• 26.01.2021 00:00
  • (840)

 Sevgili Okurlar

Yaş aldıktan sonra hepimizin diline pelesenk olan bir cümle vardır. “Bu gençlik nereye gidiyor?”

  Bu cümleyi kurarken hiç düşünüyor muyuz? Acaba gençlerin gittiği yolun parke taşlarını biz döşüyor olabilir miyiz?

İstiyoruz ki gençler sıfır hata ile yol alsın. Peki bunun için biz ne kadar çaba harcıyoruz?

Tarihten bize miras kalan şu bilge deyişlere bir bakalım ne dersiniz?

Mete Han: ”Benden çadırımı isteyin vereyim, atımı isteyin vereyim,eşimi isteyin vereyim, fakat vatanımdan hiç kimse bir karış toprak istemesin vermem , veremem.”

Hz. Ömer :” Dağlara buğday serpin Müslüman bir ülkede kuşlar aç kaldı demesinler.”

Hz. Ali:” Devletin dini adalettir. Adaleti olmayan devlet dinsizdir.”

Yusuf Has Hacip: “ Bey adil olmalıdır. Ey hakim, memlekette uzun müddet hüküm sürmek istersen, kanunu doğru yürütmeli ve halkı korumalısın.”

Fatih Sultan Mehmet: “Savaş herkesle barış sadece onurlu kişilerle yapılır.”  

“ İmkanın sınırını görmek için imkansızı denemek lazım.”

Kanuni Sultan Süleyman: “ Kılıcın yapamadığını adalet yapar.”

Okuduk değil mi?

Bu sözlerden yola çıkarak vatan toprağının değerini, adaleti, hakkı, hukuku, sosyal devleti, onuru, mücadele azmini gençlere ne kadar anlattık? Anlatabildik mi?

Geçmiş olmadan gelecek kurulamaz, geçmişi bu günle bağdaştıracak bir tarih anlayışına sahip olmadıkça, gençlere biz köprü kuramadıkça; adalet olmadan devleti, bilgi olmadan hakimiyeti, ahlak olmadan dini  savunanların sayısı durmadan artacaktır.

Tarih, geçmişin tozlu sayfaları arasında kalan bir bilgi yığını değil, bugünün gelişmiş toplumunu yaratacak olan ışıklı bir yoldur.

Yeni bir yazıda buluşmak dileğiyle....                                                                                                                                   

Tarihçi- Hukukçu / Seher ULU