• 15.11.2016 00:00

 Geçen haftaki yazımda Türkiye'nin toplumsal yapısını yorumlamıştım.

Bu toplum, 945 yıldır bu topraklarda yaşıyor. Bu zaman zarfında bu coğrafyada çok önemli stratejik değişiklikler yaşanmış.

Toplumsal yapı genellikle yukarıdan aşağıya şekillenmiş. Yani, toplumsal dinamiklerin devleti değiştirmesi yerine, devletin toplumu değiştirmeye çalıştığı süreçler yaşanmış.

Toplum bilimlerinin kabul ettiği ortak tespite göre; bazen devletler toplumu değiştirir, bazen de toplumlar devleti.

Türkiye’nin toplumsal tarihine bakıldığında, önemli değişikliklerin ortalama yüz yılda bir gerçekleştiğini söylemek mümkün.

Bu değişimlere imza atan tarihî liderler ise, Selçuklu devletinde sultanlar, Osmanlı’ da padişahlar, Türkiye Cumhuriyeti'nde ise cumhurbaşkanları olmuş.

Çok hızlı bir şekilde bu liderleri hatırlayarak, yaptıkları önemli değişimleri kısaca özetleyecek olursak;

1- (1.071) Sultan Alparslan…

Malazgirt savaşını kazanarak, bu toplumun bu toprakları vatan edinmesini sağlamıştır.

2- (1.156) II. Kılıç Arslan… 

Döneminde Selçuklu toprakları, tek bir idare altında, barış ve refah ülkesi olmuş. Anadolu'nun ismi Avrupa kaynaklarında ilk defa "Türkiye" olarak kabul görmüştür.

3- (1.221) I. Alaeddin Keykubad…

Saltanatı boyunca inşa ettirdiği ve çoğu günümüze kadar erişen eserler, idari ve askeri bakımdan hem şahsına hem de devletine kazandırdığı prestij nedeniyle, dünya tarih literatürüne en ünlü Selçuklu sultanı olarak kaydedilmiştir.

4- (1.299) Osman Gazi…

Osmanlı İmparatorluğu’nun temellerini atmıştır.

5- (1.402) Sultan Çelebi Mehmet…

Fetret dönemini sona erdirmiş, dağılmakta olan imparatorluğu toparlamıştır. Osmanlı'nın 2. Kurucu lideri olarak kabul edilir.

6- (1.453) Fatih Sultan Mehmet Han…

İstanbul'u fethederek, bir çağı kapatıp yeni bir çağı açmıştır.

7- (1512) Yavuz Sultan Selim… 

İslam dünyasının halifesi olarak, dünya Müslümanlarının lideri olmuştur.

8- (1520) Kanuni Sultan Süleyman… 

Avrupa tarihçilerinin Muhteşem Süleyman dedikleri büyük hükümdardır. Zamanında İngiltere Kralı Vlll. Henri, İstanbul'a bir heyet gönderip, adalet mekanizmasının nasıl işlediğini tetkik ettirerek kendi memleketine örnek almıştır.

9- (1.622) Genç Osman…

Tahta çıkar çıkmaz devlet erkânı içindeki üst düzey yetkilileri değiştirmiştir. Müderris ve kadıların atanma yetkilerini şeyhülislâmdan almış, devrindeki birçok yeniliğin öncüsü olmuştur. 

10- (1.774) Sultan I. Abdülhamit…

Siyasî ve askerî yapılanmayı değiştirmiştir. Avrupai tarzda mektepler açmış, Yeniçeri ocağına ve donanmaya yeni bir çehre kazandırmaya çalışmıştır. Yeniçerilerin sayımını yaptırıp, gereksiz yere fazla para alanları tespit ettirerek, yönetimde denetim sistemini kurmuştur.

11- (1.826) II. Mahmut…

Osmanlı devletinin siyasi açıdan en buhranlı dönemi olmasına rağmen, reformlar gerçekleştirerek imparatorluğun çehresini değiştirmiştir. Osmanlı’nın modernleşmesinin temellerini atmıştır.

12- (1.923) Mustafa Kemal Atatürk…

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni kurmuş, önemli ilke ve inkılaplara imza atmış, batılılaşma yolunda en köklü ve kapsamlı toplumsal değişimi sağlamıştır. Toplumun saygı ve sevgisini kazanan Gazi Mustafa Kemal, Atatürk olarak bu topraklarda silinmez bir iz bırakmıştır.

13- (2.023) .....................................

Yüz yıllık süreç tamamlanıyor. Türkiye'nin toplumsal yapısında önemli değişimler yapma zamanı geldi geçiyor.

Tarihsel dönemlerde gerçekleşen radikal değişimler bize gösteriyor ki, şimdi hep birlikte oturup düşünmenin zamanıdır. Düşünmek yetmez, konuşmanın ve tartışmanın zamanıdır.

En büyük handikapımız ise bencilliğimiz... Yaşadığımız çağda vahşi kapitalizm tarafından yaratılan kültürel bozulma bizi aşırı menfaatperest yaptı. Bunun sonucunda çocuklarımız bile, saygı ve sevgi prensiplerine şahsi menfaatleri penceresinden bakıyor artık. Bencilliğin her şeyin önüne geçtiği karanlık bir dönemi yaşıyoruz. Herkesin sadece ‘kendisi için’ değişim istediği bu modern zamanlarda, toplumun genelini ilgilendiren müşterek nitelikteki ihtiyaçlarımızı yönetecek bir siyasal sisteme her zamankinden daha çok ihtiyacımız var.

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olarak hepimize düşen, yeni kurulması istenen toplumsal yapı ve bu yapıyı başarılı kılacak kurumlar ile ilgili söz söylemektir. Fikrimizi alenen, gecikmeksizin ve uluorta konuşmaktır.

Başkanlık modelini de içine alan yeni idari sistemle ilgili sohbetimize bir sonraki yazıda devam etmek dileğimle, hoşçakalın.