• 13.11.2013 00:00
  • (1762)

AK Parti’nin Pazar günü Sky Tower otelde düzenlediği toplantıya Erol Solak sürprizi damgasını vurdu.

Toplantının Pazar günü yapılacağı Çarşamba gününden belli olmasına rağmen, özel bir işi nedeniyle yaklaşık 4-5 gündür şehir dışında olan Erol Solak’ın bu tarihi toplantıya gelmemesi Akçakoca siyasetini yakından takip edenler arasında farklı yorumlara neden olurken, AK Parti aday adaylığı sürecinde kartların yeniden karılmasına neden oldu.

2009 Yerel seçimleri öncesi sütten ağzı yananlar beklenmedik yeni gelişmeler üzerine “ tarih tekerrür eder mi “ yorumlarını yapmaya başladılar bile…

Tarih, geleceği aydınlatan deniz feneri gibidir.

Fillerin tepiştiği ve samanların ezilerek birbirine karıştığı böylesi dönemlerde tarihe, düne dönüp bakmak gideceği yönü şaşıranlar için en güzel rehberdir.

Hatırlayalım,

2009 Yerel Seçimleri öncesi…

Erol Solak, Süleyman Soylu’nun Genel Başkanlığı’nı yaptığı Demokrat Parti’den Akçakoca Belediye Başkan adayı olarak Kamelya Restorantt, Soylu’nun da katıldığı toplantıda adaylığını açıklar…

Bütün hesaplar Nazmi Çiloğlu’nun bir daha aday olmayacağı üzerine kurulmuştur, zaten Çiloğlu’da yeni gelin gibi işi bir oyana bir bu yana çekiştirmektedir.  Ancak evdeki hesap çarşıya uymaz ve son dakika sürpriziyle  Çiloğlu AK Parti’nin Akçakoca başkan adayı olarak açıklanır.

Erol Solak cephesi şok içindedir. B planları olmadığı için Solak’ın bütün hesaplar bozulmuştur. Solak, kendine yakın bulduğu insanlarla bir durum değerlendirmesi yaparak sağlık sorunlarını gerekçe gösterir ve  yarıştan çekilir.

Sonrası malum…

AK Parti karşıtı cephe daha da büyür ve 29 Mart 2009 seçimlerinde AK Parti Akçakoca’da sandığa gömülür. Başkanlık koltuğuna CHP’li Fikret Albayrak oturur.

Bunu neden anlattım,

Yaklaşık bir ay önce AK Parti’ye üye olan Erol Solak,  AK Parti içine kümelenmiş bir takım çevreleri ürkütse de, 2 dönem belediye başkanlığı yapması nedeniyle belirli bir yaş grubunun üzerindeki tanınırlığı sayesinde AK parti’nin seçimi kazanacak en kuvvetli  başkan adaylarından bir olma özelliğini koruyordu.

Hatta hatta AK Parti il yöneticileri arasına Erol Solak  formülüne  sıcak bakanların sayı hayli fazlaydı.

Ta ki, AK Parti ilçe teşkilatının Sky Tower otelde yaptığı tanıtım toplantısına kadar…

Mazereti ne olursa olsun, Sayın Solak bu toplantıya gelmeyerek AK Parti içinde yerleşmiş temayülleri hiçe saydı.

AK Parti’yi hiçbir teşkilatçılık geleneği olmayan ANAP’la karıştırdı.  

AK Parti Düzce teşkilatının bütün yönetici ve milletvekillerinin yer aldığı toplantıya katılmamak kim ne derse desin, kim, hangi mazereti uydurursa uydursun kabul edilebilir bir gerekçe değil.

Sen Erol Solak isen, sen bütün köprüleri yakıp önce AK Parti’ye üye olup ardından  aday adayı olmuş ve 5 yıllığına AK Parti çatısı altında belediye başkanlığı koltuğuna talipsen, o toplantıya geleceksin.  5 dakikalığına da olsa o kürsüyü kullanacaksın. Beraber yola çıktığın diğer aday adayı arkadaşlarınla yan yana birlik beraberlik mesajını verecektin…

Sen hiç birini yapmadığın ve büyük aile fotoğrafına girmedin gibi; Parti içinde ve AK Parti’ye gönül verenler arasında Erol Solak ismi üzerinde oluşan güveni de zedeledin.

Şu veya bu nedenle parti içinde sana karşı duran bloğun ekmeğine yağ sürdün. Onlar istedi bir göz, Sayın Solak onlara verdin iki göz…

Ne diyelim, vardır elbet Erol Solak’ın da bir hesabı. Ancak bu hesap bizim kanaatimize göre doğru bir hesap değil.

Anamın şu sözünü aklımdan hiç çıkarmam:

Tarlada izi olanın harmanda sözü olur…