YA HERRO YA DA FERRERO

Fındıkta tekel konumundaki firmanın ticaret adı altında mafyatik yöntemler kullandığını savunan CHP Ordu Milletvekili Dr. Mustafa Adıgüzel, “Kartel istediğinden fındık alıyor istediğinden almıyor. Kendisi ile işbirliği yapmayan tüccarı sanayiciyi cezalandırıyor. Ya benimle beraber davranırsınız, ya da size yaşama hakkı vermem diyor. Hükümet ve Rekabet Kurumu ise seyrediyor.” dedi.

YA HERRO YA DA FERRERO
17.09.2021 - 14:25
Özel Haber
935
0

CHP Ordu Milletvekili Dr. Adıgüzel şu açıklamayı yaptı: “Kartel istediğinden fındık alıyor istediğinden almıyor. Kendisi ile işbirliği yapmayan tüccarı sanayiciyi cezalandırıyor. Ya benimle beraber davranırsınız, ya da size yaşama hakkı vermem diyor. Hükümet ve Rekabet Kurumu ise seyrediyor. Gelinen nokta fındıkta mafya düzenidir. Mafyanın başı Ferrero, tetikçiler yerli taşeronları. Milli hassasiyeti olan yerli alıcıların bu çetenin kıskacı altında fındık alamıyor olması fiyatı aşağı çekiyor. Olan hem üreticiye, hem ulusal firmalara oluyor. Elin oğlu gelmiş memleketin içine ediyor. Aciz Tarım Bakanı seyrediyor, Rekabet Kurumu  seyrediyor. Bu Tarım Bakanı bu uluslararası rant çetesinin talimatlarını uygulamaktadır. Daha dün söyledik sahte bala müdahale etmeyen, sahtecilere göz yuman bu Tarım Bakanı balın tadını, fındığın adını yerle yeksan etmiştir. Derhal istifa etmelidir.

REKABET KURUMU OLAN BİTENDEN SORUMLUDUR

Rekabet Kurulu tüm olan biteni seyrediyor. 3 yıl önce bu kuruma başvuru yaptık. 1,5 yıl bekleyip tam fındık sezonu öncesi Ferrero'ya arka çıkmıştı. Hiç bir araştırmaya gerek yok demiş, rapordaki rakam sütunları boş bırakılmıştı. Bizden de gereken cevabı almış, yaptıkları ihaneti Türk milletinin önünde ifşa etmiştik. Bugün fındık piyasasındaki gelinen tablonun çok daha vahim oluşu, o günkü haklılığımızı ispat ediyor. O gün, Ferrero’yu aklayan ve adeta iyi hal kağıdı veren kurum üyeleri bundan bizatihi sorumludur.

REKABET KURUMU ŞEBEKENİN ORTAĞI MI? 

Bugün gelinen vahim durum nedeniyle dün yine Rekabet Kuruluna başvurduk. Eğer bu Ferrero’ya müdahale edilmezse, başvurumuza ivedilikle cevap verilmez iş yokuşa sürülürse, bilinmelidir ki üç yıl önce olduğu gibi Rekabet Kurulu da bu şebekenin ortağıdır. Kendi ulusal firmalarına kredi ve teşvik vermeyen bu ucube hükümet, bu Ferrero’ya aferin iyi yapıyorsun diye üstüne bir de bizim paramız ile teşvik vermiştir. Türkiye'de yeterince (hatta fazla bile) fındık kırma fabrikası varken, Düzce'de ilave fındık kırma fabrikası kurmasına yardım için Ferrero’ya  bu hükümetin 600 milyonluk teşvik vermesi de intihardan öte ihanettir.

TEKELİN HAKİMİYETİNE SON VERİLMELİ

Ferrero’nun kabuklu fındık alması ve piyasa ile oynaması engellenmelidir piyasa hakimiyetine son verilmelidir. Eğer bu yapılmaz ise büyük çoğunluğu kapanan fındık sanayisinde kalan yerli firmaların da kapanmasına ve on binlerce kişinin işsiz kalmasına yol açacaktır. Fındıkta gelinen nokta birçok üretici, tüccar ve sanayicinin ifadesi ile Cumhuriyet tarihinde görülmemiş bir noktadır. Devletin taban fiyatının oldukça altında serbest piyasa fiyatı organize bir şekilde  düşünülmektedir.

REKABET KURUMU NEDEN SUSKUN İNCELENMELİ

Bu rekabet kurulunun Hala daha seyretmesi ayrıca incelenmeye muhtaçtır. Rekabet kurulu yabancı bir şirketin Türkiye'deki çıkarlarını gözeten kapitülasyon icra heyeti değildir. Milli sanayi ve ticaretin tarafı olmalıdır. Eğer bu ülkedeki namusu ile iş yapan ulusal firmalar haklarını aramak için topyekûn adliye kapılarına taşınıyor ise er ya da geç önce kanun karşısında, vakti gelince de millet önünde hesap vereceksiniz. 

