• 20.03.2014 00:00
  • (584)

Siyasetin gittikçe kızıştığı son günlerde Düzce gündemi oldukça hareketli. İki dev metropol kent, İstanbul ve Ankara arasında siyasetin her zaman sert rüzgarlar eşliğinde estiği ve günü gününe tutmayan, her an farklı olayların olduğu ülkemizde Düzce'de adaylarımız seçim yarışında büyük bir rekabet içindeler.

Seçimlere yaklaşık on kaldığı şu son günlerde siyasetin nabzını tutmaya çalışmak epeyce zorlaştı ülkede. Bildiğiniz üzere önceki yazımda da belirttiğim gibi, öküz öldü ortaklık bozuldu misali cemaat ve AKP arasında alışılmışın dışında bir meydan muharebesi tadında büyük bir savaş olduğu artık aşikar.

17 Aralık 2013 tarihinden bu yana gerçekleşen her olayda ülke ya cemaatin parmağı olduğunu ya da AKP'nin bir parmağı olduğu konusunda kararsız. Etrafımdaki pek çok AKP'ye gönül vermiş vatandaşlarımız ile cemaate gönül veren vatandaşlarımız arasında olan bu husumetin her iki grubun tabanında da çözülmelere doğru gittiğini görmekteyiz.

17 Mart 2014 akşamı Düzce'mize gelen CHP Grup Başkanvekili Sayın Muharrem İncespontane gelişen mitingde ve 500 kişiyi aşan topluluğun önünde AKP ve Başbakana adeta esip gürledi. Verdiği mesajlara buradan da değinmeme gerek yok zaten bırakın Düzce'mizde ülkemizin her noktasında Muharrem İnce'yi sevmeyen yoktur. O yüzden buradan sözlerini tekrarlama gereği duymadım.

Hepinizin bildiği gibi, Düzce'mizde reklam panolarında partilerin reklamları yer almakta. CHP ve MHP'nin reklamlarına baktığımızda Sayın Basri Karslıoğlu ve ekibinin fotoğraflarını ve projelerini görmekteyiz ve tabii ki Sayın Ömer Küçük ve ekibinin fotoğrafları ve projelerini. Ancak dikkatimizden kaçmayan en önemli detay ise AKP'nin bulunduğu reklam panolarında Sayın Mehmet Keleş ve ekibinden ziyade, sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın fotoğrafları yer almakta. Bu da akıllara şunu getirmiyor değil. CHP ve MHP ülkemizin kadro partileridir ve liderleri kim olursa olsun her daim seçilebilen partilerdir. Ancak AKP bir kez daha kanıtlamış oldu ki sadece ve sadece lider partisidir. Liderleri olmadan AKP de tıpkı ANAP gibi gözlerden ırak olacaktır. Şimdi ne demek istediğimi anlamışsınızdır neden Muharrem Bey'in sözlerine yer vermediğimi zaten kendisi ince ayar vermiştir.