• 14.06.2019 00:00
  • (1196)

 2007 yılında vizyona giren yönetmen Abdullah Oğuz’un  MUTLULUK filminde yer alan Meryem karakteri ve Televizyonda oynayan SILA dizisi ile; bu ülkenin bir yerlerinde kız çocuklarının kendi işlemedikleri suçlardan dolayı “NAMUS” cinayetlerine kurban gittiği hafızalarımıza kazınmıştı. Meryem ve Sıla, töre adı altında uygulanan feodal geriliklerin kurbanlarından birisi olmak üzere iken senaryo gereği şansları yaver gitmiş kadınlardır. O yüzden haberimiz olmuştur; Göl kenarında baygın bulunan, tecavüze uğradığı anlaşılan ve sözde namusu kirlenen Meryem’in öldürülmesi için bulunan katilin Meryem’e kıyamadığı için mutlu sonla biten hikayesinden…

Oysa, feodal değerlerin hala sürdürüldüğü coğrafyalarda gerçekler filmlerdeki gibi mutlu sonla bitmez. Daha 18 yaşına basmamış nice çocuk gelinler böyle ortaya çıkar, tecavüzcüleriyle evlendirilerek, sözde çocuğun, ailenin, mahallenin ve şehrin namusu kurtarılır. Çocuk, hergün tecavüzcüsüyle başbaşa bırakılmış kime ne! Mahallenin, ailenin namusu kurtulsun yeter ki. 

İkiyüzlülüğü ve ahlaksızlığı teşvik eden; sapıklara, tecavüzcülere cesaret veren sözde namus adı altında işlenen cinayetlere dur demek için kadınlar yıllardır mücadele ederken, hiçbir tecavüzün örtbas edilmesine, mağdurun daha da mağdur edilerek sapıkların korunmasına müsaade etmeyeceğiz. Bu böyle biline!

Son zamanlarda sosyal medyanın hızla yayılması nedeniyle bazen gerçek, bazen yalan bir sürü haberlere tanık oluyoruz. Bu haberlere bazen kızsak, bazen üzülsek de; ulaşabileceğimiz haberleri kaynağında öğrenmeye  çalışıyoruz.

Yukarı Mahalle de bir köpeğe tecavüz iddiası ile çıkan haberden sonra olay yerine gidip, köpeği bulup veterinere götürmek istedik fakat köpek ortalıkta yoktu! Köpeğin arkasından kan geldiğini ve dışkılamakta zorlandığını gören insanların Veteriner çağırmaması büyük bir talihsizliktir. Köpeğin yaşadığı ne olursa olsun, önceliğimiz Veteriner çağırıp, hayatını kurtarmaya çalışmak olmalıydı. Maalesef insanlarımız, köpeklerin sağlık sorunları olduğunda nereye başvurmaları gerektiğini hala öğrenemediler ama Mahallenin Delikanlı Muhtarı öncülüğünde köpeği kurtarmak yerine TECAVÜZ İDDİASI ile mahallemizin adı çıkarılıyor diye hezeyana kapılıp örgütlenmeyi biliyorlar. Mağdur olan köpek olsa da; olayın seyri ve karşı çıkış nedenlerine baktığımızda; NAMUS anlayışının, hala MAĞDUR olanı daha da mağdur etmeye yönelik olduğunu anlamak içimizi acıtıyor.  HAYAT kurtarmak yerine, sözde NAMUSU kurtarmak derdindeler.

Diyelim ki olay yalan, veterinere göster, köpeği tedavi ettir, yalan olduğunu veteriner raporu ile birlikte yayınlat. Diyelim ki olay doğru, Mahallende elini kolunu sallaya sallaya köpeğe tecavüze yeltenen kişiyi bulmak için uğraş ve “ Mahallemizin köpeğine bunu yapan kişiyi bulacağız ve mahallemizde barındırmayacağız” diye açıklama yap. İşte MAHALLENİN NAMUSUNU o zaman kurtarırsın. Mağduru kaybederek değil.  

Yukarı Tarihi Mahalle Sakinleri, Akçakoca’nın en köklü ve saygın insanlarından oluşmaktadır. Çoğunun kapısında baktıkları birkaç kedi ve köpek vardır, insancıl ve barışçıl bir mahalledir. Akçakoca’mızın gözbebeği ve gerçekten basının yazdığı gibi; Amiral Gemisi’dir.  Amiral gemisine bir fare girdi diye o gemi batmaz ama o fareyi bulup gemiden atmazsanız sizlerden cesaret alır çoğalır ve gemideki herşeyi kemirir.

O YÜZDEN YUKARI MAHALLE MUHTARI DAHİL, MAHALLENİN GÜZEL YÜREKLİ İNSANLARINA SESLENİYORUM; Ya kaybolan Arap isimli köpeği bulun, tedavi ettirelim, ya geminizde fare varsa onu bulun cezasını çektirelim. Bizim artık bu ülkede ne Meryemlerin ne de Arapların kaybedilmesine tahammülümüz kalmadı.

NAMUS VE HASİYET İKİZ KARDEŞTİR; MAĞDURUN YANINDA DURABİLMEKLE BU DEĞERLERE SAHİP OLABİLİRSİNİZ, BUNU UNUTMAYIN!

Arap’ın bulunacağına inanıyorum… İnanmak istiyorum… Ve köpek ne yaşamış olursa olsun, onu yaşatmak için mücadele etmek en onurlu, namuslu ve haysiyetli davranış olacaktır.

 

 

Nermin Alpay

Yaşam Hakkı Savunucusu