir o kadar zor. İyi düşün dedim. Furkan’da bana iki tarafı güzel meslek dedi. Ne demek istiyorsun dedim. Ölürsen şehitsin, kalırsan devletin şerefli üniformasını taşıyacaksın dedi. Vatan ve bayrak için görev yapacağım. Ben gitmek istiyorum dedi.  Bizde önüne durmadık ve tamam dedik” dedi.

‘ÇOK GÜLERYÜZLÜ VE FEDAKAR BİR ÇOCUKTU’

Şehit Furkan’ın güler yüzlü ve fedakar bir kişi olduğunu söyleyen Anne Kaplanbaba “Furkan herkes tarafından sevilen bir çocuktu. Sessiz, sakin ve güler yüzlüydü. Çok gülerdi. Bir kere bize karşı yüksek sesini duymadım. Babası kendisine bağırsa bile asla sesini yükseltmezdi. Küserdi ve odasına geçerdi. Hep fedakardı. Babasıyla çalıştı. Babası pazarcıydı. Babasıyla pazarlara gitti. Hem okudu hem çalıştı. Gezmeyi ve arabaları çok seviyordu ama elinde 3-5 kuruşu olsun hemen eve bir şeyler alalım, kardeşleri için harcardı. Çok fedakardı” ifadelerini kullandı.

‘PATATES YEMEĞİ YAPAMIYORUM’

Şehit Uzman Çavuş Furkan Kaplanbaba’nın patates kızartması ve patates yemeğini çok sevdiğini söyleyen Anne Ayfer Kaplanbaba “İzne geldiği zaman mutlaka bana fırında kaşarlı patates yaptırırdı. Ben 2 yıl bu evde hiç patates soyamadım. Birde askerde bir paylaşım yaptı. Çok severdi patates kızartmasını, dağda kalkmış ‘Patates kızartmasız bir güne daha günaydın’ paylaşımı yapmış. Her patates elime aldığımda oğlum aklıma geliyor. Asla bir daha fırında patates yapamadım” dedi.

‘ŞEHİT OLACAĞI GÜN YAPTIĞI PAYLAŞIMLARLA ŞEHİT OLACAĞINI HİSSETMİŞ’

Şehit askerin şehit olduğu gün göreve gitmeden önce yaptığı paylaşımlardan şehit olacağını hissettiğini söyleyen anne Kaplanbaba “Şehit olacağı gün direk bir şey söylemedi ama paylaşımları sanki şehit olacağını bildiğini işaret ediyordu. Bir müzik paylaşmış, alın yazımıza vatan, bayrak ve şehitlik yazılmış diye. Yanına da göreve giderken bir bayrağı çekip koymuştu. Ama teyzesine söylemiş. Ben bir yola gidiyorum. Bu yolda şahadet şerbeti içmek var. Tek dileğim annemlere bir ev almak. Bende hissettim. Hatta elinin kınası hala duruyor. Eline bir asker kınası yaktık. O gün Furkan gidip geri gelmeyecek diye hissetmeye başladım. Bir garip olmuştum. Hatta çevremdekiler bana söyledi. Asker annesi olmak kolay değildi” dedi.

‘ALLAH BANA TEMİZLİK KADROSU VERMEDİ AMA ŞEHİT ANNESİ KADROSU NASİP ETTİ’

Şehit asker Furkan Kaplanbaba’nın şehit olduğu günün sabahında içinde bir sıkıntıyla uyandığını söyleyen Anne Ayfer Kaplanbaba “Şehit olduğu günün sabahı sabah namazına kalktım. Burada okulda çalışıyordum. Boğazıma birşeyler basılmaya başladı. Daha öncesinde de rüyalar gördüm. Allah’ım bir haber alacağım ama dedim nasıl bir haber alacağım. Sevinecek miyim? Üzülecek miyim? İçim içime sığmamaya başladı. Okulda da temizlik görevlisiydim. Bizim kadro işimiz vardı. Acaba kadro bekliyorum sevinecek miyim? Dedim. En son Allah’ım içimdeki bu darlık neyse bir an önce olsa ve geçse, bende tuhaflık var dedim. Meğer Rabbim bana en yüksek yerden kadroyu göndermiş. Ben okuldan kadro beklerken bana şehit anneliği kadrosu geldi” ifadelerini kullandı.

