• 13.11.2014 00:00
  • (1238)

En sevdiğim yanı çıkardığı sesti o döküm sobanın. Çıtır çıtır dökülürdü kömür, yanardı aydınlatırdı odayı. Perdeler yeni açılırdı sokağa, soba üstünde kızarmak üzere birkaç dilim ekmek… Biraz kül yerde biraz duman havada.

   O benim çocukluğumdan kalan anılardan biri işte.

   Ve şimdi hatırladığımda ne kazar sevdiğimi anladığım güzel okulum Azmimilli…

   Sarı boyası, ziftli yer ahşabı, bodrumu, çatı katı, parmaklıkları ve yüksek tavanıyla zihnimde zil çalan, aslanlarla korunan güzel okulum. Ve bahçesindeki kocaman ağaçlarım. Ve dallarındaki kargalar…

   Yüzlerce karga. Kovaladığımız, korktuğumuz.

   Kargalar…

   Uzun ömürlü ve unutmayan.

   Bana Mustafa'yı anımsatan.

   Serin bir sabah, üstümüzde siyah önlük, beyaz yaka… Şimdiki kadar ağır olmayan bir çanta ve minik adımlarla okul yolu. 

   Üzüntülüyüm, bir garip hissediyorum kendimi. İçimden gülmek gelmiyor. Her zamankinden daha temiz ve tertipliyim o gün. Sonbaharın en kasvetli günü. Bana yası öğreten gün.

   10 Kasım…

   Yılı yazmak istemiyorum… Rüya gibi uçan yıllar şarkısı içimde çalarken zamanla ne çok şeyin değiştiği gerçeğiyle yüz yüzeyim.

   “Değişmeyen tek gerçek değişimin kendisi.”

   Size bu yazıyı Best Fm Haber Merkezi'ndeki masamdan yazıyorum. Ben değişiyorum, yaşadığım yer, çevremdeki insanlar her şey değişiyor. Dante'nin devirdiği 35'i geçeli biraz oldu.

   Değişmeyen şeyler var ama. Şimdi olduğu gibi burnumun direğini sızlatan anlar bunlar. Mesela: Yanan bir soba üstünde bir demlik çay ve mandalina kabukları.

   Düşmekten iz olmuş dizlerime yapışan ziftin kokusu ve okulum. Artık yok olan o tarihi değer.

   O koca ağaçlar, bahçedeki milyonlarca kuru yapmak ve öğretmenim.

   Ve 10 Kasım…

   Bana nasıl yas tutulur öğreten o gün… Temiz giyineceksin, ağlayıp zırlamayacak, o gün yapılaması gereken tüm işleri yapacaksın. Söylenecek tüm sözlerini edip susacaksın. Senede bir gün yasın dibine vuracaktın. Vur be! Ama usluca, usulca… Biz öyle yapardık. Dua ederdik. Önce Peygamberlerimize yollardık, sonra Mustafa Kemal'e ve ölmüş büyüklerimize.

   Bazı öğretiler unutulmaz. 

   Unutulsam da ben!

.