• 9.07.2021 10:31
  • (1624)

Artık kanıksadık, aşırı yağmurlardan sonra en mühim tedbirin(!) inceleme heyeti kurmak olduğunu.

Mühim bir kişi olduğunu ispatlamanın mühim ölçülerinden biri haline geldi inceleme heyetinde yer almak ya da heyetle birlikte poz vermek.

2 yıl öncesindeki selde inceleme heyetleri daha kalın kişilerin katılımı ile sağlanıyordu bu seneki heyetler ise biraz ince kaldı.

İnceleme heyetlerinin incelmelerinden pek bir netice çıkmadığı da ortadadır, çıkmış olsa aynı mağduriyetler tekrar yaşanmazdı çünkü.

Yarın bir felaket daha yaşanacak Akçakoca’da, hayır  tabiat/ihmal kaynaklı bir felaket değil bu felaket, bir istihdam felaketi.

Cuma(yarın) günü 150 civarında işçi çıkarılacak Ümran Boru’dan.

İnceleme heyetlerimiz inceleme yapmakta bu kadar uzmanlaşmışken Ümran Boru’ya gidip bir inceleme yapsalar olmaz mı?

Bir kerecik olsun iş işten geçmeden harekete geçseler olmaz mı?

**

Bir patron cenneti olan Akçakoca’da, sendikalaşmanın hele de patronların istemediği bir sendikalaşma faaliyetinin gösterilmesinin işten çıkarılmak için yeterli sayıldığı Akçakoca’da bu sefer bir işveren mağduriyeti de söz konusu.

Patronun mağdur olduğu yerde işçiler haydi haydi mağdur olur.

İddia şu:

Ümran Boru ihracat için sipariş almakta zorlanıyormuş. Yani üretim yokmuş.

Zorlanmasının sebebi de siparişler sırasında pas arası yapanlara yüz verilmemesiymiş.

Ümran Boru’nun kapasite olarak dalında Türkiye üretimin 1/6’sını karşılayacak kapasitesi varken sipariş alamıyor olmasının sebebi pas arası yapanlar olabilir mi gerçekten?

Orasını bilemem ama kulislerde sık sık konuşulan mevzu bu.

Mümtaz(!) mahalli basınımız sadece işten çıkarma haberlerini duyurmakla yetineceğine göre de, kulislerde konuşulanları yazmak da bu fakiri pürtaksire kaldı.

**

“Başkanım” yerine “bakanım” diye hitap edilen Düzce Belediye Başkanı ve eski Sanayi Bakanı Akçakoca’ya incelemeler için geldiğinde bu meselenin çözümü için Ümran Boru’ya uğramış mıdır?

Uğramış mıdır diye sormak lafın gelişi, illaki bu meselenin çözümü için bir irtibat olmuştur, ancak belli ki pas arası yapanlar Faruk Özlü’den daha becerikli ve daha güçlü.

**

Yassıada’dan TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu ile birlikte poz veren ATSO Başkanı Mehmet Nazım Pazvant bu mevzuyla alakalı olarak Hisarcıklıoğlu’dan yardım istemiş midir?

Yardım isteyip istemediğini bilemeyiz ama istemişse bile bir netice alamadığı kesindir.

Aslında yardım istediği muhakkaktır, ne de olsa Mehmet Pazvant boru fabrikalarının lobicisi.

Bir lobici olarak bu gelişmeden sonra OSB çalışmalarının inandırıcılığını sağlamakta daha da zorlanacağı da açıktır.

Bu karambolde Hisarcıklıoğlu’nun karizmasının hiç de Mehmet Pazvant’ın iddia ettiği kadar olmadığını öğrenmiş olduk ya da Akçakoca’ya iddia edildiği kadar bir faydası olmayacağını.

**

Okan Yanmaz ve Esved Sarıoğlu’dan işten çıkarmalar gerçekleştikten sonra bir açıklama gelir mi?

Okan Yanmaz’dan bir açıklama gelmez ama tepki(!) olarak belediyede 100 kişiyi daha iş başı yaptırabilir. Belki de 200, bilemeyiz.(!)

Esved Sarıoğlu ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bir açıklamasını paylaşır muhtemelen.

**

Akçakoca’da Cumhur İttifakı siyasetinin  “Altta kalanın canı çıksın, bana ne.” tarzında yürüdüğüne bir kere daha şahit olacağız.

Ateş düştüğü yeri yakacak ve geçim sıkıntısı Akçakoca’da daha da artmış olacak.

Bunu dert edinenler bu yazıyı paylaşsınlar lütfen.