• 13.08.2021 14:26
  • (365)

Mevzu halk sağlığı olunca Erol Solak’da suskun kalmadı ve dün uzun uzadıya atık su arıtma tesisinin dününü, bugünü ve geleceğini konuştuk. Bilgi aktarışı Süleyman Demirel gibiydi, rakamları ve bilgileri net ve duraksamadan aktardı.

Erol Solak’ın atık su arıtma tesisi ile aktardığı rakamları bırakın net aktarmayı yaklaşık olarak bile aktaracak bir siyasi olacağını sanmıyorum. Mesela Akçakoca Belediye Başkanı Okan Yanmaz’ın, mesela AKP İlçe Başkanı Esved Sarıoğlu’nun.

Bu mevzuda bilgi aktarabilmek için halk sağlığını ciddiye almak gerek her şeyden önce. Cumhur İttifakının Akçakoca’daki en mümtaz iki temsilcisi oldukları ve en ufak bir açıklama yapmaya bile tevessül bile etmedikleri için mesela kısmında yer almaları da kaçınılmaz oluyor.

Her şeyden önce atık su tesisi “Eski Türkiye”ye ait. 2001 yılında işletme açılmış. Akçakoca’da “Eski Türkiye”den ne kaldı diye sorulursa atık su tesisi kaldı diyebilirsiniz rahatlıkla.

Tesisin büyütülmesi ya da yenisinin lafının bile geçmemesi “Yeni Türkiye”de en azından Akçakoca’da atık su tesisinin lüzumuna gerek görülmediğinin de bir ispatı. Akçakoca “Karadeniz’in İncisi” deniliyor, turistleri kıyılarımıza davet ediliyor sonra da, atık sular arıtmadan denize salınıyor, ishal gibi hastalıklar artınca da rahatlıkla mevsimsel sebeplere bağlanıyor, rahatlıkla. Denize girmek de mevsimsel bir sebep ama detaya girmeyerek bu sebep de savuşturuluyor, kurnazlıkla.

Eski Türkiye bu atık su tesisinin yenisinin de projeksiyonunu yapmış, bu tesisin ömrü 2025 yılında sona eriyormuş. Kış için arıtma kapasitesi 21160 yaz içinse 40.000 olarak planlanmış. 2025 yılında ekonomik ömrü tamamlanacak atık su arıtma tesisinin yenisinin projeksiyonu kış için 50.00 yaz için ise 100.00 olarak planlanmış.

Burada bir es vererek hemen Erol Solak’ın arıtma tesisi için tespitini aktarayım.

“Akçakoca turizminin amiral gemisi atık su arıtma tesisidir.”

Bu tespit aynı zamanda “Eski Türkiye” tarafından projeksiyonu yapılmış arıtma tesisinin muhakkak yapılması gerektiğini anlatan bir tespit.

Erol Solak direkt olarak söylemedi ama zihninden geçirdiğini tahmin ettiğim şöyle bir tespiti daha var:

“Akçakoca’da yeni bir arıtma tesisinin yapılmasını istememek, var olanın doğru dürüst çalıştırılması için mücadele vermemek, bunun için elini taşın altına koymamak, gelecekteki turizmimize bugünden ihanettir.”

Gelelim atık su arıtma tesisinin ne kadar enerji masrafı olduğuna.

Yaz aylarında tam kapasite ile çalıştırıldığında 85.000-100.000 TL arasında bir enerji sarfiyatı gerçekleşiyormuş. Kışın bu miktarlar çok daha aşağıda oluyormuş.

Kabaca bir hesap yaparsak yıllık 500.000 TL civarında bir tasarruf için halkın sağlığı tehlikeye atılıyor. Bu tasarruf için İl sağlık Müdürlüğünden alınan destekleri de unutmamak gerekir. Deniz suyu tahlilleri için neticeler normal çıksın diye Değirmenağzı ve Çınar Plajlarından numune alınmadığını da unutmalıyım.

Halkın sağlığı tehlikeye atıldığı gibi, ileride gerçekleşecek musilaj patlamalarına da yatırım yapılıyor belediyemiz ve dolayısı ile belediye başkanımız Okan Yanmaz tarafından. Kim bilir belki de musilaj yatırımını iyi bir şey sanıyordur. (!)

**

Erol Solak’a halk sağlığını ciddiye aldığı ve verdiği bilgiler için çok teşekkür ediyorum.

Darısı Okan Yanmaz ve Esved Sarıoğlu’nun başına diyorum ama açıkçası hiç umudum yok. Mevzu halkın sağlığı,atık su, turizm, gelecek, Karadeniz gibi mevzular olunca kol kola futboldaki gibi bir baraj oluşturuyorlar adeta.

Ha, bu arada Erol Solak’ı siyasete çok daha hazır gördüm, belediye başkanlığından ayrıldığından belki ilk defa bu hazır. Girizgâhta ki Süleyman Demirel misali de bunu vurgulamak içindi.