Evrende kadının inşa etmediği emeğinin ,elinin ,yüreğinin dokunmadığı bir nokta var mıdır? Kadın tüm naifliğine rağmen o kadar büyük bir güce sahiptir ki dünyanın dönüşünü değiştirebilir.

Kurtuluş Savaşı’mıza  bakın adıyla sanıyla bildiğimiz dokuz kahraman kadın ve daha künyesini bilmediğimiz yüzlercesi... Savaşın seyrini değiştirmişlerdir. Halide Onbaşı(Halide Edip Adıvar), Nezahat Onbaşı (Nezahat Baysel), Şerife Bacı, Fatma Seher Erden (Erzurumlu Kara Fatma), Halime Çavuş (Halime Karabıyık), Hafız Selman İzbeli,Gördesli  Makbule, Çete  Emir Ayşe, Tayyar Rahmiye ve niceleri...

Bunlardan kimi Çanakkale’de ölen kocasından kalan tek hatıra elmas küpeleri bozdurup kendisine tüfek alıp dağa çıkmıştır. Kimi düşman cephaneliğini yok etmek için mücadele vermiştir. Kimi” İstiklal Yolu”nda cephane taşırken donarak ölmüştür. Başından vurularak şehit olan da vardır, asker için yemek yapan da. Ayağından vurulup sakat kalanda var,İstanbul’dan Anadolu’ya silah ve cephane kaçıran da.

Demem o ki bir yerde bir mücadele varsa bir şey yoktan var edilecekse orada kadının eli kadının emeği vardır. Çünkü doğurgan olan kadındır. Kadın Anadolu’da neyse dünyanın her yerinde de aynıdır. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra yeniden inşa edilmesi gereken bir Avrupa vardır. Kadın orada da devreye girer, orada da gücünü gösterir. Savaş sonrasının yıkık dökük bölük parça İtalya’sı...

Onarmak, inşa etmek, yaraları sarmak ve yine yeniden dirilmek gerekiyor. İşte yine üç kadın devreye giriyor 1921 İtalya doğumlu Teresa Mattei (siyasetçi), 1908 İtalya doğumlu Teresa Noce(gazeteci,yazar), 1895 İtalya doğumlu Rita Montegnana (siyasetçi)...

Bu kadınlar yeniden inşa edilecek bir dünyanın ancak “Kadın  Dayanışması”ile mümkün olabileceğini düşünür ve savunurlar.

Bu nedenle de ABD Newyork'ta başlatılan grevde  çıkan yangında ölen 129 Kadın anısına ‘Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün sembolünün “Mimoza Çiçeği “olmasına katkı sağlarlar.

Mimoza çiçeği rengiyle neşe saçan kırılgan ama her iklimde yetişebilecek karakterde, yetişirken çok fazla emeğe gerek duymayan her dem asil her dem güçlü her dem kararlı...

Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ne yakışacak daha güçlü bir çiçek olabilir mi?

Nazım Hikmet’le bitirelim bugünün sohbetini ....

‘Kimi der ki kadın

Uzun kış gecelerinde yatmak içindir

Kimi der ki kadın

Yeşil bir harman yerinde

Dokuz zilli köçek gibi oynatmak içindir.

Kimi derki ayalimdir

Boynumda taşıdığım vebalimdir

Kimi der ki hamur yoğuran

Kimi der ki çocuk doğuran

Ne o, ne bu, ne döşek, ne köçek, ne ayal, ne vebal,

O benim kollarım, bacaklarım, başımdır.

Yavrum, annem, karım, kız kardeşim

Hayat arkadaşımdır.’

Eğitimci / Hukukçu

Seher Ulu