• 17.05.2017 00:00
  • (1263)

 Belirli bir yaştan sonra sürekli bir çabalama içerisine girmemek ne mümkün?

Öğrenciler için girilecek onca sınav,

Çalışanlar için gündelik işler...

Kimimiz devlet dairesinde, kimimiz inşaatta, kimimiz de bir bağ veya bahçede...

Sürekli çabalama, sürekli mücadele

Ve belki

Sürekli

Kazanma veya kaybetme içerisindeyiz?

Ama neyi kazanıyoruz?

Neyi kazanırken neyi kaybediyoruz?

Bunları düşünürken aklıma önce Yunus Emre’nin

“Dürüst kazan, ye, yedir, bir gönül ele getir, 
Yüz Kâbe’den yeğrektir, bir gönül ziyareti
.”

Dizeleri geliyor.

 Daha sonra da düşünüyorum, sorguluyorum.

Acaba kendi menfaatim için gönül yıktım mı?

Ya da daha kötüsü,

İnsanları aldatarak, hak yiyerek bir şeyler kazandım mı?

Ve yine acaba böyle yapıp da kazandığımı düşündüğüm oldu mu?

Oysa birkaç saniyelik iş diyorum

Bir evi veya arabayı satarken insanları aldatmak, kandırmak…

Ya da bir ürünün özürlü yanlarını söylemeden en iyisi olduğunu iddia etmek

Sonrası daha kolay zaten

Kazandığımızı zannederek yaşamaya devam etmek.

Gönüller yapmadan

Gönül kazanmadan  yaşamak ne kadar yaşamak sayılırsa tabi...

Velhasıl

Zor iş dürüstlük, zor iş gönül yapmak,

zor iş

Hak için menfaatten vazgeçmek!

*****************************************************************************

TAKDİR İLTİFAT Ve BAŞARI

Atalarımızın kıymetli sözlerinden bir tanesi

“Marifet iltifata tabidir.”

En önemsenmeyen işlerden bile şahane sonuçların çıktığını gördükten sonra

Büyük, küçük kim olduğuna bakılmaksızın takdir etmenin verdiği özgüven,

İltifat etmenin karşılıklı verdiği haz

Ve Kaçınılmaz son

Başarı…

Evet, sanırım ihtiyacımız olan şeylerden birkaçı bunlar.

***********************************************

BİR KAHVE BİR KİTAP

Fantastik kitap sevenler için

Amerika’da en çok okunanlar arasında yer alan” Ejderha Mızrağı” serisini

ısrarla tavsiye ederim ☺

Yüzüklerin efendisi tadında,

başka bir dünya yolculuğuna çıkmak isteyenler kemerlerini sıkı bağlasın.