• 4.11.2012 00:00
  • (2240)

 

 Büyük destekler verilmişti. Aynı şekilde umutlar ve hizmet beklentileri ile başkanlık koltuğuna oturmuştu.

 

Evet, Akçakoca’nın her yanını betonlaştıran Albayrak’tan söz ediyorum.

 

Akçakoca Belediye Başkanı Albayrak, sadece yap-satçı bir müteahhit değil aynı zamanda inşaat mühendisi.

 

 Bu nedenle bir işe girişmeden önce o işin plan proje ve uygulama aşamalarını herkesten iyi bilmesi gerekir.

 

Nazmi Çiloğlu’da yapsatçı bir müteahhit ve inşaat mühendisiydi.

 

Akçakocalılar ve Akçakoca’ya gelen misafirler bu iki belediye başkanı döneminde sere serpe bir tatil yapama şansı bulamadılar.

 

Neymiş efendim inşaat yazın yapılırmış!

 Elin adamı Sibirya’nın -40 derece soğuğunda inşaat yapıyorsa biz neden yapamayalım?

 

Bugün Akçakoca’nın her bir tarafı şantiye yeri gibi.

 

Akçakoca Sapağından Kale Plajına kadar her yerde belediyenin iş makineleri takada takada beton kırıyor.

 

Paletli dozerler güpe gündüz insanlar denize girerken yanı başlarında kumsalda çalışma yapıyor.

Akçakoca’nın en işlek caddeleri köstebek yuvası gibi, dört bir yanda asfalt ve kaldırım düzenlemeleri devam ediyor. Önceki belediye başkanlarında olduğu gibi başkan Albayrak’ta da mantık aynı, en iyisini ben bilirim. Ben yaparım. Hep ben; ben, ben, ben…

 

Akçakoca’da hiç kimse soru sormaz mı?

 

Akçakoca sahil bandı projesine milyonlar harcanırken yanı başlarımızda 6-7 kat yüksekliğindeki beton binalar dikilerek yeşil yok ediliyor.

Şehir adeta beton cehennemine çevriliyor.

 

Sahil bandına paralel, betondan bariyerler oluşturuluyor.

 

 Akçakoca’nın her bir köşesi belediye başkanı ve müteahhitler marifeti ile gıri bir beton örtüsü ile işgal ediyor.

Her yanda yeşili az, beton parklar, beton yollar, beton yürüyüş yolları yapılıyor.

İnsanların göz zevkinin içine edilerek her taraf gıri bir renge dönüştürtüyor.

 

Hiç kimse bu kent konseyi ne işe yarar diye sormuyor

 

Çuhallı esnafının, Çınar caddesi esnafının, apart otellerin, pansiyonların, lokantaların, taksicilerin ve 60-70 kişi çalıştıran otellerin para kazanacağı kısacık yaz sezonunda Akçakoca’nın her bir tarafını iş makinaları ile işgal ederek,  insanlara  gel burada tatil yap demek hangi akla hizmettir…

 

Kimse kalkıp Sayın Albayrak’a, yolu olmayan, oturup nefes alacakları bir bankı bulunmayan, her alanı toz toprak içindeki sahil bandında 400-500 bin lira bütçeli Hadise  konseri yapmak hangi akla hizmettir diye, neden sormuyor.

 

Akçakoca Otel’in önündeki yüz metrelik yolun alt yapısını iki ayda tamamlayıp anacak daha dün sıcak asfalta geçebilen Sayın Fikret Albayrak’ın iş planlama becerisi ortadayken, ödenek geç geldi, ihale süreci uzadı, KİK’e itirazlar oldu masalı ile işletmecilerin bir sezonunu  daha çöpe dökmek neyin nesidir…

Ramazan ayına 20-30 gün varken,  Kale Kadınlar Plajı’nda yaptığı işin kanun dışı olduğunu bile bile binlerce yılda oluşan kayaları iş makinaları ile beş dakikada takatak paramparça etmek sosyal belediyecilik midir?

 

Tarihe, doğaya, insana saygı bumudur?

İnsanların sıcak yaz akşamlarında çoluk çocuk yürüyüp, nefes alıp iki çekirdek çıtlatacağı Çuhallı çarşıyı, Çınar Caddesi yolunu, merkez cami önünü boydan boya şantiye yerine çevirip insanların sinir katsayısını yükselteceğine, işleri bir plan çerçevesinde sırasıyla yapmak çok mu zordur sayın Albayrak?

 

Bu çalışmaları AK Parti yapsaydı çoktan “ şeriatçı “ damgasını yemişti

Nazmi Çiloğlu’nun, yaz sezonunun ortasında su şebekesini yenilemek için Çuhallı Çarşıdan başlayarak Değirmenağzı’na kadar uzanan şehrin ortasından geçen ana yolun her bir yanını kazıp; şehrin dört bir yanını avcı çukurları ile doldurduğunda Albayrak ve temsil ettiği CHP zihniyeti Çiloğlu’nu: “ Akçakoca Turizmini öldürüyor, bunlar şeriatçı “ diye yaftalamışlardı.

 

Aynı CHP zihniyeti,  Çiloğlu'nun  eski hastane bahçesine yaptığı belediye sarayı inşaatının yerini haklı olarak eleştirmişlerdi.

 

Ama aynı CHP’li arkadaşlar, Akçakoca Belediye Başkanlığı seçimlerini kazanırlarsa o binaya girmeyeceklerinin sözünü de vermişlerdi. Seçim öncesi verilen sözler unutuldu ve herkesin bildiği gibi 29 Mart Yerel seçimlerinden sonra Baykal’ı Akçakoca’ya getirip,  show yaparak oturdular o koltuğa.

 

Çiloğlu’nun yapmış olduğu zamanlama hatası, çekini senedini ödemek için yaz sezonunu bekleyen çarşı esnafını çok mağdur etti. Büyük mağduriyetler yaşayan Akçakocalı seçmen, AK Parti ve Çiloğlu’nun biletini 29 Mart seçimlerinde sandıkta kesti, koltuğa Albayrak’ı oturttu…

 

Akçakoca’nın yakın tarihinde bunlar yaşanmışken aynı hatayı bile bile Sayın Albayrak neden yapıyor?

Kış aylarında siftah yapamadan dükkân kapatan esnafın dört gözle beklediği yaz sezonunda, her yanı iş makinaları ile doluşturmak başarılı bir sosyal belediyecilik anlayışı modelimdir?

 

Yapılması gereken bir işi sırasına göre planlayıp yapmak, çalışma yapacağı bölgedeki vatandaşların fikrini sormak, esnafı mağdur etmeden işi sırasına koymak katılımcı belediyecilik anlayışı için gerekli değilmidir?