• 29.07.2021 09:09
  • (1053)
  • (1)

Çarşamba günü Hastane Caddesi üzerinde yola devrilen ağaç görüntüsü, şehir içinde yaşlanmış ağaçların ortadan kaldırılması  tartışmalarını yeniden gündeme getirdi.

Faruk Özlü’nün başkan seçilmesiyle birlikte belediyenin sorumluluk alanına giren park, bahçe ve mezarlıklarda başlattığı gençleştirme ve budama çalışmaları kamuoyunun yakından takip ettiği gibi başından beri tartışma konusu oldu.

Bir kesim Başkan Özlü’nün başlattığı gençleştirme çalışmasının yerinde olduğunu söyleyip desteklerken, bir başka kesim ise, ‘kurunun yanında yaşında yandığını’ ifade ederek başlatılan çalışmaya soğuk durdu ve acımasızca eleştirdi.

Ancak, dün 2 bayanın mucizevi bir şekilde burnu kanamadan kurtulduğu anları gösteren güvenlik kamera görüntüleri, bu şehirde yaşayan ve sorumluluk sahibi olan  herkesin şapkasını  önlerine koyarak bir kez daha düşünmeleri gerektiğini gösterdi.

Düzce Belediyesinin kent merkezi ile mezarlıklarda bulunan asırlık ağaçları,  işin uzmanlarının kontrolünde  gençleştirerek ya da seyreltme yöntemiyle kaldırarak yaptığı çalışmaya  aklı başında kim itiraz edebilir ? Bana göre etmemeli de…

Ancak belediye yönetimi de,  hiçbir bilgi paylaşımında bulunmadan, yapılmasına karar verilen işe kamuoyunu hazırlamadan nasıl olsa yetki bende diyerek,  şehrin göbeğinde elinde kesim motoru ile ağacı kökünden yere indirmemeli. Ya da  şehir mezarlığında seyreltmek zorunda kaldığı ağaçları yol boyuna istifleyerek  orman deposu görüntüsü vermemeli. Bunlar hoş görüntüler değil.

 Başkan Özlü’nün dediği gibi, madem Düzce hepimizin  evi, o halde yaşamımızı doğrudan ilgilendiren konuları bir masanın etrafında samimiyetle konuşmalı ve  birlikte hareket etmeyi başarmamız gerekir.

Şehrül emin olarak sayın Faruk Özlü ve Belediye yönetimi, ‘güç bende ben  ne dersem o olur’ inadından  vazgeçecek, muhalefet de, yapılan her işe ‘iztemezük’ diye karşı çıkmayacak.

Hangi işte olursa olsun, halkın oylarıyla seçilmiş belediye meclisini yok saymadan, halkın meclisini kentin sorunlarının tartışılıp karar altına alındığı bir platform haline getirirsek  mevcut belediye yönetimi her işin üzerine kararlıkla gider. Eğer bunu başaramaz isek, bugün örneklerine sıkça rastladığımız gibi, mehter takımı kıvamında  iki ileri bir geri durumu devam eder gider. 

Ne yazık ki bu durum,  kazananı olmayana maça benzer. Kaybeden ise, boşa giden yıllar, şehrin geleceği olan çocuklarımız ve torunlarımız olur.