• 14.01.2022 12:49

Akçakoca mahalli basınında çok ilginç bir haber yer aldı dün, şimdi o haberin benim için en can alıcı kısmı.

“ Düzce Belediye Başkanı Faruk Özlü konu ile alakalı Barış Öztürk'ü çağırdı. Öztürk'ün yanında il trafik komisyonuna talimat veren Özlü bu sorunun en kısa zamanda çözülmesini istedi. “

Çözülmesi istenen mevzu Akçakoca Minibüslerinin daha önce de Düzce şehir içine girebilmesine izin verilmesi.

Bu haber yayınlandığından bu yana İl Trafik komisyonu üyelerinden açıklama bekledim açıkçası.

İl Trafik Komisyonu üyeleri talimatla hareket etmezler çünkü.

Gelin önce İl Trafik Komisyonun kimlerden oluştuğuna bakalım.

İl Trafik Komisyonun Başkanı Vali ya da Valinin belirleyeceği Vali Yardımcısıdır.

Diğer üyeleri şöyle:

Belediye Temsilcisi( Faruk Özlü’nün kendisi ya da Başkan yardımlarından biri olsa gerektir.)

Emniyet Temsilcisi( İl Emniyet Müdürü ya da yardımcılarından birisi olsa gerektir.)

Jandarma Temsilcisi( İl Jandarma Alay Komutanı ya da yardımcısı olsa gerektir.)

Milli eğitim Temsilcisi (İl Milli eğitim Müdürü ya da ya da Şube Müdürlerinden birisi olsa gerektir.)

Karayolları Temsilcisi (Bakım şefi ya da başmühendis ünvanlı biri olsa gerektir.)

Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu’na bağlı Düzce İlinin İlgili Oda Temsilcisi. (Oda Başkanının kendisi olsa gerektir.)

Hep “gerektir” diyorum çünkü Düzce mahalli basınında İl Trafik Komisyonunun toplandığına dair en son haber 2018 yılının 26 Eylül tarihine ait. Dolayısıyla da Düzce İl Trafik Komisyonun 26 Eylül 2016 yılından bu yana toplanıp toplanmadığını öğrenmek mümkün değil. İlgili diğer resmi sitelere de baktım farklı bir bilgi yok.

Yazının bu aşamasında bu yasaklamaya karşı Akçakoca mahalli basınında tek başına cansiperane bir şekilde mücadele eden Nevzat Cingirt’in bilgisine müracaat ettim.(Bu mevzuda yine cansiperane mücadele eden Tuğrul Abanoz’u unutmadım tabii ki.)

Meğer İl Trafik Komisyonu geçtiğimiz ay toplanarak böyle bir karar almış. Kararın yanlışlığından doğan mahcubiyetten olsa gerek bu karar basına servis edilmemiş.

Ancak netice de İl Trafik Komisyonunun aldığı yanlış kararı bir kahraman edasıyla düzelten Faruk Özlü olmuş oldu.

Saat 10.00’dan sonra daha önce kullandıkları güzergâhın Akçakoca Minibüslerine yasaklanmış olmasına rağmen.

Bu hikâye ABD dolarının 8 liradan 18 liraya çıktıktan sonra 13 liraya seviyelerine indirilmesinin bir başarı öyküsü olarak anlatılması ile ne kadar çok benzerlik taşıyor değil mi?

Sanki minibüslere şehir içine girme yasağı Faruk Özlü’ye problemi çözen kahraman rolünü vermek için çıkarılmış gibi duruyor.

İl Trafik Komisyonlarının başkanı olan Vali ya da Vali Yardımcılarının bu görevi eşitler arasında birinci sıfatları ile sürdürürken Düzce’de belediye başkanı Faruk Özlü’nün İl Trafik Komisyonuna talimatla istediği kararı aldırması sanırım benden başka kimseyi rahatsız etmedi. (Ya da böyleymiş algısının Faruk Özlü tarafından inşa edilmesi.)

Yeni bir yönetim modeline geçildi ve Düzce pilot bölge seçildi de bizlerin mi haberi yok?

Faruk Özlü kendisi ile aynı konumda olan komisyon üyelerine talimat verebiliyor olmasının başka bir izah şekli yok çünkü.

Bir nevi eyalet(state) valisi/başkanı modeline uyan hareketler bunlar.

Hazır böyle bir yetkiye sahipken Akçakoca Belediye Başkanı Okan Yanmaz’a talimat vererek; Akçakoca’nın yerli yersiz her yerine büfe kondurulmasından da vaz geçilmesini sağlasa, ne kadar iyi olur değil mi? (!)