• 1.09.2021 12:21
  • (321)

Liselerde, Askerlik (Daha sonra Milli Güvenlik ve sonra kaldırıldı) dersi haftada bir saat subaylar tarafından okutulurdu. Biz öğrenciler bu dersi dört gözle bekler, hoca derse girmeden önce sınıf mümessili kapıda bekler, hoca sınıfa girmeden ‘DİKKAT’ komutuyla tüm sınıf kızlı, erkekli çakı gibi hazırola girer, başlar dik göğüs ileri hocanın Merhaba Arkadaşlar, Nasılsınız sözlerine gırtlağımızı yırtarcasına Sağol diyerek, oturmamızı söylemeden ayakta hazırol vaziyetinde bekler, komutla birlikte tek ses halinde otururduk. O anda öğrenci kimliğimiz gider, o yaşlarda her gencin ideali olan kahraman Türk subayı olma hayalini yaşardık. Sınıfın en haşarı öğrencileri dahil hiç kimse çıt çıkarmadan 40 dakika pür dikkat dersi dinlerdik. Bir ara hocamız derse gelemediği için Kore’de askerlik yapmış yanlış hatırlamıyorsam Yüzbaşı rütbesinde pos bıyıklı (O zaman bıyık serbestti yıl 1967) babacan bir subay dersimize girmişti. Ordan burdan konuşurken hocamız çoştu bir ara, “arkadaşlar size anlatacağım bu olayı tarih kitapları yazmaz ama yaşanmış gerçek bir hikayedir”. Hepimiz o ana kadar hocadan kulağımızı ayırmadan dinlerken önemli bir tarihi yaşanmışlığı anlatacağım deyince heyecan doruğa çıkmıştı. Hocamda da çoşku ve heyecanla dedi ki; “ Arkadaşlar, Mustafa Kemal Yunan ordusu kaçmaya başlayınca, Ordular İlk hedefiniz Akdeniz demeden önce Yunan Komutanına şimdi ananı belledim General Anastasios, Ordular ilk hedefiniz Akdeniz’dir demiştir”dedi. Bütün sınıf kızlı erkekli ayakta dakikalarca alkışladık. Tabii, hiçbir zaman böyle bir olay yaşanmamıştır, daha doğrusu bir Türk paşası düşman da olsa rakibine bu düzeyde küfretmez. Hatta Mustafa Kemal’e yakıştırılamaz. Anlaşılan hocamız Kore’de uzun süre bulunduğu için  kendini savaş alanında hissetmiş anlaşılan. Bu olay 54 yıl önce yaşandı ama umarım o tarihte birlikte olduğumuz arkadaşlarda unutmamıştır. İlk defa bu olay yazıya döküldü. Her 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlanırken rahmetli askerlik dersi hocamın anlattığı bu hikaye aklıma gelir, resmi bayramlarda ciddi olmamız söylendiği halde yüzüme yansıyan ironik gülümsemeye engel olamam. 99 yıl önce kazanılan Büyük Taarruz’la Türkiye’nin kaderi değişmiş ve yeni bir devletin temelleri atılmıştır. Şehitlerimizin ruhları şad olsun.

YÜZÜNDEN NE GÖRDÜK

    İstanbul’daki Zafer Bayramı törenlerinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mesajları okunurken  CHP Kadıköy İlçe Başkanı Ali Narin’in tören alanına sırtını dönmesi kamuoyunda tepkiyle karşılandı. Cumhuriyeti ve milletimizi temsil eden Cumhurbaşkanlığı makamına saygısızlığı kınıyorum.

YÜRÜ YÜRÜ DERLER ADAMA

    Ana muhalefet lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun Çorum (Çorum Devleti) gezisi sırasında küçük bir çocuğu sevmeye kalkışınca anneannesi Kılıçdaroğlu’na çocuğuma dokunma, yürü yürü diye tepki göstermiş. Fondaş ve besleme medyada kadını linç etmişler. Gerçi kadının tepkisi sert olmuş, lakin bu aynı zamanda halkın Kılıçdaroğlu’nun şahsından ziyade politikalarına tepkidir. Daha sonra kadına neden böyle davrandın diye sorulunca ” HDP’yle ittifak yaptığı için” diye cevaplamış. Belki de yakınlarından birisi PKK tarafından şehit edilmiş olabilir. Akşener’e de bu tür tepkiler gösteriliyor. Kamuoyu olanı biteni takip ediyor. PKK’nın siyasi temsilcisi HDP diyeceksin, sonra da HDP’yi aklamak için taklalar atacaksın. Bazıları bu tepkileri organize olarak düzenleniyor deseler de görünen doğal spontane tepkiler.. Seçimlere doğru bu tepkilerin yoğunlaşacağının işaretleridir aynı zamanda.. Herkes aklını başına alsın.

  AFGANLI KADINLARI NE ÇOK SEVERMİŞSİNİZ

    ABD’nin Afganistan’dan çekilmesiyle, Taliban’ın Afganistan’a egemen olmasından rahatsız olan ABD, Batı ve Laikçiler, ABD’nin 20 yılda yaptığı katliamları, uyuşturucu trafiğinin % 1400’lük artışını gözardı etmek için Afganlı kadınlar üzerindeki geleneksel baskıyı gündeme getirmeleri bir yana, Taliban’ın uygulamalarını tüm İslam dünyasının onayladığını kabul etmiş gibi göstererek   İslamafobik propagandaya hız verdiler. Bizdeki laikçilerde ABD’nin zulmüne tek bir söz söylemezken, sözde Afganlı kadınlardan yanaymış gibi davranmaları tam bir ikiyüzlülük. Her toplum zaman içinde değişime uğrar, Afganistan yıllarca sömürge ve işgal altında yaşamış kendisi olamamış bir toplum, aşiret ve kabilelerden oluşmuş. Zaten Afganistan’da yaşayan hiç kimse ben Afganlıyım demez. Böyle bir kavram oluşmamış. Sanayileşme olmadan uluslaşma söz konusu olamaz. Afganistan bu süreci yaşamak zorunda, yalnız kendisi istemeli ve emperyal güçlere karşı birlik olmalı. Gerçi Taliban yöneticilerinin basına verdiği bilgiler değişimi işaret ediyor etmesine de, akşamdan sabaha olacak şeyler değil..Başta Çin, Pakistan, Hindistan, Rusya, İran ve Türkiye Taliban rejiminin normalleşmesi yardımcı olacaklarını belirttiler. DAEŞ terörünün bölgede istikrarı bozmak ve kaos oluşturmak için devreye sokulması rastlantı olmasa gerek. ABD bunu gerekçe göstererek kaybettiği prestiji yeniden kazanmayı düşünebilir. Kalın Sağlıcakla.