• 3.11.2021 09:42

“Türk ve dünya güreşine damga vuran sporculardan Hamit Kaplan. Kaplan’ın dünya çapındaki başarılarını buraya sıralamak oldukça yer tutacak. Meraklıları internet sitesinde kısa bir araştırma yaptıklarında, merhum Kaplan’ın göz kamaştırıcı zaferlerini okuyabilirler. Ama yine de şunu belirtmeden geçemeyeceğim. Hamit Kaplan, çok kısa süren spor yaşamına 20’yi aşkın şampiyonluğu sığdırabilmiş bir isim. Oğlu Atilla Kaplan’ın çok yerinde tespitiyle o bir ‘Zafer Mahkumu…’

Hamit Kaplan, 1965 yılında dizinde nükseden bir rahatsızlığın tedavisi için kendi imkanlarıyla Viyana’ya gider.  Avusturyalı doktor Jelinek’in söyledikleri karşısında dünya, bu dev adamın adeta başına yıkılır. Ameliyat olur. Taburcu olmak hesabı yaparken durum daha da kötüleşir. Ameliyat yerinin bir kez daha açılması gerekir. Ve öyle de olur. Gelin görün ki, tüm girişimlere rağmen Ankara’daki ilgili makamlardan ses çıkmaz. Ameliyat masraflarını ödeyip yurda dönmekten başka düşüncesi yoktur. Başkent’ten ümidini keser. Ameliyat devlet hastanesinde yapıldığı için ödeme yapılacak muhatap Avusturya devletidir.

Kaplan’a adı gibi inanıp güvenen Avusturyalı doktor, faturada hatırı sayılır bir indirim yapar ve onu Türkiye’ye uğurlar.  Türkiye’den parayı göndereceğine dair zerre şüphe duymaz. Kaplan’ın tek düşüncesi Türkiye’ye döner dönmez borcunu ödemektir. O zamanki Güreş Federasyonu’nun bilgisi dahilinde Viyana’da ameliyat olan Hamit Kaplan’a söylenenler inanılır gibi değildir.  Dünya şampiyonunun kendi kafasına göre ameliyat olduğu iddia edilir, faturayı ödemeye yanaşılmaz. Yanaşmak bir yana cevap dahi verilmez. Daha sonra Ankara’ya gidecek ve kapılar yüzüne kapanacaktır.

Kaplan, İstanbul Maltepe’deki evini satıp parayı Avusturya’ya gönderme hesapları yapar ki, sahneye yakın dostu ve arkadaşı onun gibi dünya şampiyonu olan ‘Gazanfer Bilge’ çıkar. O günlerde kendi adıyla şehirlerarası yolcu otobüs taşımacılığı işine giren Bilge, Hamit Kaplan’a bir çırpıda lazım olan parayı takdim eder. Hamit Kaplan bunu kabul etmez. Ancak dostu ısrarlıdır. Zaten bu parayı karşılıksız vermediğini söyleyerek o’nu bir nebze olsun rahatlatır.

Gazanfer Bilge’nin O’na bir teklifi vardır… Gazanfer Bilge’nin İstanbul-Ankara arasında deyim yerindeyse mekik dokuyan otobüslerinin vazgeçilmez uğrak/mola yeri olan Düzce’deki (daha sonra ‘Olimpiyat’ ismini alacak) tesislerdir. Tesislerin sahibi Saffet Seven’dir. Saffet Bey tesisleri devretmek istemektedir.  Arada da ‘Gazanfer Bilge’ gibi marka bir isim olunca iş halledilir. Hamit Kaplan, Düzce’de efsane olacak ‘Olimpiyat Tesislerinin’ başına geçmiştir. Petrol istasyonu ve lokantayı işletir.

Ancak o da ne… Kendisini ortada bırakan federasyon, Hamit Kaplan’a destek vereceği yerde köstek olur. Kendisine haber vermeden işletmecilik yaptığı için Hamit Kaplan’ın federasyonla ilişiğini keser. Ve şampiyonun spor hayatı en verimli çağında bitmiş olur. Ankara’nın, yüzüne kapıları kapattığı şampiyona kucağını, Düzce ve Düzceliler açmıştır. Kaplan, kısa zamanda durumu toparlar ve para kazanmaya başlar. Düzcelilerin sevgilisi olmuştur. Evini ve ailesini Düzce’ye taşır.

