• 4.07.2014 00:00
  • (1556)

Steve Jobs şöyle diyordu:

   “Yaratıcılık sadece noktaları birleştirebilmektir. Yaratıcı kişilere bir şeyi nasıl yaptıklarını sorarsanız, biraz utanacaklardır. Zira onlar aslında bir şey yapmamış, sadece ortada olan bir şeyi görmüşlerdir. Bir süre sonra bu onlar için doğal bir şey olmuştur. Yaşadıkları deneyimleri birleştirmeyi başarmışlar ve yeni şeyler oluşturmuşlardır.”

   Hümeyra da şöyle diyordu;

   Olanı olduğu gibi kabul ettiğinde ortada gizem kalmaz ve her şey göründüğü gibi olur. Öylelikle de iyi gözlemciler mükemmel düzenekten taklitlerle tarihe geçer yani öyle mi! Oldukça acımasız!

   Herşey çok acımasız. Düşünsenize, yok düşünmeyin. Olanı olduğu gibi kabul edin. Düşünmek vakti çok olanların ve delilerin işi. Akıllı insan tanımını güncelliyorum.

   Akıllı insan; günün koşullarına güvenliği, yaşam sürekliliği nedeniyle uyan kişi.

   *Baktığımızda ülkemizde hatta küçük bakalım Düzce'de akıllı insan çok. Nereden anlıyoruz?

   Günün koşullarına uyuyorlar

   Dünün koşullarını koruyup kolladıkları halde, bugün koşul değiştiğinde duracakları yeri iyi tespit ediyorlar ve kabul görüyorlar. Söylenmiş olan tüm sözleri yel, küfürleri şimdi el olan götürmüş oluyor.

   *Yaşam sürekliliğine çok önem veriyorlar.

   Nasıl mı? Şöyle; öldükleri yerde dirilme iksirleri var. Ve ben bunu açıklayacak büyü bilgisine sahip değilim. Adı mangır büyüsü!

   Akıllı insan çok...

   Saf insan az. Birbirlerini tanıyor onlar. Ben saf desem de onlara salak diyenler var.

   Hala değer taşıyan, değerle yaşayan saf insanlar. Zor gün dostları, sağ kollar, yürekler...

   Hmmm kötü insanları unutmayalım. Onlar safların kanlarıyla beslenip, akıllı ( uyanık olduklarını sanan) ile yola devam edenler.

   Velhasıl kelam üç çeşit insan var...

   İnsanlar. İnsanmış gibi yapanlar

   Vampirler. İç döküntümü okudunuz... Bir dahakine kadar saflığınızı kaybetmeyin. Söylenecek öyle çok şey var ki, belki haftaya başlarım dizi halinde.

   Temmuz'un ilk haftasındayız mesela. İnsanı diri diri yakanları durdurmayan Katil Temmuz'un.... Okuma, düşünme, ezberle. Suçlu sen değilsin. Benim. Adım Temmuz. Şiir olurum, şarkı olurum dediler oldular. İki büklüm ölemem, yatağımda düpedüz ölü bulunmalıyım dediler, ölmediler.

   Memleket yanıyor...

   Size bu satırları bir otobüs durağından yazıyordum, bir kadın geldi. "Bi milyon varsa ver" dedi. Baktım. Kaldım.

   Siz hiç bir ağacı yanarken gördünüz mü? Sesini duydunuz mu? Çığlık çığlığa. Kulaklarınızı tıkamayın.

   Önce paranızı alırlar, sonra ruhunuzu, sonra canınızı...

   Sevgiler.

   Hümeyra herhangi bir duraktan bildirdi; yangın var!