• 27.05.2014 00:00
  • (1716)

Her zaman olduğu gibi bu yıl da 21 Mayıs 1864 Çerkes Soykırım'ı Anma Programını ben sundum. 24 Mayıs'ta Kaffed tarafından düzenlenen bu anma programında Türkiye'nin ve dünyanın dört bir yanından gelen Kuzey Kafkasya Halkları Kartal'da Sürgün anıtı önünde bir araya geldik.

   21 Mayıs bizler için önemli bir tarih. Soykırım ile dağıtılan bir buçuk milyon Çerkes, yüz elli yıldır Osmanlı, Türkiye, Ortadoğu ve Balkanların tarihinde ve gününde varlıklarını sürdürüyor.

   Kuzey Kafkasya'da sekiz yüz binle sınırlı olan nüfusumuz, Türkiye ve diğer ülkelerle birlikte yedi milyona ulaşmakta. Net bir rakam veremiyor olmak bile ne kadar acı. Ulus-Devlet anlayışının kurbanı olduk. Bizler yüzde doksanı, anavatanından koparılmış bir halk olarak, Osmanlı'nın diline geleneğine karışmadığı, Milli Mücadelede can kan döktüğü halde varlıkları elinden alınan, resmi olarak azınlık sayılmayan ama bazen azınlık bazen toprak sahibi bir halktık.

   Bugüne bakalım;

   Tarihsel acıların telafisi için adımlar atmayan, Çerkes mezarları üzerinde “Soçi Olimpiyatları”nı düzenleyen bir Rusya var.

   Kafkasya'da kendisine yeni ekonomik-siyasi ve askeri alanlar açmak isteyen ABD'nin ve bölgesel müttefiklerinin “Kafkasya Baharı” var.

   Mikro milliyetçiliği kışkırtarak ve kullanarak Kafkasya'nın kardeş halklarını birbirine düşürmeye çalışanlar var.

   Bağımsız Abhazya'yı tanımayan resmi bir akıl var.

   Barışa özlem duyan Çeçenya var.

   Ubıhça gibi, kaybolma gerçeğiyle yüz yüze dillerimiz var.

   Ha bir de tarihsel ve güncel sorunlarımızı görmezden gelerek “Şimdi de başımıza Çerkesler mi çıktı?” diyenler var.

   Evet, tarih acı ve sürgün yaşayan, soykırım yaşayan hakları biliyor. Çerkesler in de acısını artık bilmeli ve sahip çıkmalı. Soykırım yaşamış halkların şu anki güçlerine baktığımızda kıyaslanamaz gerçekler ortaya çıkmakta.

   Rus Çarlığı'nın barbarlığına maruz kalan Çerkes Halkı, hala haksızlığa uğramakta ve eritilmekte.

   Sürgün ve soykırım, bir insanlık suçudur. İşgal, sürgün, soykırım, asimilasyon gibi insanlığa karşı işlenen suçlara karşı mücadele, tüm insanlığın ortak sorunudur. Omuz omuza hareket edilmelidir

   21 Mayıs’da işgale, kıyıma, katliama, sürgüne, soykırıma, eşitsizliklere karşı direniş ve dayanışma günüdür.

.