ELİNİ TAŞIN ALTINA KOYMAKTAN ÇEKİNMEYENLER DE VAR! KIVANÇ DUYDUM

ELİNİ TAŞIN ALTINA KOYMAKTAN ÇEKİNMEYENLER DE VAR! KIVANÇ DUYDUM
15.12.2021 - 20:32
Özel Haber
1783
1

Akçakoca Sanat Akademisi Yönetim Kurulu Karadeniz’in İncisi Akçakoca’da yapılacak “Dalgakıran ve Mahmuz projesini” doğaya, denizdeki canlı hayatına, ekosisteme, insanımıza kısaca bu cennet köşesine, geri dönüşü olmayan zararlara yol açacağını belirterek, Akçakoca’ya bırakılmak istenen bu mirası kabul etmediklerini yazılı bir metin alarak Akçakoca kamuoyuna sundu.

Yönetim kurulu başkanı Ahmet Karayel, konunun son derece ciddiye alınması gerektiğinin altını çizerken, yurt içinde ve yurt dışında yapılan projeleri yerinde gözlemleyerek zaman içindeki değişimini takip eden çalışma arkadaşları ve uzmanlar (mühendis-mimar-inşaat teknikeri-biyolog) ile bu proje modelinde aynı düşünceleri ve kaygıları taşıdıklarına dikkat çekti. ( Ergun AŞÇI)

Akçakoca Sanat Akademisinin Akçakoca kamuoyuna sundukları açıklamanın tam metni:

50.000.000 ₺ ‘LİK MİRASI REDDETTİLER!

“Akçakoca ülkemizin az sayıdaki doğal sahillerini, falezlerini, deniz suyu kalitesini, deniz yaşamını, kumsallarını-plajlarını barındıran, iklimi ile insan yaşamına son derece elverişli coğrafyada yer alan bir şehir.

Ancak doğa olaylarının da insanı zorladığı bir şehir.

Bu zorlukları maalesef yakın zamanda yaşadığımız seller ve taşkınlarda ağır bedeller ödeyerek yaşadık ve üzülerek görüyoruz ki her geçen yıl yaşamaya da devam ediyoruz, edeceğiz.

Küresel ısınma ve doğa tahribatı da doğal dengenin bozulmasına neden olan insanlığı ve canlı hayatını geri dönüşü olmayan bir çaresizliğe sürükleyen iki yakın değişken.

Bu zorluklar dikkate alındığında denizlerimize yapılacak her bir taş-beton dolgu müdahalesi Çınar sahilimiz başta olmak üzere kıyılarımızda ciddi malzeme hareketliliğine yol açacak, sahillerimizin kusursuz dengesini yok edecek.

Önceki yıllarda Ordu, Giresun, Trabzon, Rize, Sakarya-Karasu, Bodrum-Turgutreis’de yurtdışında İtalya’nın Adriyatik Denizi kıyılarında yüzlerce kilometre uygulaması yapılan dalgakıranlar, bu bölgelerde doğal dengenin bozulmasına yol açtı.

Bu proje modeli 5-10 yıl gibi kısa süre aralığında mil-kum-toprak-taş sıkışması ile ömrünü tamamlayarak kıyıların doğal dengesini ortadan kaldırdı.

Akçakoca’mızın Çınar sahiline, toplamda 800 metrelik bir çizgi halinde 6 adet ayrık dalgakıran-mahmuz dolgu projesi modeli, zamanla Orhan (çivi) deresinin geri bölgesinde bulunan tarım topraklarından (fındıklık) gelecek binlerce ton toprak, (su erozyonu) tarımsal atık, arıtma tesisinin yetersizliğinden bıraktığı su atığı ile dalgalar ve taşkınlar yoluyla “mil-toprak-kum-taş-atık” maddelerinin hareketini proje alanına biriktirerek sahanın dolmasına neden olacaktır.

Bir süre sonra dalgaların açıkta, zeminde birikecek tüm maddeleri dalgakıranların arasından sahile dolduracak olması maalesef yurtiçinde ve yurtdışında gerçekleşen olumsuz hadiselere benzer bir örnek oluşturacak.

Ayrıca proje bittiğinde ilk zamanlarda dalgakıran-sahil arasında oluşacak anafor-girdap olayları da işin başka bir seyri olacak!

Karadeniz’in hırçın ve kıyıları zorlayan rüzgâr-dalga yapısı yapılacak dolgu tekniğinin de uygulanmasını güçleştirecek.

Katma değer yaratmayacağı gibi görüntü kirliliği yaratıp, doğal yaşamı ortadan kaldırarak estetik olmayan bir siluette şehri teslim edecek.

Sahillerimizin filtresi kum hareketliliğidir.

Kıyılarımızda sağlıklı bir deniz suyunu, doğal kumu oluşturan denge “dalga hareketliliğidir”.

Dalgaların engellendiği vahşi dolgu modeli (dalgakıran-mahmuz) ile nasıl sağlıklı, kusursuz, yaşam dolu bir kıyıya sahip olabiliriz?

Geçmişte yanlış bir planlama ile yapılan Akçakoca balıkçı barınağının doğu ve batı kumsallarımıza verdiği zararı (kumları kendi içine ve uzatma mendireği çevresine hapsetti)

Kıyılarımızda oluşan erozyonu engelleyecek söylemleri ile yanlış bir proje modeli olan “taş-beton dolgu” ile gerçekleştirmek, “yanlışa yanlışla karşılık vermek” olmayacak mı?

Kaldı ki Çınar sahilinin 90-120 metre açığında yapılacak 5 adet ayrık 100’er metre uzunluğunda 40’ar metre genişliğindeki bir taş-beton dolgusu Çuhallı plajındaki o muazzam kumu, poyraz rüzgârı-dalgası-akıntısı ile Çınar sahili-dalgakıran aralığına hapsettiğinde Karayel rüzgârına-dalgasına-akıntısına artık kapanacak Çuhallı sahilini kumsuz bırakmayacak mı?

“45 yıl önce bizler bugünleri düşünemedik, o gün gerekenleri yaptık, hataymış!” söylemlerini dillerine dolayan ilgili yöneticilere bir yenilerinin daha eklenmesini çaresizce izlemek gelecek kuşaklara reva mı?

İşin ehli, öncelikleri deniz olan ve deniz yaşamında ekmeklerini arayan “Balıkçılarımıza” proje modeli sunulsaydı “Evet” mi diyeceklerdi.

İşin ehli “Bilim insanlarımıza” proje sorulsaydı katma değeri olmayan, kıyı balıkçılığına, deniz turizmine ve insan sağlığına faydası olmayan doğal hayatı yok edecek bu proje modeline “Evet” mi diyeceklerdi!

Bu proje modelinin uygulandığı yurt içindeki ve yurtdışındaki şehirlerin yöneticisine, halkına, balıkçısına, turizmcisine sorulsaydı dalgakıranlara “Evet” mi diyeceklerdi?

Bilimden, kültürden, doğadan, kısaca insandan uzak bu çalışmaları esefle karşılıyor, bu mirası reddediyoruz!


Editör: N. Cingirt

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Akçakoca TV (www.akcakocatv.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yorumlar (1)

  • Bu yoruma
    Bu yoruma
    16.12.2021 20:20

    Bilim insanlarına danışmak çok gerekli ,Akçakoca halkıyla anket yapılarak,fikrini almak lazım...Barınak gibi bir hataya düşmemek için.

Resmi İlanlar

Mobil Uygulamalarımız

IOS UygulamamızAndroid Uygulamamız