Türk güreşinin efsane ismi Hamit Kaplan güreşi bıraktıktan sonra uzun yıllar Düzce’de ‘Olimpiyat Tesislerini’ çalıştırır. Kaplan’ın işlettiği tesis, dolayısıyla bu çevrede ‘Olimpiyat Semti’ olarak anılmaya başlar. Düzce ‘Olimpiyat Tesisleri’ Kaplan’ın girişimleri ile ünlülerin uğrak yeri haline gelmiş, Düzce’nin tanıtımına büyük katkı sağlamıştı. Hamit Kaplan Düzce’yi Türkiye’ye tanıtan ve Düzcelinin gönlüne taht kuran bir isimdir artık.

Hamit Kaplan özel otomobiliyle eşiyle birlikte memleketi olan Hamamözü’nden Düzce’ye gelirken geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybettiğinde takvimler 5 Ocak 1976’yı gösterir.

Efsane şampiyonla ilgili olarak yazacaklarım bununla da sınırlı değil. Efsane şampiyonu rahmetle anıyorum… Hamit Kaplan; Güreşçidir. Dayısı Milli Güreşçi Adil Candemir’in özendirmesiyle güreşe başladı. Askerliği sırasında İstanbul Denizgücü’nde mindere çıktı. 1954’te Türk Milli Güreş Takımı’na seçildi, 11 yıl serbest ve Grekoromen dallarında, ağır sıklette milli mayoyu 115 kez giydi. Dünya, olimpiyat, uluslararası turnuvalarda 15’i altın, 11’i gümüş, 6’sı bronz olmak üzere toplam 32 madalya kazandı. Şampiyonlukları kısaca şöyle özetlenebilir: 1955 Akdeniz Oyunları Şampiyonu ‘Altın Madalya’ (Grekoromen stil, ağır sıklet), 1956 Dünya Kupası Şampiyonu ‘Altın Madalya’ (Serbest stil, ağır sıklet), 1956 Melbourne Yaz Olimpiyat Oyunları Şampiyonu, ‘Altın Madalya’ (Serbest stil, ağır sıklet), 1957 Dünya Güreş Şampiyonası ‘Altın Madalya’ (Serbest stil, ağır sıklet), 1958 Dünya Güreş Şampiyonası ‘Bronz Madalya’ (Grekoromen stil, ağır sıklet), 1959 Akdeniz Oyunları Şampiyonu ‘Altın Madalya’ (Serbest stil, ağır sıklet), 1960 Roma Yaz Olimpiyat Oyunları ikincisi ‘Gümüş Madalya’ (Serbest stil, ağır sıklet), 1961 Dünya Güreş Şampiyonası ‘Gümüş Madalya’ (Grekoromen stil, ağır sıklet), 1963 Dünya Güreş Şampiyonası ‘Bronz Madalya’ (Serbest stil). Sakatlığı nedeniyle 1965’te iki ameliyat geçirince güreşi bırakmak zorunda kaldı.

Hamit Kaplan; 20.09.1934 tarihinde Amasya Hamamözü’nde dünyaya gelmiş, 05.01.1976 tarihinde Çorum yakınlarında geçirdiği trafik kazasında vefat etmiş, Amasya’nın Hamamözü İlçesi’nde toprağa verilmiştir. Türk güreşinin efsanevi isimlerinden biri olan Hamit Kaplan, güreşi bıraktıktan sonra uzun yıllar Düzce’de bulunan ‘OLİMPİYAT TESİSLERİNİ’ çalıştırdı. Hamit Kaplan, Düzce’de güreş sporunun gelişmesinde önemli rol oynadı. (Kaynak: İhsan Çetin Arşivi)”

Bu yazı, Mehmet Şimşek bey tarafından Düzce Postası’nda 05.01.2019 tarihinde yayınlanan “Ankara Kapıları Kapattı Düzceliler Kucağını Açtı” başlıklı köşe yazısından istifade edilerek yazılmıştır. Hoşça kalın.