• 15.01.2022 14:33

ŞENOL YAZGAN’IN BAŞKAN YARDIMCISI OLARAK GÖREVE DEVAM ETME İHTİMALİ ÇOK DÜŞÜK

Orta Asya’dan başlayarak Osmanlı’da da devam eden geleneğe göre kan akıtılarak ölüme mahkûm edilmek çok büyük aşağılanma unsurudur.

Başkan Okan Yanmaz’dan Şenol Yazgan’ın kanı akıtılarak kellesinin kopartılmasının istenmesi, mecazi bir şekilde de olsa Şenol Yazgan’ın aşağılanarak siyasi ölüme mahkum edilmesinin talebi olarak okunması gerekir.

Böyle bir aşağılanma talebinin altında da artık kine dönüşmüş bir öfkenin dolayısı ile bir intikam hırsının olması gerekir.

Gelelim bu intikam hırsının asli sebebine.

Akçakoca’yı tehlikeli atık cenneti yapmak için çok güçlü bir lobi var ve bu lobi önüne çıkan engelleri yok etmek için her yolu denemekten geri kalmıyor.

Sosyal linçler başlatmak için ayakçılar tutmak da denemekten vaz geçemeyecekleri bir yöntem. Daha önce de bu ayakçılar tarafından defalarca sosyal linçe uğramış olmanın ve uğramaya devam edeceğimin tecrübesiyle söylüyorum bunu.

Tehlikeli atık tesisinin ruhsat müracaatı iznini imzalamadığı için de belli ki sosyal linç sırası sıra Şenol Yazgan’a gelmiş.

Bu imzalamama kararlılığı neticesinde avanta düzeneği bozulmuş olanlar; belli ki kine dönüşen bir öfkeyle coşan bir intikam hırsıyla Şenol Yazgan’ın aşağılanarak görevden alınması talebi cüretinde bulunmuşlar.

Okan Yanmaz Şenol Yazgan’ın imzalamadığı bu ruhsat müracaatı iznini kendisi imzalayarak yürürlüğe koyabilir mi?

Elbette ki koyabilir, ancak bunu yaptığında da bir siyasi mevta haline geleceğinin de belli ki çok net bir şekilde farkında ve ruhsatı kendi başına/kendisi imzalamak istemiyor.

Araya hemen Okan Yanmaz’ın niçin bir siyasi mevta haline geleceğinin bir özetini koyalım.

Okan Yanmaz belediye başkanlığını kazanmadan iki defa daha adaylığa talip olmuş ve Osmaniye Mahallesinde iki seçimde de hüsrana uğradığı için bu iki seçimi de kaybetmişti.

Belediye başkanı seçildiği son seçimde ise Osmaniye Mahallesinde ağırlığı olan Şenol Yazgan, Sinan Akın, Hanife Tetik ve Kadem Direk’e belediye meclis listesinde yer vererek/transfer ederek seçimi kazanmıştı.

Diğer bir bakış açısıyla söyleyecek olursak bu kişilerin gayretleri ve kariyerlerini sayesinde Okan Yanmaz Osmaniye Mahallesinde seçmenlerin teveccühüne mazhar olmuş ve dolayısıyla seçimleri kazanmıştı.

Yani bu kişilerin Okan Yanmaz onlara sağlayacağı kariyere ihtiyaçları yoktu asıl Okan Yanmaz’ın bu kişilerin kişiliklerine ve kariyerlerine ihtiyacı vardı. Bu sebeple Okan Yanmaz’ın bu kişilerin hiç kariyeri olmadığı ve kariyerlerini onlara Okan Yanmaz’ın kazandırdığı gazlamasına geleceğini sanmıyorum ancak bu gazlamanın asli hedefi de zaten Akçakoca kamuoyu.

Bu kişilerin bugünkü tecrübeleri ile kariyerlerine Okan Yanmaz’ın yanında siyasi bir bölüm eklemelerinden memnun kaldıklarını söyleyebilmekte bir hayli zor.

Çuhallı Çarşısına kondurulan büfe ve şehrin başka yerlerine 9-10 civarında daha büfenin kondurulacak olması belli ki bir dönüm noktası olacak Akçakoca için.

Okan Yanmaz'ın belediye başkanı seçildiğinden bu yana hızla bozulan Akçakoca’nın dokusunun; bu büfeler sayesinde artan bir süratle bozulacak olması, hassaten de Çuhallı Çarşısı mensuplarının tepkileri sayesinde Okan Yanmaz ve Şenol Yazgan arasında kaçınılmaz bir siyasi krize dönüverdi.

Ve bu siyasi kriz kendi çıkarları doğrusunda değerlendiren tehlikeli atık tesislerinin ayakçıları bu krizi Şenol Yazgan’ın aşağılanarak görevden alınması operasyonuna çevirmek için düğmeye basıverdiler.

Peki, tehlikeli atık tesisleri ayakçılarının düzenlediği bu operasyon amacına ulaşır mı?

Ulaşması kuvvetle muhtemeldir çünkü Okan Yanmaz’da Akçakoca’yı tehlikeli atık cennetine çevirmek isteyen lobinin mecburi bir üyesi.

Ve bu operasyon Şenol Yazgan’ın başkan yardımcılığı görevinden ayrılması/uzaklaştırılması ya da Şenol Yazgan’ın tehlikeli atık tesisi ruhsat iznini imzalamadan bitmez.

Şenol Yazgan’ın kellesinin alınması neticesinde seçilecek yeni başkan yardımcısının ilk atacağı imzanın tehlikeli atık tesisi ruhsatı izni olacağına da muhakkak diye bakabiliriz.

Sonra ne olur?

Okan Yanmaz gireceği belediye başkanlığı seçimini fark yiyerek kaybeder ve mecburen Odessa’ya yerleşir. Çok küçük bir ihtimal de olsa Odessa’da bir şehrin dokusunun ne manaya geldiğini yaşayarak öğrenme fırsatını bulabilir.

Günlerini de tehlikeli atık tesisi ayakçıları ile yazışarak geçirir.

Tehlikeli atık işleme tesislerin sayısının günden güne arttığı ve zehir soluduğumuz bir Akçakoca’da yaşamak da bizlere kalır.