• 21.12.2018 00:00
  • (271)

 Hep konuşuyoruz…

Hep eleştiriyoruz…

Zaman kötü, insanlar yalancı 

Diyoruz…

Saygısızlık diz boyu, diye söylenip

Ulu orta yerde küfürler duyuyoruz.

Rahatsız oluyor, kınıyor, söyleniyoruz

Mesela

Sigarayı konuşamıyoruz!

Artık

Esrarlar, bonzailer dilimizden düşmüyor!

Ve

Biz hep konuşuyuz…

Hep eleştiriyoruz…

En fazla kopyala yapıştır ile

Hazırladığımız sıkıcı slayt sunularını

 Masal gibi okuyup eve gidiyoruz

İyi insan olmanın, ideal kişinin portresini çizip kanununu yazıyor

Ahkam kesiyor

Ya da

Bir olay sonrasında

Tamamını bile izleyemediğimiz bir videoyu

Üzgün bir surat ifadesiyle

Sanal bir dünyadan paylaşmayı yeterli buluyoruz.

Sonuç olarak

Hiç birinin faydası olmadığını ya bilmiyoruz

Ya görmezden geliyor kendimize itiraf edemiyoruz

Evet

Ben kendi şahsımda itiraf etmek istiyorum

Aslında biz eleştirmiyor, söylenmiyor

Sadece kaybediyoruz.

Hatta Kaybettik aslında pek çok şeyi…

Neyi mi?

Önce Sevgiyi…

Yüreğe dokunmayı, gönüller yapıp güzel hatıralar biriktirmeyi

Tatlı dille konuşmayı, merhameti…

Sonra ise saygıyı

Dokunamadığın yüreğin,

İçine giremediğin bir kalbin saygısını nasıl bekleyebilirdik ki zaten

Sonra aramıza duvarlar koyduk.

Umursamayışlar,

Ciddiye almamalarpeşinden geldi.

Sonra kavgalar ve

Yalnızlaşmalar…

Ve en son

Sadeceses dalgasında ibaret kaldı konuşmalar…

Satırlarda kaldı güzelliğe dair her şey…

Çünkü biz sevgiyi kaybettik.

Dokunamadık Yüreklere…