• 24.07.2021 13:41
  • (231)

Okan Yanmaz’ın Cumhur İttifakına olan itikatı tam. Amelde MHP’li (ülkücü değil)itikatta Cumhur İttifakı mensubu da diyebiliriz.

Nereden çıktı bu tespit? Şuradan çıktı:

İki CHP Milletvekili bir tekneye binerek balıkçıların ve Karadeniz’in meselelerini belirlemek için bir tekne ile Hopa’dan yola çıkarak bir farkındalık projesi yaratmak için yola çıkmışlar ve dün de Akçakoca’daydılar.

Tekne ile gelen iki milletvekili ve Mahmut Tanal’ın ziyaretleri ile birlikte değerlendirdiğimizde, Düzce AKP Milletvekili Fahri Çakır’ın Akçakoca’ya toplam ziyaretinden daha fazla olduğu da başka bir gerçek.

Bu çalışmayı beğenmek ya da desteklemek ayrı bir şey gelen milletvekillerine bir hoş geldin demek ayrı bir şey.

Okan Yanmaz kendisi hoş geldin demese bile başkan yardımcılarından birini siyasi nezaket gereği gönderebilirdi. Göndermedi. Baba Hüseyin Yanmaz olsa muhakkak bu nezaketi gösterirdi. Sarı çizme giymek siyasi nezaket kazanılması için yeterli olmamış belli ki.

MHP İlçe Başkanlığı için Okan Yanmaz’ın gönlüne göre parası bol bir ilçe başkanı da bulunamadığı ilçe başkanlığı düzeyinde de bir nezaket ziyareti gerçekleşme şansı da olmadı tabii ki.

Birileri ya işte kooperatif başkanı orada, oda Okan Yanmaz’ın temsilcisi sayılır diyenler çıkacaktır. Altını çizmeye çalıştığım şey siyasi nezakettir, temsil etme değil.

**

İşin doğrusunu söylemek gerekirse ayarında sayılabilecek bir popülizm içeren bir proje bir tekne ile bütün sahilleri gezmek. Sadece bir hayli geç kalınmış olması gibi bir handikabı var.

Geç kalınmanın mahcubiyeti yüzünden vaz geçmek yerine böyle bir projeye bir yerden başlamak elbette ki doğru bir siyaset.

Balıkçılar ile birlikte yapılan toplantıya Esved Sarıoğlu’da katılsa ve birdenbire Akçakoca’ya “liman başkanlığı” kuracağız diye bir müjde verse ve CHP’nin bu ayarında popülist projesini kendisine ve partisine doğru çevirme operasyonu yapmaya teşebbüs etmeye çalışsa ne olurdu demekten de kendimi alamadım.

Böyle bir operasyon yapabilmek için tabii ki balıkçıların problemleri ile ilgileniyor olmak gerekir. Esved Sarıoğlu’nda böyle bir ilgi olmadığı için böyle bir popülizm operasyonu yapabilme operasyonu şansı da yok tabii. Hâlbuki Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın müjde verme siyasetini iyi takip ediyor olsa böyle bir operasyon yürütebilirdi.

**

CHP İlçe Başkanı Tuğrul Abanoz dersine iyi çalışmıştı. Bu dersine çalışmış olmanın verdiği özgüvenle bu ayarında popülizmden partisi adına maksiumum fayda sağlamaya çalışıyordu. Tabii ki partisinin dinazoruslarının müsaade ettiği ölçüde.

Dinazaruslar partide hala kendilerinin bir vesayeti ve etkisi olduğu kararlığı ile sürekli rol çalmaya çalıştılar Tuğrul Abanoz’dan. Bu vesayetçi tavırlar vesayetçilere göre bir destek olsa da bildiğiniz çelmelerdi. Bu çelmelerin şiddeti azdı çünkü mevzu hiç bilmedikleri yerdendi. Her zaman olduğu gibi derslerini çalışmamışlardı. Her şeyi bilenlerin ders çalışmaya niye ihtiyaçları olsun ki!(!)

**

Akçakoca Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Mustafa Karakaş’ın altını çizdiği en mühim noktalardan biri de balıkçı barınağına yapılma aşamasına gelen üçüncü mendirek projesi iptalinin CHP’li eski belediye başkanı Fikret Albayrak tarafından başlatılan girişimler neticesinde iptal edilmesiydi.

Bu mevzuyu gündeme getirmek CHP milletvekillerinden ve Akçakocalı CHP’lilerden bir yüzleşme hesaplaşma talebi olarak değerlendirmeliydi, ancak güme gitti.

Tam bu sırada dinazoruslar kendi aralarında konuşmaya başladılar. Fikret Albayrak’ın hala yanındayız yani üçüncü mendirek iptal edilmeliydi  demek gibi bir şeydi kendi aralarında konuşmaya başlamak. İşin doğrusunu o zaman da dinlemek istememişlerdi bu günde.

Üçüncü mendirek projesinin nasıl iptal edildiğinin yüzleşmesi yapılmadığı takdirde bu ayarında popülizmden bir netice çıkarabilmesi de zor Akçakoca CHP’nin ve de Tuğrul Abanoz’un.

**

Sonrasında başlangıçta komedi tadında olan dinazorus çelmeleri trajedi tadına dönüşünce toplantıyı izlemenin pek bir anlamı kalmayınca toplantıdan ayrıldım.