• 11.04.2014 00:00
  • (1582)

Geçtiğimiz günlerde Eski Düzce Belediye Başkanı İsmail Bayram bir açıklama yaparak Düzce Lisesi arsasının Milli Emlak Müdürlüğünden alındığını, yeşil alan olarak tahsis edildiğini söyledi. Ve ekledi;

   “Düzce Lisesi adı artık yok, seçilecek belediye başkanımızdan ve meclis üyelerinden o parkın adının ‘Düzce Lisesi Parkı’ olmasını rica ediyorum. O alan Düzce'deki birçok kişinin de yıllarca içinde bulunduğu bir alan. Benim de o okulda 6 yılım geçti.”

   Binlerce Düzcelinin o güzelim okulda yılları geçti. İlk aşklar, ilk heyecanlar, ilk haylazlıklar… Yönetim biçimi, kadrosu, öğrencileri, merdivenleri, kantini. Kocaman koridorları… Tahtaları, kokusu… Laboratuvarı.

   Bahçesi… Koca duvarları, içinde başka, dışında başka bir hayat vardı o bahçenin. İki demir kapı ile açılan bir dünya. Griydi duvarları ancak rengârenkti yaşattıkları. O soğuk görünüşlü iki blok, iyi eğitimcilerin ve gençlerin enerjisiyle ışıltılı bir dünyaya dönüşmüştü.

   Basketbol, voleybol, futbol takımları ve havalı oyuncuları, bando takımı.

   Bütün yakışıklı erkekler, bütün güzel kızlar Düzceli Liseliydi sanki.

   Depremden hemen önceki güneş tutulmasında oradaydım… Kocaman pencerelerinden muhteşem doğa olayını izlemiştim.

   En son girişim ise Ağustos depreminden sonraydı. Eşyalarımı toplamak için.

   Ağır ağır çıktım merdivenleri, rutubet kokuyordu, çatlaklı duvarlar.

Korkuyordum bir artçı olacak diye.

   Ağlıyordum.

   Okulumla beraber yaralanmıştık hepimiz.

   Öğretmenlerim enkaz altında kalmıştı.

   Umutlarımız enkaz altında kalmıştı.

   Ölmüştük aslında.

   Ağlıyordum.

   Tüm çocukluğum ölmüştü.

   Oradan her geçişimde durur bakarım içeriye… Yüzler, sesler, sohbetler, anılar geçer aklımdan. Attığım servisler, çaldığım marşlar, turnike adımlarım, boş derslerim gelir. Sonra öğretmenlerim ve aldığım derslerim. Öyle formüllerle, dizelerle, aruzlarla kısıtlı değil.

   Bir de duvardan atlarken düşmüştüm, acısını hissederim hep gülümseyerek.

   Lütfen, orası park olsun. Ağaçlar dikelim. Ağaçlara depremde kaybettiğimiz öğretmenlerimizin, öğrencilerimizin adını verelim. Çimenlere oturalım.

   Salıncaklar olsun orada mesela, tekerlekli sandalyeye mahkûm çocuklarımızın sallanabileceği salıncaklar bunlar.

   Havuzsuz, taşsız, tehlikesiz, parasız, araçsız bir park.

   Gerçek bir park.

   Düzce Lisesi Parkı olsun.

Burası Düzce

.