Lazlar kimdir Lazca nedir?

Lazlar… Kimileri için yalnız fıkralardan ibaret olan kimileri için Karadeniz bölgesinde yaşayıp ‘celeyrum, cideyrum’ ağzı ile konuşan insan toplulukları… Hatta birileri için Kuzeyli Türk olan Lazlar..

Lazlar kimdir Lazca nedir?
13.12.2013 - 16:48
9541

Lazlar… Kimileri için yalnız fıkralardan ibaret olan kimileri için Karadeniz bölgesinde yaşayıp ‘celeyrum, cideyrum’ ağzı ile konuşan insan toplulukları… Hatta birileri için Kuzeyli Türk olan Lazlar..

 

Ve Lazca… Kaybolmaya mahkum edilmiş yüzlerce dil ile aynı kaderi paylaşan,asimilasyonu en ağır şekliyle yaşamış ve nihayetinde yorulmuş, varlığını sürdürebilmesi için önce asıl sahiplerini ardından tüm insanlığı bekleyen Lazca…

 

Türkiye topraklarında yüzyıllar boyunca yaşam mücadelesi vermiş, kültürlerini korumaya ve yaşatmaya çalışmış milletlerden biridir Lazlar. Cumhuriyetin kurulmasından sonra devletin tek tipleştirme politikalarına maruz kalmış tüm Türkiye halkları gibi asimilasyonla adete boğulmuş ve nihayetinde bugün Lazların fıkralardan ibaret olduğunu düşünen büyük bir kitlenin oluşumuna sebebiyet vermiştir.

 

Laz Enstitüsü kuruldu

 

Tüm bunlar yaşanırken diline, kültürüne, kimliğine sahip çıkmanın gerekliliğini savunan var olma sebeplerinin yok olma tehlikesi karşısında beklenilenin aksine susmayıp tüm güçleriyle buna karşı mücadele yürüten Lazların ciddi adımlar attığı ve radikal kararlar aldığı bir dönemden geçiyoruz. Atılan adımlarla Lazların başladığı bu umut yolculuğu 23 Kasım 2013 Cumartesi günü İstanbul Kadıköy’de Laz Enstitüsü açılışı ile bambaşka bir boyut kazanmış oldu. Enstitü açılışı bize, Lazların birlik ve beraberliğini, kültürlerine ve dillerine olan inançlarını en masum haliyle gösterdi. Enstitü açılışında Lazları farklı camialardan birçok isim destekleriyle yalnız bırakmadılar.

 

Lazca eğitim dili olmalı

 

Enstitü Başkanı Prof. Dr. Mehmet Bekaroğlu’nun açılışta yaptığı kısa konuşması, Türkiye’nin acı gerçeklerini bir kez daha hatırlamamızı sağladı. Bekaroğlu konuşmasında Lazların taleplerini ‘Lazcanın lisansüstü eğitime kadar uzanan bir eğitim dili olması, yer adlarının iadesi ve Lazca televizyonun kurulması’ şeklinde özetledi.

 

Lazca deyince umutla bakan gözler ve mutluluktan çarpan kalpler var

 

Yaklaşık 600 bin Laz’ın yaşadığı ve bunların 250 bin civarının ana dilini konuştuğu Türkiye topraklarında, özgürce kültürlerini yaşamak adına edilen taleplerin haklılığı karşısında en önemli adım devletten bekleniyor. Lazca adına yapılmış değerli çalışmaların yanında yapılmayı bekleyen onlarca fikir ve proje var. Lazca deyince umutla bakan gözler ve mutluluktan çarpan kalpler var.

 

Lazca yıllarca susturuldu, yok olmaya mahkûm edildi

 

 Yıllardır susturulan, yok olmaya mahkum edilen Lazca adına yapılan çalışmaların neden bu kadar geç ve neden şimdi olduğu sorusu bugünlerde en sık sorulan ve cevap bekleyen sorudur. Şöyle ki bu sorunun cevabı, daha kendilerine yapılanların bilincine varamamış olan Laz halkında değil, Türkiye’de yıllardır uygulanan kültür kıyımlarında, ulus-devlet anlayışının acımasız politikalarındadır.

