• 4.07.2021 08:53
  • (252)

3 Mayıs 2019 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren “Taşkın ve Rüsübat Yönetmeliği’nin 15. Maddesinin üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkraları dün yaşanan sel felaketinden dolayı kimler sorumlu tutulacağını gösteriyor.

Önce 3. Fıkra:

"Akarsu yatakları içerisinde tabii olarak yetişen ve yatak kesitini daraltarak veya mevcut sanat yapılarının tıkanmalarına sebep olarak taşkınlara ve muhtemel taşkının boyutunun artmasına sebep olan ağaçlar ve çeşitli nebatat, DSİ’nin teklifi üzerine Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Orman Genel Müdürlüğünün ilgili taşra teşkilatlarına bilgi verilmek suretiyle mülki idare amirinin onayı ile ilgili idare tarafından temizlenir."

Bu fıkranın gerekleri yapılmış mıdır?

Eğer yapıldıysa kamuoyu ile paylaşılması gerekir.

4.fıkraya göre belediyenin de sorumluluğu var.

"Akarsu yataklarına hafriyat, moloz ve sanayi tesislerine ait atıklar, evsel nitelikli atıklar ve benzeri katı ve sıvı atıklar atılamaz. Akarsu yataklarına her türlü atık malzemenin dökülmesi, mülki idare amirlerinin koordinasyonunda mahalli idareler ve diğer ilgili birimler tarafından sürekli kontrol altında tutulmak suretiyle önlenir."

Bu açıklamanın gereği ile alakalı neler yapılmıştır, kamuoyu ile paylaşılmalıdır.

5. fıkra ise ecri misil olarak ekilmiş dere kenarlarındaki tarım alanları ile alakalı.

"Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan sahipsiz yerlere veya menfaati umuma ait olan taşınmaz mallarda su seviyesinin yükselmesine tesiri olacak şekilde üçüncü kişilerce bu taşınmaz malların işgali suretiyle dikilen fidan ve ağaçlar ile her türlü ekim, tesis ve değişiklikler, 3091 sayılı Taşınmaz Mal Zilyedliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanun uyarınca işgalin sona erdirilmesine ilişkin alınacak karar uyarınca yıktırılır veya kaldırılır. Kararın infazında Vali veya Kaymakam tarafından ilgili idare birimlerinden görevlendirme yapılır."

Zilyedliği devlete ait ancak ecri misil ödenerek tarım yapılan bir çok yer var Akçakoca’da bu yerlerden dere kenarlarında bulunanları var mıdır?

Eğer varsa bu yönde bir çalışma yapılmış mıdır?

Kolay kolay cevabı verilmeyecek sorular bu sorular.

Diyelim bu yönetmeliğin gereği olarak her şey doğru yapıldı.

Bu takdirde sorumlu dere yataklarının ıslah etmiş olan DSİ olacaktır.

Projeleri eksik ve yanlış yapılmış manasına gelecektir.

Söz konusu “Taşkın ve Rüsübat Yönetmeliği” bu projelerin teknik kıstaslarını da vermiş.

DSİ yetkililerinin yapması gereken açıklama ıslah projelerinin bu yönetmeliğin çizdiği kıstaslara uygun olup olmadığını açıklamasıdır.

Uygunsa söz konusu yönetmeliğin 15. Madde gereği görevini yapmayanlar hakkında soruşturma açılmalıdır.

Akçakoca’da yapılan dere ıslah çalışmaları yönetmeliğin yayınlanmasından önce yapılması sebebiyle noksanlıklar taşıyorsa bu noksanlıkların giderilmesi için çalışmalar başlatılmalıdır.

Hiçbir şey yapılmayıp can kaybı yoktur övünmeleri ile geçiştirilecekse sel felaketini tekrar tekrar yaşanması kaçınılmazdır.