VALLAHİ DE BİLLAHİ DE YAPANIN YANINA BIRAKMAYACAĞIZ

Bu ülkede yangın varken görmezden gelenlere söylüyorum.  Şunu bilin ki, bu yangının zararını sadece üretici, tüccar ve sanayici  ödemeyecek. Bu mafya, fındık piyasasının altını üstüne getirirken taşeronluk yapan ayak  takımı,  bu  vampirlerin terini alan, peçete tutan her kim varsa, bürokrasideki ihanet odakları dahil yaptığını yanına kar bırakmayacağız, vallahi ve billahi. Bu devir de geçecek, kimse ilanihaye değil. Eloğlu başka bir formatta bizim ilkelerimiz ile yine gelir işini yapar da, siz bürokrasidekiler de dahil satılmış vatan hainleri,  o gün dahil bu hesabınız kapanmayacak. Sadece siz de değil yedi ceddinizden bu ihanetin hesabını sormazsak namerdiz.”  ORDU OLAY

İŞTE O BAŞVURU

CHP Ordu Milletvekili Dr. Mustafa Adıgüzel’in Rekabet Kurumu’na yaptığı başvurunun tam metni şu şekilde;      

REKABET KURUMU BAŞKANLIĞI’NA

24.10.2018 tarihli şikâyet yazımda belirttiğim üzere dünya toplam mahsülünün %70’ini ürettiğimiz milli ürünümüz fındıkta tekel oluşturan bir yabancı firma söz konusudur. Serbest piyasa koşullarının oluşamadığı fındık pazarında tekel haline gelmiş Ferrero Group şirketinin o tarihteki faaliyetleri şikâyet yazımıza konu olmuş olmasına rağmen gerekli kararlar ve önlemler alınmamıştır. Aradan geçen sürede koşullar Ferrero’nun lehine, üreticimizin ve sanayicimizin aleyhine ilerlemiştir.

Ferrero Group geçen 3 yılda piyasadaki tekel ve kartel konumunu daha da güçlendirmiş ve kabuklu fındık piyasasına da hâkim olarak bu alanda faaliyet yapan yerli sanayiciyi de bitirme noktasına gelmiştir. Türkiye'de yeterince (hatta fazladan) fındık kırma fabrikası varken bu şirketin kabuklu fındık alması ve piyasa ile oynaması engellenmelidir. Eğer bu yapılmaz ise büyük çoğunluğu zaten kapanmış olan yerli fındık sanayisinden geriye kalan firmaların da kapanmasına ve on binlerce kişinin işsiz kalmasına sebep olacaktır.

Kabuklu fındık kırma sektöründe yerli firmalarımız yeterli kredi ve finansman ile desteklenmezken, kendi ülkesinde vergi rekortmeni, döviz zengini bir firmaya ülkemizde aynı alanda 600 milyon TL teşvik verilmesi de izaha muhtaçtır.

Anayasamızın 167. Maddesinde belirtildiği gibi “Devlet, para, kredi, sermaye, mal ve hizmet piyasalarının sağlıklı ve düzenli işlemelerini sağlayıcı ve geliştirici tedbirleri alır; piyasalarda fiili ya da anlaşma sonucu doğacak tekelleşme ve kartelleşmeyi önler.” Türkiye için stratejik öneme sahip milli ürünümüz fındığın kaderinin tamamen bir yabancı tekele bırakılması kabul edilemez ve açık bir tekelleşme ve kartelleşmedir.

13.12.1994 tarih ve 4045 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. Maddesinde “Belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri kanuna aykırı ve yasaktır.” denilmektedir. Ayrıca aynı maddenin birinci fıkrasının c) bendinde “mal ve hizmetin arz ya da talep miktarının kontrolü ve bunların piyasa dışında belirlenmesi”nin açıkça kanuna aykırı olduğu belirtilmiştir.

Aynı kanunun 6. Maddesi hâkim durumun kötüye kullanımını düzenlemektedir. Bu maddenin ilk fıkrasında “bir veya birden fazla teşebbüsün ülkenin bütününde ya da bir bölümünde bir mal veya hizmet piyasasındaki hâkim durumunu tek başına yahut başkaları ile yapacağı anlaşmalar ya da birlikte davranışlar ile kötüye kullanması hukuka aykırı ve yasaktır.” denilmektedir. Aynı fıkranın d) bendinde “Belirli bir piyasadaki hakimiyetin yaratmış olduğu, finansal, teknolojik ve ticari avantajlardan yararlanarak başka bir mal veya hizmet piyasasındaki rekabet koşullarını bozmayı amaçlayan eylemler” kanuna aykırı olarak tanımlanmıştır.

Dünyada çikolata piyasasındaki hâkimiyetinin yarattığı finansal ve ticari avantajı ile fındık alımının tamamını gerçekleştirebilecek gücü olan ve bunu zaman zaman yapan Ferrero Group şirketinin durumu yukarıda sıralanan ve anayasamıza ve kanunlarımıza aykırı olan bu durumlarla birebir örtüşmektedir.

Sonuç olarak;  Fındıkta gelinen nokta birçok üretici, tüccar ve sanayicinin ifadesi ile Cumhuriyet tarihinde daha önce görülmemiş bir noktadır. Devletin taban fiyatının oldukça altında serbest piyasa fiyatı organize bir şekilde örgütlenmekte ve üreticiyle birlikte sanayici de zarar ettirilmektedir.  Hem kendi firması hem de işbirliği yaptığı aracı şirketler ile piyasanın çoğuna hâkim olan Ferrero Group, Türkiye'de sadece birlikte hareket ettiği firmalardan fındık almakta, diğer firmalardan fındık almayarak kendisi ile birlikte hareket etmeye zorlamaktadır. Ödül ve ceza sistemi ile mevcut piyasaya hâkim konumunu bu şekilde güçlendirmekte ve ulusal milli değerimiz olan fındık piyasası ile oynamaktadır.

Bu gerekçeler gözetilerek Ferrero Group Şirketinin ve işbirliği yaparak birlikte hareket ettiği tüm şirketlerin, ülkemizde fındık piyasasında rekabete aykırı tüm faaliyetlerinin araştırılması, soruşturulması ve gerekli cezai müeyyidelerin uygulanması için Anayasamızın ve kanunlarımızın zorunlu kıldığı sürecin başlatılmasını rica ederim.

Saygılarımla…


Editör: N. Cingirt

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Akçakoca TV (www.akcakocatv.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Mobil Uygulamalarımız

IOS UygulamamızAndroid Uygulamamız