 

Geç de olsa kısa zamanda edinilen büyük bilinç sayesinde Lazlar bundan sonra sahip oldukları hiçbir değeri, asimilasyonun o karanlık çukuruna bırakmayacaktır. Bir insan birden fazla dil konuşabilir. Bir insan ana dilinden çok başka bir dili konuşup ona hakim de olabilir. Aslında bir insan buna mecbur bırakılmıştır. Tıpkı Türkiye’de yaşayan  Kürtlerin, Ermenilerin, Çerkeslerin, Lazların ve adını saymadığım tüm etnik kimliklerin mecbur bırakıldığı gibi.

 

Birileri için demokrasi kişisel çıkarlardan ibaret değildir

 

Türkiye topraklarında yaşıyor olması, resmi dilinin ana dili değil de Türkçe olması bir dönem Kürtleri ‘Doğulu Türk’ şimdide Lazları ‘Kuzeyli Türk’ yapıyor olması bahsettiğim mecburiyetin doğurduğu en ilkel bakış açısıdır. Demokrasinin tartışılıp, önemli adımların atıldığı 21. yüzyıl Türkiye’sinde hâlâ büyük bir kitlenin, bahsettiğim mantalite ile olaylara yaklaşıp çıkarlarına ters düşen bir durumda ötekileştirme acizliğine başvurmaları ise demokrasinin ciddi anlamda yanlış anlaşıldığının en büyük kanıtlarından biridir. Ya da birileri için demokrasinin; siyasi, ideolojik hatta kişisel çıkarlarından ibaret olması demektir.

 

Kaynak: Evrensel

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Akçakoca TV (www.akcakocatv.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yorumlar (13)

  • kızıl elma..
    kızıl elma..
    3.04.2021 18:41

    literatüre öyle bir kavram kazandırmak gibi bir amacım yok. akçakocada pek olmasa da Türkiye de yaşayan kafkas asıllı türk ler vardır.Kafkasyadan göç etmişler.Tıbkı İran dağlarından göç eden Kürtler gibi.Sadece bir örnek. O zaman sana Türkiyede yaşayan bazı etnik grupları yazayım. Zaza ,Gürcü, Süryani ,Hemşinli ,Azeri , Yörük ,Afrika kökenli Türkler , Zaza , Kürt , Uygur , Yörük , Tatar , Muhacir ... daha çok.. Ben milletimin , bayrağımın , vatandaşımın ,devletimin önüne Türk kelimesi koyuyorum. Ne koymalıydım.. Şaşırmayın ya. Ne hale getirdiler bizi ya. Türk kelimesinden rahatsız olmaya başlatınız. Böyle art niyetli , bölücü fikirler servis ederlerse kamuoyuna . Bu halkı işte böle birbirine düşürür , gurur duymamız gereken kelimelerden bile kaçınır yaparlar. Bir gün yurt dışına çıktığında bir yabancı ile iletişim kurduğunda , o seni çerkez , abaza diye tanımayacak. O seni Türk olarak tanıyacak ve sende zaten kendini Türk olarak tanıtacaksın. Her kelime ye takılma niyetlerimiz temiz olsun..

  • Ad Soyad Giriniz...
    Ad Soyad Giriniz...
    3.04.2021 18:41

    Kızıl Elma har şeyi anladım da, şu Kafkas Türk'ü tanımlamanız ne ayak!, literatürlere yeni bir " kafkas türkü " tanımı mı kazandırıyorsunuz... Şu her şryin başı ya da kıçına Türk lafı koyma mecburiyetinden kurtulun... Olmayan bir şeye kendinizi inandırmaya çalışmayın.

