• 23.08.2021 20:51
  • (175)

Bazı terimlerin modası vardır, çok kullanılırlar, sonrada modası geçtiği için buruşturulup çöpe atılırlar.

“Sürdürülebilir kalkınma” bu kavramlardan biri. Sürdürülebilir kalkınma çevre sorunlarını ciddiye alarak, ekonomik büyümenin çevrenin korunma anlayışı ile birlikte kaynakların gelecek nesiller için korunması manasına gelmektedir.

Enteresan olan ise bu kavramın/anlayışın Akçakoca’da hiçbir şekilde gündeme gelmemiş  olmasıdır. Yani moda olmamıştır ve dolayısı ile modasının geçmesi söz konusu değildir.

Akçakoca’nın seçtiği model ya da dayatılan model sürdürülemez kalkınmadır.

Ekonomi büyüsünde nasıl büyürse büyüsün modelidir seçilen anlayış.

Bu anlayışa göre “çevre” filan dediğinizde hain edilmeniz bir an meselesidir.

Sürdürülemez kalkınma modeli üzerinde geniş bir mutabakat olunca da çevre felaketine yol açacak her kuruluşa Akçakoca’nın bir cennet gibi görülmesi kaçınılmazdır.

Sürdürülemez kalkınma cenneti olma yolunda hızla ilerleyen Akçakoca’da yeni bir çevre felaketine yol açacak bir firma kendisine sessiz sedasız yer bulmuş ve faaliyete başlamış.

Bu firma Ereğli ve Alaplı’da büyük tepkiler almış ve mahkemeye verilmiş bir firma. Çalışmaları durdurulmuş bir firma.

Tehlikeli bir atık olan cürufu işleyen bir tesis.

Cüruf işleyen tesislerin tarım arazilerine büyük zararlar verdiğini başa koyarak anlatayım ki belki bir duyarlılık oluşur Akçakoca’da. Denizimizi ve kıyılarımızı kirletmesi ve de sağlığımızı tehdit edecek olması diğer faktörler.

Nasıl olurda böyle bir tesis Akçakoca’da çalıştırılabilir.

Vurdumduymazlık diyebilirsiniz, göz yumma diyebilirsiniz, ya da sürdürülemez kalkınma modeli sayesinde diyebilirsiniz.

Bu tesis çalışmaya başlarken  Akçakoca Kaymakamlığı ne yapıyordu diye sorabiliriz mesela.

Kaymakamımız Yasin Öztürk’ün tayini çıkıp gittiğine göre yerine kim cevap verebilir?

Kendisine övgüler sunan “seni hiç unutmayacağız” diyen Abitaş Müdürü Hakan Öztaş cevap verebilir mi mesela. Bu kadar derin bir muhabbeti olduğuna göre niçin göz yumulduğuna dair bilgi edinip kamuoyunu bilgilendirebilir değil mi?

Eğer Ereğli Gazetelerini bu cüruf tesisi ile alakalı olarak tararsanız Ereğli Belediyesinin de mevzuya dâhil olduğunu görürsünüz. Öyle ki bu işletme belediyenin zabıtalarını atlatabilmek için gece çalıştığını bile öğrenebilirsiniz.

Akçakoca Belediyesinden hiçbir zabıta bu tesisi kontrol etmiş zabıt tutmuş olabilir mi?

Sanırım herkes cevabın “hayır” olduğunun farkındadır.

Önümüzdeki günlerde bu cüruf atıklarının Akçakoca’nın yollarında dolgu maddesi olarak kullanabileceğine dair övgü dolu haberlerle de karşılaşabiliriz. Bu da büyük bir tuzak olacaktır. Asbest kadar tehlikelidir bu cüruf atıkları. Yani bu haberlere itibar etmemek gerekir.

Bir cüruf işleme tesisi Hatay’ın Payas ilçesinde var. Onlarda Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü ve valiliğin onayı ile alınan ÇED raporuna gerek yoktur raporu ile çalışıyorlar.

Düzce Çevre ve Şehircilik Müdürlüğünün sitesine baktığımızda bu hukuken tartışmalı kararın bile alınmadığını görüyoruz.

Dedik ya Akçakoca “SÜRDÜRÜLEMEZ KALKINMA CENNETİ” yolunda hızla ilerliyor.

Bu cüruf işleme tesisine “ÇED raporu gerekli değildir.” raporu verildiği takdirde Akçakoca OSB’sinin Sürdürülemez Kalkınma Cenneti merkezi haline gelebileceğini söylemeye gerek bile yok.

ATSO Başkanı Mehmet Nazım Pazvant çıkıp da bu mevzuda bir açıklama yapar mı?

Sürdürülemez Kalkınma Cenneti Merkezinin muhtar adayı gibi davranan bir kişiden sağlıklı bir açıklama beklemek büyük sürpriz olur.

AKP İlçe Başkanı Esved Sarıoğlu’nu bu yazıya dâhil etmek, hesap sormak bile iltifat olacaktır, hem kendisi çok meşgul, sosyal medya üzerinden herkese sebebini açıklamadığı bir mevzu ile alakalı olarak laf yetiştirmek tüm vaktini alıyor olsa gerektir. Çevre gibi gereksiz(!) mevzular dün olduğu gibi bugünde ilgisini çekmeyecektir.

Tabii ki diğer bir başrol oyuncusu da ERDEMİR. Sorgusuz sualsiz çevreye ve insan sağlığına zarar verileceğini bile bile bu cürufları nasıl satabiliyor?

Bu sorunun cevabını da ERDEMİR OYAK Holdinge satıldığında neredeyse zil takıp oynayacak olanlar versin!