• 26.12.2016 00:00
  • (1789)

Akçakoca’da Kültürel Yoksunluk

Yerel Yönetimlerin hizmet denilince en çok kaynak ayırdıkları alan yol, asfalt yapımı olmalı.  Bu konuda sağ olsun Belediye Başkanları tatlı bir yarış içindeler. Bir sonra gelen, bir öncekinden daha fazla alanı asfaltladığında, kendini başarılı görüyor. Asfalt, yol ulaşım demek, ulaşım da medeniyetin bir parçası olunca hizmetin önemini göz ardı edemeyiz.

Benim merak ettiğim, yıllar sonra şu asfaltı falan başkan yapmıştı diye kaç kişi hatırlayacak?

Oysa, Üniversite şehri olmak için çırpınan Akçakoca’da geleceğe yapılacak en iyi yatırım Kültür Merkezi değil midir? Belediyemiz, Nimet- Bekir Özkök Kültürevi’ni yeterince değerlendiremedikten sonra, kırkyama ( patchwork ) çalışmaları için kadınlara tahsis ederek,  sırtındaki bir “ kambur” dan şimdilik kurtulmuş görünüyor.

Eski Düzce Valimiz Ali Fidan’ın girişimleriyle, tarihi bir yapı olan Orhangazi İlkokulu’nu,  Kültür Merkezine dönüştürme projesini çok önemli bir adım olarak görmüş ve şehrimiz için umutlanmıştık. Şimdi bu projeden vazgeçildiği söylentileri ortalıkta dolaşıyor. Belediye Başkanımız Sayın Cüneyt Yemenici bu konuda kararlı davranarak, Akçakoca halkına ve gençliğe kalıcı bir eser bırakılması için çalışamaz mı?

 

 

Liman ve çevresinde yapılacak düzenlemelerde AVM’ler var ama sinemalar yok. Belediyenin projesinde yok. Ama Başkana sorduğumuzda “Belediye ile ortak olarak yapılacak binaların içinde isteyen varsa sinema olarak kullanabileceklerini” söylemişti. Neden bu tercihi Belediye yapmıyor? Neden belediyemiz o binaların birine sinema ve tiyatro salonu yapmıyor?

Velhasıl, elimize geçen farklı üç fırsatı da değerlendirecek bir yerel yönetim anlayışına ihtiyacımız var.

Sayın Yemenici, asfalttan kamaşan gözlerinizi ileriye çevirip, emeklilere, gençlere, özellikle Üniversite gençliğine bir Kültür Merkezi armağan eden bir Belediye Başkanı olmak istemez miydiniz?

Hayatta kalmak için mücadele etmek, bir canlı için içgüdüsel bir davranıştır. İnsan ise karnı doyduktan, barınacak bir yer bulduktan sonra sosyalleşmeye ihtiyaç duyar. Camiler sosyalleşme mekanları olmakla beraber, insanın tüm ihtiyaçlarına cevap vermesi mümkün değildir.

İnsan sanatı ile, kültürü ile kendini ifade eder. Görsel ve işitsel sanatların geliştiği yerlerde kavgalar ve şiddet azalır. Yetkililerden spora verdikleri değeri sanata da vermelerini bekliyoruz.

Biz Pucimiyiz ? Yedik, uyuduk, uyandık, yedik, uyuduk, uyandık, kahvede iki muhabbet ettik... Sonra... İnsan yaşamı bunlarla mı sınırlı olmalıdır? Herkesin parası yok ki gezsin. Ama yerel Yönetimler insanımıza rahatlıkla gidebileceği, tiyatro, sinema izleyebileceği, çalışabileceği mekanlar yaratmalıdırlar.


Not : Fotoğraf Düzce İli Kültür Turizm Müdürlüğü sitesinden alınmıştır.

Puci : lazca bir sözcüktür.