  • Kızıl Elma..
    Kızıl Elma..
    3.04.2021 18:41

    Bende lazım fakat diye yorum yazan arkadaş.Helal olsun sana.çok güzel yazmışsın.. Ayrıca , tabi ki lazca korunmalı , dil okullarında , enstitülerde öğretilmeli yaşatılmalı.. Tüm kültürü ile yaşatılsın ve gelecek nesillere aktarılsın.. Ancak bizim resmi dilimiz TÜRKÇEDİR. Yukarıda ki resimde ki gençler ne güzel laz enstitüsü altında birleşmişler. Ama bu gençleri yanlış yönlendirmeyin. Bizim akçakocamıza bu tür ayrımcılık fikirleri sokmayın.Nifak tohumları atmaya çalışmayın. Akçakoca da kabul görmez bu tür tezgahlar. o 12 eylül zindanları edebiyatını da bırakın artık.Siz hala orada kalmışsınız. Dur derler adama. Evet, beraber yaşayabiliriz ve bu toprakların bütünlüğü için bir ve bütün yaşamak da zorundayız. Bölünmek gibi bir lüksümüz yok bizim.Şöyle diyelim biz TÜRK MİLLETİYİZ. Türkiyeli diye bir kavram yoktur.Köklü tarihleri olan topluluklar millet dir.. Bir Fransa = FRANSIZ , Almanya = Alman , İngiltere= İNGİLİZ , Yunanistan = YUNAN DIR. Bu topluluklar böyle adlandırılır. ALMANYALI , FRANSALI , YUNANLI değil. O senin dediğin Amerika = Amerikalı dır. Amerikan diye yer bulmaz . Türkiye Cumhuriyeti topraklarında yaşayan topluluğa da TÜRK MİLLETİ denir. Ve bir bayrağı vardır. Laz bayrağı , çerkez bayrağı , kürt bayrağı , abaza bayrağı , kafkas türk ü bayrağı , manav türk ü bayrağı yoktur. Olamazda. Hepimizin oluşturduğu bu milletin bir bayrağı vardır.

  • lazca konuşamıyorum :(
    lazca konuşamıyorum :(
    3.04.2021 18:41

    Lazca anlıyorum ama konuşamıyorum. Derler ki "bir dil bilen 2. dili daha kolay öğrenir" Lazca giderek yok olan diller arasında. O yüzden korunması lazım. Bu da dil okullarıyla, enstitülerle olur. Çok renki anadolu toprağında Resmi dil TÜRKÇE olarak kalırken diğer dillerin de yok olmaması için birşeyler yapılsa...Korkmasın kimse bölünmeyiz. YASAKLAR, DEMOKRATİK OLMAYAN UYGULAMALAR, AŞAĞILAMALAR BÖLER ÜLKEYİ... Hepimiz Türkiyeliyiz. Ama hepimiz Türk olmak zorunda da değiliz. Beraber yaşayabiliriz.

  • ben de lazım fakat..
    ben de lazım fakat..
    3.04.2021 18:41

    bende lazım fakat biz böyle değiliz biz dilimiz eğitim dili olsun demedik biz okullarda ders istemedik biz ayaklanmayız biz TÜRKÜZ bu bölücüler yanlış içerisindeler gelmeyin bu dolduruşlara. Benim bayrağım ulu gökyüzünde dalgalanan Türk bayrağıdır Benim asıl dilim Türkçedir bunlar bunların bölücü kürtlerden farkı yoktur bunlar örümcek kafalı bunlar pisliktir

  • Ad Soyad Giriniz...
    Ad Soyad Giriniz...
    3.04.2021 18:41

    lazca bilinse ne olur bilinmese ne olur. tabi ki bilin çocuklarınıza da öğretin. yaşatın lazcayı. ancak asıl olan bir dilin geçerliliği. Türkiye ve dünyada lazcanın geçerliliği nedir. siz neyin peşindesiniz ya. lazların bir ezilmişliği , dışlanmışlığı mı var. Amaç ne ? ne istiyorsunuz onu bir açıklarmısınız.. anlayamıyorum gerçekten. açıklayın biriniz.