‘ACI VE TATLIYI AYNI ANDA YEMİŞİM GİBİ BİR DUYGU’

Şehit annesi olmanın tarif edilemez bir duygu olduğunu söyleyen Anne Ayfer Kaplanbaba “Allah razı olsun binlerce insan beni arıyor, soruyor. Emanetine sahip çıkacağız diyor. Acımız büyük ama onuru ve gururuda çok büyük. Bu duygu acı ve tatlıyı aynı anda yemek gibi bir şey. Zor çok zor. Allah kimseyi evladı ile sınamasın. Diğer şehit haberlerinide duyunca en az kendi oğlum kadar üzülüyorum. Bazen çok köyü oluyorum. Günlerce kalkamıyorum” dedi.

‘YAŞADIĞI ANIYI HİÇ UNUTAMADI’

Oğlu ile yaşadığı bir çok anısı olan anne Kaplanbaba, özellikle süpürge anısını unutamadığını söyledi. Kaplanbaba “Furkan çok temiz bir çocuktu. Üstüne başına çok dikkat ederdi. Ben evde olmadığım zamanlar evi kalkar siler, süpürürdü. Yeni bir süpürge almıştım. Onu ikide bir araba temizlemeye çıkarırdı. Bak dedim bunu çıkarma bozacaksın. Tamam dedi. Sonra ben okula çalışmaya gittim. Bu sırada Furkan süpürgeyi çıkarmış. Babası bana video attı. Bak dedi yine süpürgeyi çıkardı. Bende okuldan aradım. Bak dedim seni görüyorum şu anda süpürgemi çıkarmışsın. Şaşırdı. Çok güldü. Bu gibi bir çok anımız var” şeklinde konuştu.

‘DEVLETİMİZ BİZİ HİÇ YALNIZ BIRAKMADI’

Devlet yetkililerinin kendilerini yalnız bırakmadığını söyleyen Ayfer Kaplanbaba “Allah razı olsun giden valimiz Zülkif Bey, şimdiki valimiz de öyle. Hiç bizi bırakmıyorlar. Ayşe hanım çok ilgileniyor. O süreçte ve devamında hep yanımızda oldu. İş icabı yanınızda olanlarla gönülden yanınızda olanlar belli oluyor. Ayşe hanım da bunlardan birisiydi. Allah razı olsun. Herzaman arar, sorar, gelir, gider. Valimiz, Aile ve Sosyal Politikalar İl müdürleri. Giden Zeki bey çok değerliydi. Şimdiki Ercan bey yine bizi hiç yalnız bırakmıyor. Hepsinden Allah razı olsun” dedi.

‘ŞEHİT OLDUĞU GÜN ÜZERİNDEKİ KIYAFETLERE SARILIP HASRET GİDERİYOR’

Anne Ayfer Kaplanbaba, oğlunun şehit olduğu gün üzerinde olan kıyafetleri, saatleri, fotoğrafları, asker kınası yakıldığında kınası halen üzerinde duran eldiveni ve bir çok kişisel eşyasının bulunduğu bir şehit köşesi oluşturdu. Anne Kaplanbaba burada oğlunun şehit olduğu gün üzerinde olan eşyalara sarılarak teselli aradığını söyleyerek “Şehit olduğu gün ayağında ki botları, kıyafetleri, Bu botlarını aldığı gün evde fotoğraf çekmişti. Hiç unutmuyorum. Parkesini göstermişti. Eğitimde parça, parça oldu diyerek. Eğitimlerimiz zordu dedi. Günümün tamamını burada geçiriyorum. Okuyorum, fotoğraflarına, kıyafetlerine bakıp hasret gidermeye çalışıyorum” dedi.

