• 2.01.2020 00:00
  • (948)

Çocukluğumuzdan beri, eski ile yeni yer değiştirdiğinde en sık duyduğumuz sözlerden biridir; Gelen gideni aratmasın sözü.

Oysa, umutla girdiğimiz 2019 yılında “olmaz” denilen değişimlerin yanısıra, “beklenmedik” felaketler yaşadık.

Peki, Akçakoca’da neler yaşandı?

Yerel Seçimlerde beklenen oldu ve diğer partilerin aday seçimlerindeki öngörüsüzlük sonucu, Sayın Mehmet Okan Yanmaz Akçakoca için büyük bir oy farkıyla Belediye Başkanı oldu.

Seçilmesinde, “Bu sefer OKAN” sloganının altında yatan vaatlerin yanısıra, diğer adayların karnesi vardı ve karneleri beklenenin aksine halkın gözünde geçer not almamıştı.

Ak Parti teşkilatının ( ya da arka planda kimler düşmanlığı sürdürüyorsa); yarışa soktuğu adayın kaybedeceğini öngörememesinin hatasını; iktidar partisinin ortağı kazanmış olmasına rağmen, Sayın Okan Yanmaz’a; dolayısıyla onunla birlikte tüm Akçakoca halkına ödetmeye kalkıştığını, finansman olarak köşeye sıkıştırdığını herkes biliyor.

AMA;

Muhalefette olmak ( eğer yapmayı biliyorsanız ) daha kolaydır, iktidar olmak zordur. Eğer iktidara talipseniz; talip olduğunuz görevi başarı ile sürdürmek için, öncesinde o işle ilgili tüm verilere sahip olmanız ve ona göre plan program yapmanız gerekir. Çünkü nerede olursa olsun, halk, seçtikleri kişinin karşılaştığı zorluklara değil, verdiği sözleri yerine getirip, getiremediğine bakar. Bu yüzden iktidara talip olanın a, b ve c planları olması ve iyi finansman danışmanları ile birlikte hareket etmesi gerekir.

Herkesin bildiği sel felaketi, kötü geçen sezon, geçmişten gelen borç yükü sayın Yanmaz’ın işini çok daha fazla zorlaştırmıştır. Yine de bu süreçten çıkabilecek zekaya sahiptir; fakat çalışma arkadaşlarını seçerken, hangi ölçüleri kullandığını tahmin etmekte zorlanıyorum. Ve 1 Nisan’dan bu yıl sonuna kadar geçen sürecin iyi yönetilmediğini düşünüyorum. Başkanın, Vizyonu olmayan, farklı çözüm önerileri getiremeyen, kendisi olmadan problem çözemeyen insanlarla başarılı olmak için olağanüstü performans göstermesi gerekiyor. Birinci adamları, İkinci Adamlar ve onların seçtiği ekip lider yapar.

Halk unutmaz. En çok da umut verip, ayazda bırakanları hiç unutmaz. Eğer Sayın Yanmaz başarılı olmak istiyorsa; Belediyenin hantal yapısından ve beceriksiz yöneticilerinden kurtulmalıdır. Değişim yaparken, kendisini çok öveni değil, işini en iyi yapanı tercih etmelidir. İş bitirici, güçlü ve halktan gelen eleştirilere açık, halkın kuyruğuna takılan değil ama sivil toplumun sesine de kulak veren bir yönetim anlayışı ile eleştirenlere küsmeden, kızmadan herşeyin Akçakoca’nın bugününe değer katmak için olduğunu bilerek hareket ederse, halkın takdirini ve dolayısıyla geleceği kazanır.

Evet, her açıdan kötü bir 2019 yılını geride bıraktık. Musluktan çamur akan sulardan bu yıl da kurtulamadık. Çünkü Akçakoca Halkı, su havzasına sahip çıkmıyor. Huzurevinde yaşlılarımız endişeli bekleyiş içinde buradan götürülmeyi beklerken de, Akçakoca halkı uyuyor. Ümran Boru’nun yılın son günü işten çıkartarak, açlığa ve soğuğa mahkum ettiği işçilere de kimse sahip çıkmıyor. Dayanışma, paylaşma gibi güzel hasletleri unuttuk ama; Neyse ki, Hamsi Festivalinde bir araya gelip eğlendik, moral depoladık. İyi olan tek şeydi bu yıl. Sayın Esvet Sarıoğlu’nun Akçakoca’ya sahip çıktığını ve Sayın Yanmaz’a destek olmaya başladığını da gördüğümüze göre, Belediye Başkanı ilk günlerdeki gibi yalnız değil artık. Bundan sonraki süreçte, kaybedilen zamanın hızla telafi edileceğini ve gözle görünür işler yapılacağını umut ediyorum.

2019’un en başarılı kişisi ise Sayın Nursen Yanmaz’dı. Başkanın eşi olması nedeniyle, dedikodulara açık olmasa; Başkan Yardımcılığı için en doğru kişi olurdu.      

2020 yılının, kaybettiklerimizi telafi ederek, atağa kalkma yılı olmasını, sadece iyi zamanlarda değil, zor zamanlarda da birlikte el ele vererek zorlukları aşmamızı diliyorum. Merhamet, Sevgi ve dostluk, şehrimizin tüm insanlarının kapısına uğrasın ve hiç ayrılmasın.

 

Nermin Alpay 

Yaşam Hakkı Aktivisti

 

Not : Kısa ve öz oldu. Para bulma kaygısıyla, çarşının ortasına dikilen antene, para olmadığı için yapılması belirsiz zamana kalan barınağa ve daha bir çok konuya değinemedik. Çünkü eleştiri yaparken, gerekçelerle, bahaneler arasındaki farkı çok iyi tartmak lazım. “Cehenneme giden yollar iyi niyet taşları ile döşelidir” Şimdilik okuyucuyu fazla yorup, eksik anlatımlarla kimseyi küstürmek istemem. Detay yazmayınca eleştiri kişisel algılanıyor, kimseyle husumetim yok. Aksine insan olarak sevdiklerim bile var. Ama seviyorum diye kardeşimi genel müdür yapmam yani. Mesele budur...