  • kızıl elma..
    kızıl elma..
    3.04.2021 18:41

    bir bilen laz veya çerkez farketmez.. bir şey olmak gibi bir istek içinde değilim.. BEN TÜRKÜM.. Bizler hepimiz Türküz..Sende Türksün..

  • HALİT AYARCI
    HALİT AYARCI
    3.04.2021 18:41

    KÜLTÜR POLİTİKALARI ve LAZLAR NİLÜFER TAŞKIN Türkiye Cumhuriyetinin kültür politikası temel olarak geleneksel-modern, köy-kent ikilikleri üzerine kurulmuştur. Başka bir deyişle modernliğin ancak geleneksel olanın dönüşmesi, terk edilmesi, dışlanması ile mümkün olacağı olabileceği varsayılmış ve bu zamansal dönüşüm de mekânsal olarak köy/kent ikiliği üzerine somutlanmış, modernitenin “ilerleme” nosyonu bu zamansal ve mekânsal ikilik üzerinden kendini meşrulaştırmıştır. Öyle ki, köylü her ne kadar ”milletin efendisi ilan edilmişse de ,”geleneksel yaşam pratikleri” ve “değer yargıları” çoğunluk tarafından her daim aşağılanmıştır. Buradaki köylülüğün “Türklüğün” karşıtı bir tür yerellik olduğu söylenebilir. Ulusun inşasındaki bu hâkim söylem ve pratikler alanı, Türkiye’de yaşayan diğer etnik gruplar kadar Lazların kimliklerini oluşturmasında büyük rol oynadı. Bilindiği üzere Lazlar özellikle Cumhuriyet tarihi boyunca merkezi otoritenin söylemleri ile büyük oranda uyum içerisinde olmuş, yaygın olarak devletçi, milliyetçi söylemi benimsemişlerdir. Bu eğilim de ulus devletin çeşitli şiddet yöntemleri ile uyguladığı asimilasyon politikalarının yanında Lazların devletle olan ekonomik ilişkilerinin de önemli bir rolü olduğunu düşünüyorum. Zira Lazlar özellikle 1950’den sonra çay tarımı ile devlete göbeğinden bağ(lı) hale geldiler. Böylece geçimlik tarımla yaşamlarını sürdüren küçük toprak köylülüğünden devletin yüksek teşvik primleri, istihdam olanakları, altyapı hizmetleri vs. sayesinde orta sınıflaşarak yarı kentli yarı köylü bir topluluğa dönüştüler. Çay tarımı ile birlikte toplumun diğer kesimleri ile kıyaslandığında ayrıcalıklı bir statüye sahip olduklarını gören Lazlar, devleti içselleştirerek pozitif olarak tanımlar oldular. Kaba bir neden-sonuç ilişkisi kuracak olursak, Lazlar açısından merkezi otoritenin bu şekilde tanımlanmasının asimilasyon politikalarının ulusa ve modern yaşam tarzına eklemlenmek için gerekli bir süreç olarak benimsenmesine ve sorunsuz olarak uygulanmasına neden olduğunu söyleyebiliriz. Bu yüzden Lazlar, özellikle göçle birlikte geldikleri büyük şehirlerde bavullarında getirdikleri dillerini ve kültürel değerlerini özel alana/eve kapatmayı doğal kabul ettiler. Başka bir deyişle, kentin “modern” olduğu varsayılan ve Türklükle doğrudan ilişkili kültürel değerleri ile kurulmuş kamusal alanında “göze batmadan” kayna(ş)mayı tercih ettiler. Öte yandan popüler kültürde “bozuk” bir Türkçe ile konuşan aklı kıt ya da fazla uyanık, titreye titreye horon oynayan, ağzından “uy da” ,”uşağım” lafları düşmeyen temel/Fadime tiplemesiyle temsil ediliyorlardı. Şüphesiz, Doğu Karadenizli herkesin “Laz” olarak tanımlanması bölgenin çok kültürlü yapısını kamufle eden bir örtü görevini görmüştür. Bu örtü Lazlar gibi Gürcülerin, Hemşinlilerin, Rumların kültürel farklılıklarını(dil başta olmak üzere müzik, dans, mitoloji, yemek, semboller vs.) görünmez kılmış ve böylece Karadeniz’in tamamı Türk olarak tescil edilmiştir. Bununla birlikte Laz/Karadenizli üst başlığının bu bölge halklarını devlet şiddetinden göreceli olarak koruduğu da söylenebilir. Kamusal alandan ve egemen söylemden bu şekilde bir dışlanma Karadeniz halkları açısından temsiliyetle ilgili bir sıkıntıya neden olmuş olsa bile, çeşitli homurdanmaların ötesinde çok büyük bir krize yol açmadı; zira Türkiye2deki kimlik hiyerarşisindeki ayrıcalıklı yerleri düşünüldüğünde bu bedelin lafı bile olmazı.

