SAVAŞA HAYIR, ÇOCUKLAR ÖLDÜRÜLMESİN!

  • 28.02.2022 10:30

Uzun zamandır Rusya- Ukrayna arasındaki arasındaki sorunlar politik yönden çözülemediği için siyasetin en acımasız yöntemi olan savaş devreye sokuldu. Kim ne kadar haklı ve haksız da olsa savaşı başlatan daima haksızdır. Rusya isteseydi Ukrayna’yı işgal etmeden de yola getirebilirdi. Aslında amaçlanan Ukrayna’nın cezalandırılması söz konusu değil. Mesele başta ABD, NATO ve AB ülkelerine Rusya’nın kararlılığını göstermek. Daha evvel yapılan anlaşmayla Nato üslerinin Rusya’nın dibine kadar sokulmamasıydı. Fakat ABD sözünü tutmadığı gibi Ukrayna’yı Batı bloku içine almak içinde fiştekledi. Putin’in Ukrayna’ya müdahale edemeyeceğini düşünüyorlardı. Putin buna sessiz kalırsa ilerde başka daha büyük sorunlarla karşılaşma öngörüsüyle müdahalede bulundu. Siyasetin acemisi olan Zelenksi ABD veAB’nin kışkırtmalarına aldanarak Rusya’ya kafa tutması en büyük yanlışıydı. Cuma günü Putin’e çağrı yaparak görüşelim önerisinde bulununca Putin’in görüşmeye evet demesi Dünya kamuoyunu rahatlattı. Hiçbir değer insandan daha değerli değildir. Savaşta en çok çocuklar mağdur olurlar, yaşamlarını kaybederler. Usta Nazım’ın dediği gibi çocuklar öldürülmesin şeker de yiyebilsinler.

MUHALEFET ŞAŞIRDI

      Rusya’nın Ukrayna’ya saldırması karşısında Cumhurbaşkanı Erdoğan; ne Rusya’dan, ne de Ukrayna’dan vazgeçeriz diyerek tarafsızlığını ilan ederek iki liderle görüşerek savaşın bir an evvel sona ermesi için mücadele edeceğini ve Ukrayna’nın toprak bütünlüğünün korunmasının yanında olduğunu belirtti.

    Buna karşılık sanki savaşın sorumlusu Türkiye’ymiş gibi Kılıçdaroğlu Rusya’yla;Petrol ve doğal gaz, turizm konularında yanlış bilgiler vererek Erdoğan’ı suçlaması tam bir aymazlık..

      Ayrıca sözde savaşı bahane ederek ABD’nin Türkiye politikalarını seslendiren ‘Milliyetçi’ Akşener’e ne demeli? “ Türkiye Rusya ile kurduğu asimetrik ilişki modelinden sıyrılmalı, kendisini kırılgan hale getiren S-400’lerden acilen kurtulmalı. Akkuyu nükleer santralini derhal millileştirmeli, bölgesel istikrara risk oluşturabilecek Kanal İstanbul projesini durdurmalıdır.” Bu sözleri söyleyen ABD’li siyasetçi olsa hiç yadırganmaz. Lakin milliyetçiliği kimseye bırakmayan İP liderinin söylemesi manidar…

28 ŞUBAT KEKLİKLERİ

    12 Şubat’ta toplanan 6 siyasi parti lideri güçlendirilmiş parlamenter sistem konusunu kamuoyuna açıklamak için 28 Şubat’ta tekrar toplanma kararı aldılar. 28 Şubat Türkiye siyasi tarihinde kara bir gündür. Post modern darbenin yapıldığı tarihtir. Daha doğrusu demokrasinin ortadan kaldırıldığı, dindar, muhafazakar insanların ve bilhassa başörtülü kızlarımıza, kadınlarımıza sürek avı yapıldığı dönemin başlama tarihidir. Bu tarihin saptanması karşısında toplumun büyük bir kesimi tepki gösterince, sözde 28 Şubat’ı protesto etmek için başörtülü 28 kadınla fotoğraf vererek bu ayıptan kurtulacaklarını hesap ediyorlar.

       28 Şubat’ın ateşli savunucularından Kılıçdaroğlu ve Akşener’i bir yana bırakalım. Erbakan’ın devamıyım diyen (En çok zulmü gören rahmetli Erbakan’dır) partinin lideri  Karamollaoğlu ve AK Parti’den kopan AKP’liler 28 Şubat’a ne diyecekler merak ediyorum.

      Daha önceki yazılarımda keklik örneğini vermiştim, ama bugünlerde tam sırası..Hikaye şöyle; pazar yerinde hindi, tavuk, kaz, horoz, ördek ve keklikler sıra sıra sıralanmışlar. En iri olan hindinin fiyatı ile kekliğin fiyatı arasında bayağı fark var. Alıcı merak etmiş sormuş; hindi iri, keklik küçük bir lokma eti var, niye hindiden daha pahalı, nedir bu işin hikmeti kerameti.. Satıcı; hindiyi bir seferde  keser yersin ama keklik alırsan her gün keklik eti yersin deyince müşteri şaşırıp nasıl olur bu iş diye sorunca satıcı kekliği bir kafese koyup çalının yanına koyarsın o sürekli öter ve diğer keklikler sesi duyunca yanına gelir sen de onları avlarsın deyince, ver bakalım bir keklik deyip alır almaz kekliğin kafasını koparıvermiş. Satıcı; ne yaptın o kadar para verdin yazık değil mi sözüne müşteri bakın ne demiş. Kendi cinsine ihanet edenin sonu budur.

     Kendilerine ‘solcu, milliyetçi, muhafazakar, dindar’ diyenlere sakın inanmayın. Bunların hepsinin emir aldığı kişi Biden’dır. Unutmadan birisi daha var ama masada ona yer vermiyorlar. Biz olmadan bir şey olamazsınız diyen Kandil’in siyasi uzantısı sözde ‘Kürt’ partisi olduğunu iddia eden HDP var. Hepsi masada aşağıdaki hakiki olanlara keklik misali ötüyorlar. Yalnız şunu unutmayalım; yalanı bir söylersin, iki söylersin sonra kimse sana inanmaz, bunu da unutma! Kalın Sağlıcakla!

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Akçakoca TV (www.akcakocatv.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Mobil Uygulamalarımız

IOS UygulamamızAndroid Uygulamamız