• 5.12.2014 00:00
  • (1228)

Düzce'nin Valiler ile imtihanı hep sürmüştür. İl olduğundan bu yana iki yılda bir Vali'si değişen bir il olarak, üstüne hayaller ve projeler kurulan ancak uygulamaya geçirilmeden tayin olan bürokratlarımız ünlüdür. Ve biz Düzceliler çoğu zaman düşünürüz ki;

   “Düzce sürgün yeridir.”

   “Düzce'ye çalışan adam gelmez.”

   Acaba öyle mi?

   Bu soruyu Sayın Vasip Şahin'den sonra sormaya başladım kendime. Biliyorsunuz ki; Düzce de görev yapan Şahin şu anda İstanbul Valisi.

39 İlçesi olan neredeyse 15 milyonluk koca şehir, bir kapan, bir cennet, cehennem, huzur, kasvet, umut ve ümit şehri İstanbul'un Valisi!

   Düzce nere İstanbul nere…

   Vali aynı Vali!

   Daha geçen gün Türkiye ziyareti ile dünya gündeminde olan Papa Francis'in yanında duran, sendeledikten sonra onu kolundan tutan…

   O küçük, dertli, puslu, çamurlu, yıkık kentten sonra içinde Ayasofya-Sultanahmet olan, Avrupa ve Asya olan, kritik şehirde.

   Öyle çok şey düşündürdü ki bu durum bana…

   İnsan düşünceleriyle yaşıyor, düşündükleriyle gelişiyor. Bizler, hakkımızı yemeyeyim bazılarımız demek istiyorum; İnsanları yaşadığı yerle özdeşleştirerek küçük şehirli küçük beyinli damgasını vuruyoruz.

   Hatırlatmak isterim ki;

   Düş ve düşüncenin sınırı yok, tek mesele olanaklar!

   Sporda, sanatta, siyasette, ilimde-bilimde ne çok Düzceli değer var.

   Düşünün biraz.

   Şimdi neredeler, ne işler yapıyorlar? Onlara ne yaptık?

.