  • bilen
    bilen
    3.04.2021 18:41

    sürmeneliler ne zmandan beri lazlar ..siz şunu bıkere anlayın karadenızlılıkle şivecılıkle lazlık olmuıyor laz dıli olana dil bilene denır oda hangı ılden ilcelerden tum turkıye ye göçmüştür bellidir..

  • kızıl elma..
    kızıl elma..
    3.04.2021 18:41

    lazoğlu sen benim yorumumu bir daha oku lütfen..laz olmanın ayrı bir havası ayrı bir güzelliği var dı diyorum..

  • Ad Soyad Giriniz...
    Ad Soyad Giriniz...
    3.04.2021 18:41

    lazoğlu sen beni yanlış anladın sanırım.. bende aynen senin şu an dediğin gibi düşünüyorum .. ne güzel demişsin türkiye cumhuriyetinin vatandaşıyım diye.yani lazı , çerkezi, türkü, abazası, kürtü fark etmez..benimde bir tarafım lazdır..sürmeneye gider..bende onu demek istiyorum..

  • Lazoğlu
    Lazoğlu
    3.04.2021 18:41

    Kızıl elma senin anlattığın sakal tarağı, ben lazım ve kendimi öyle hissediyorum. Ama ben aynız zamanda Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım. Bu ülkenin vatandaşı olmak Laz olmama engel olmadığı gibi, aynı zamanda bir zenginlikte... İnadına Wamiçkini!

  • kızıl elma..
    kızıl elma..
    3.04.2021 18:41

    hoppala paşam malkara keşan derler adama..yukarıda ki metini kim yazdırdı size laz kardeşlerim..nasıl bir ayrımcılık empoze ediyorlar sizlere..lazı , çerkezi, abazası , kürtü , türkü hiç fark etmez.. hepimizin ortak dili türkçedir..bizim ortak kimliğimiz türk olmaktır. bunu sakın ırkçılık , faşistlik olarak algılamayalım..bu arada lazların bir asimilasyona uğradığı filan yoktur..bunu nereden çıkarıyorlar..bakın çevrenize arkadaşlarınıza .. böyle bir durum la siz hiç karşı karşıya kaldınız mı.. .. ben kalmadım..benim büyüdüğüm akçakocada laz olmanın ayrı bir havası ayrı bir güzelliği vardı..böreği olsun, düğünü olsun , hep beraber gurur duyduk..sakın hiç birimiz bu oyuna gelmeyelim.. hangi kökenden olursak olalım.. ne dil ne din ne ırk ayrımı yapmayalım .. hepimiz hümanist olalım.. biz bu güzelim vatanımıza hep beraber sahip çıkalım.. provokasyonlara gelmeyelim..biz birbirimize destek olmazsak zamanında haçlı ordusu üzerimize atla gelmeye çalışırken şimdi görünmez uçakları ( cisimleri ) ile gelir.. bir vücud olalım..

Resmi İlanlar

Mobil Uygulamalarımız

IOS UygulamamızAndroid Uygulamamız