• 18.04.2017 00:00
  • (1115)

 Her seçim sonrası, seçim sonuçlarına şaibe karıştığını iddia edip, sonuçların meşruiyetini sorgulamaya çalışanlar hep var olmuştur. 

Yüksek seçim kuruluna, il ilçe seçim kurullarına, sandık kurullarına verdiğiniz partilileriniz ne iş yapar. Yoksa evde oturup, sonra parasını almaya mı gider. 

Ancak Türkiye'nin, sandık alanlarına, seçmenin tercihini özgürce kullandığı ortamlara ve sandık kurulları nın oluşumuna verdiği önem ortadadır. 

Art niyetli sözde batı gözlemcileri bile bu konularda tek laf edememişlerdir. 

Her neyse biz sonuçları okuyalım. 

Öncelikle; bu değişiklik maddelerini gündeme getiren Ak Parti ve MHP liderleri ile parlamentoda tartışıp oylayarak halkın önüne gelmesine vesile olan milletvekillerinin hakkını teslim etmek gerekir. 

Sonuçlardan her parti kendine bir pay çıkarmaya çalışıyor. 

Oysa, EVET'in içinde her partinin seçmeni vardır, tıpkı HAYIR'ın içinde de olduğu gibi. 

Dolayısıyla bu sonuç şu partinin bu partinin değil, Türk halkının tercihidir. 

Asıl iş şimdi başlıyor. 

70 gundur, taraflar Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ile ilgili her türlü iddialarını vatandaşa anlattılar. 

Bir taraf; bu sistem, koalisyonları ortadan kaldıracak, siyasi istikrar ekonomik büyüme sağlayacak. 

Çift başlılık olmayacak, yürütme hızlı hareket ederek, daha çok hizmet üretecek. 

Yargı milletin yargısı olacak, siyasete nezaket gelecek, parlamento güçlenecek dedi. 

Diğer taraf; anayasa değişikliği ülkeyi tek adama teslim edecek. 

Bağımsız yargı yok olacak, ülke parti devletine dönüşecek. 

Parlamento çoluk çocuğa kalacak, millet kararname ile yönetilecek, milletvekilleri işsiz kalacak dedi. 

Halk her ikisinı de tarttı, ölçtü, biçti kararını verdi. 

Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi uygulansın dedi. 

Şimdi değişen anayasa maddeleri ile ilgili 6 ay içinde bir çok kanuni düzenleme yapılacak. 

Önemli olan, yapılacak bu düzenlemelerin, % 48.6 seçmenin endişelerini gidermesi, % 51.4 seçmenin beklentilerine cevap vermesidir. 

İşte o zaman Anayasamız halkın gönlüne oturmuş, mutabakatın sağlandığı bir toplum sözleşmesi haline gelecektir.