‘EN ÖNEMLİ ŞEHİTLERİN UNUTULMAMASI’

Kendi oğlu dahil tüm şehitlerin unutulmamasını isteyen Anne Ayfer Kaplanbaba ‘Benim için en önemi olan kendi oğlum ve diğer şehitlerin isimlerinin hiç unutulmaması. Gençlerin o bilinçle, vatan sevgisiyle yetişmesini istiyorum.  Bunlar hiç unutulmasın. İnsanlar normal kazada, başka şekilde de ölüyor ama şehitlik vatan toprağında, Peygamber ocağında bambaşka” ifadelerini kullandı.

‘İLK MAAŞIYLA ALDIĞI ARABAYA BİNMEK NASİP OLMADI. SATIP SU KUYUSU AÇTIRDIK’

Anne Ayfer Kaplanbaba, şehit oğlunun ilk maaşıyla aldığı arabaya binemediğini ve arabayı satarak bir su kuyusu açtırdıklarını ifade ederek “Furkan göreve başlamasının üzerinden 1 ay geçtikten sonra ilk maaşıyla bir araba aldı. Düzce’den bir arkadaşı almıştı. Gelip izninde arabasını götürecekti. Çok hevesliydi. Hergün kardeşine fotoğraflarını çektirip attırıyordu. Arabayı yıkamasını söylüyordu. Çünkü çok seviyordu. Kapıda bekliyordu ki Furkan izne gelip götürecek. Nasip olmadı götürmek. Furkan şehit oldu araba kapıda kaldı. Uzun süre durdu. Binsek binemedik. Ben sattırmak istemedim ama sonra eşim nereye kadar kapıda saklayacağız dedi. Bari satıp bir hayır yapalım dedi. Arabayı satıp parasını gönderdi. Afrika’da adına büyük bir su kuyusu açıldı. İnşallah hayrı ebediyen orada su gibi akacak” dedi.

‘MEZUN OLDUĞU OKULA İSMİ VERİLDİ’

Şehit olduktan sonra mezun olduğu okula ismi verilen Şehit Furkan Kaplanbaba’nın annesi Ayfer Kaplanbaba’da aynı okulda temizlik görevlisi olarak çlışıyordu. Anne Kaplanbaba “Yeşiltepe İlkokulu’na ismi verildi. Benim için büyük bir gurur. Şu levhaya bakmak benim için büyük gurur. Ben bu okulda çalıştım. Furkan buradan mezun oldu. Ortaokulu burada bitirdi. İnşallah buradan bir çok Furkanlar yetişir. Vatana, millete faydalı olurlar” dedi.

‘HER CUMA KABRİNDEYİZ’

Her Cuma günü oğlunun kabrini ziyaret ettiğini ve diğer şehit anneleriyle oğullarının yanında hasreti giderdiklerini söyleyen Ayfer Kaplanbaba “Her Cuma günü buradayım. Eşim Şehitlik Camii’nde Cuma namazını kılar. Ben oturur, okurum. Diğer şehitlerimizin anneleri gelir. En çok Ertuğrul Kavun’un annesi gelir. İkimiz okuruz, sohbet ederiz. Evlatlarımızı severiz. Çoğu saatimiz burada geçer. Burada yavrularımızın yanında huzur buluyoruz. Özlem gideriyoruz. Bir yere gidersem dönüşte ilk buraya koşuyorum. Her geldiğimde de yeni çiçekler oluyor. Gelen, geçen herkes ziyaret edip bir dua okuyor. Çocuklar bile bisikletle geçerken duruyorlar ve dualarını okuyorlar. Bizler çok duygulanıyoruz. Şehitlik bambaşka bir duygu. Ne okuyanı, ne geleni bitiyor. Allah herkesten razı olsun” dedi.

Anne Ayfer Kaplanbaba son olarak haber ekibimize teşekkür ederek “Ben sizlere bizleri hatırladığınız için teşekkür ederim” şeklinde konuştu.


Editör: N. Cingirt

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Akçakoca TV (www.akcakocatv.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Mobil Uygulamalarımız

IOS UygulamamızAndroid Uygulamamız