• 27.03.2013 00:00
  • (3230)

 Haftalık olarak yayınlanan Pusula Gazetesi’nde, Ak Parti il başkanı Metin Kaşıkoğlu aleyhine yer alan yayınlara, AK Parti İl Teşkilatı tarafından ; “Göreve geldiği günden itibaren kurduğu güçlü yönetim kadrosu ile farklılığını ortaya koyan, her geçen gün birlik ve beraberliğini perçinleyen (…)  il başkanımız hakkında (…) tetikçilik yapan bazı basın yayın organları aracılığı ile yıpratıcı kampanya yapıldığına, yalan yanlış haberlerin ulu orta sergilenmeye başlandığına (…) şahit oluyoruz, (…) başkanımızı 10 aydır yakinen tanıyor ve biliyoruz ki ortaya atılan iddiaların hiçbirisi doğru değildir" denilerek; İl başkanı Metin Kaşıkoğlu’na sahip çıkıldı. Yetmedi; Salı günü, Kaşıkoğlu ile birlikte adliyeye giderek Pusula Gazetesi’nde yer alan akçeli iddialara itibar etmediklerini, başkanlarının arkasında durduklarını kamuoyuna bir kez daha göstermiş oldular.

 

Bizi takip eden okurlarımız bilirler ki; gazetemizin imkânları ölçeğinde, bize ayrılan sütunlarda bugün bana yarın sana kabilinden hep anlatmaya çalıştık,  biraz empati yapın diye…

 

Siyaseti,  kendi ikballeri ve bencil çıkarları için kullanmaya çalışanlar, bizim yazdıklarımızdan başka manalar çıkarmaya çalıştıkları için gören gözleri görmez, işiten kulakları duymaz olmuştu. Taa ki savurdukları sopa bumerang gibi dönüp kendilerine isabet ettiğinde “ yandım anam “ diye bağırana kadar!

 

Daha düne kadar, hakkında mahkemeye suç duyurusunda bulundukları aynı gazetede; AK Parti Milletvekilleri Korkmaz ve Çakır’a yakıştırılan; “ boş teneke,  kavgacı, geçimsiz, küfürbaz" gibi insan onurunu aşağılayıcı sıfatları okurken tutulan dilinize ne oldu da birden bire çözülüverdi…

 

O gazeteye gizli finansörlük yapan da,  yaşatan da, reklam veren de, dedikoduyu taşıyan da siz değilmisiniz!?

 

Daha düne kadar, partinizin milletvekilleri aleyhine başlatılan aşağılık iftira kampanyası karşısında sessiz kalıp, yıpransınlar, yerlerini bizimkiler alır diye ellerinizi ovuşturup, orada burada kıs kıs gülen siz değilmisiniz!?

 

Şimdi ne oluda da  “şu gazeteciye haddini bildirelim" , “hepimiz Kaşıkoğluyuz “ diyerek birden bire hidayete erdiniz?

 

Ateş düştüğü yeri yakarmış, gerçektende Sayın Kaşıkoğlu ve yönetimi  “ iftira“ dedikleri kampanyanın kendilerine yöneldiğini gördüklerinde,  Maşallah koro halinde adliye koridorlarında il başkanları için adalet aramaya başladılar…

 

Yazdıklarımızdan Sayın Kaşıkoğlu’nun başlatmış olduğu hukuk mücadelesini yanlış bulduğumuz anlamı sakın çıkmasın. Bilakis, hukuk hepimiz için var ve var olmalı… Sayın Başkanın bu nedenle başlattığı hukuk mücadelesini doğru bulduğumuzun bilinmesini isteriz. Varsın adalet kendi mecrasında kararını versin…

 

Bizim asıl merak ettiğimiz, Sayın Kaşıkoğlu’nun Pusula Gazetesi’nin birinci dalga yayınında yer alan, Düzce Belediyesi’nin Darıcı köyündeki Otogar arazisi ile ilgili “ komisyoncu “  haberinde yaptığı basın toplantısında   "ben avukatım her davaya bakarım" aceleciliği ve hızla kamuoyunu aydınlatma gerçekçiliğini; Sayın Kaşıkoğlu’nun Pusula Gazetesi’nin ikinci dalga iddiaları karşısında neden suskunluğa bıraktığı…

 

İnsan bu, beşerdir, kuldur şaşar da, siz susun dediğinizde insanoğlu susmuyor. Pusula Gazetesi’nde yer alan haberdeki iddialar hala cevaplanmayı bekliyor!

 

-Menfaati için kalemini satmayı görev haline getirmiş “ gazetecileri “ destekleyen, sivil toplum temsilcileri, belediye başkanları, devlet bürokratları kim?

 

-Bu tür sözde gazetecileri arabalarına alıp gezdiren üst düzey bürokratlar kim?

 

- Sözde bu gazetecilere reklam veren belediye başkanları, işadamları, STK başkanları kim?

 

- AK Parti içindeki tartışmaları sözde bu gazetecilere taşıyarak, fitne ve fesat ateşine meşe odunu süren parti içindeki  “ derin gırtlaklar “ kim?

 

- Sayın Kaşıkoğlu milletvekili olduğu halde,  Sancaktepe Belediyesi’nde devam eden bir kamulaştırma davasını avukat olarak takip etmiş midir?

 

- İstanbul Sancaktepe Belediyesi’nden 2 milyon 240 bin 857 liralık usulsüz tahsilât gerçekleştirmiş midir?

 

- 25 Mart 2011 tarihinde “Davacılar Vekili- Avukat Metin Kaşıkoğlu” isim ve imzasıyla dilekçe gönderen Kaşıkoğlu, söz konusu parayı İş Bankası Meclis Şubesi’ndeki kişisel hesabına havale ettirmiş midir?

 

AK Parti il başkanlığından yapılan açıklama ve Pusula Gazetesi’nde yer alan iddialardan yola çıkılarak, bu sorular çoğaltılabilir. Lafın tamamı aptala anlatılır derler, bu nedenle lafı burada kesip, “ başkanımızı 10 aydır yakinen tanıyor ve biliyoruz, ortaya atılan iddiaların hiçbirisi doğru değildir"  “başkanımıza kefiliz, hepimiz Kaşıkoğluyuz" diyen il yönetimi umarız kamuoyuna da bu konuda sağlıklı bilgiler verir…