• 7.06.2021 09:35
  • (251)

2019 yılının Temmuz ayında sel felaketinden bir iki gün sonra Akçakoca’da Akçakoca’nın geleceğini ilgilendiren bir keşif yapıldı.

Keşif İstinaf Mahkemesi Görevini gören Ankara Bölge İdare mahkemesinin kararı neticesinde gerçekleşmişti.

Keşif kararı Ziraat Mühendisleri Odası Genel Merkezinin müracaatı neticesinde Akçakoca OSB için alınan yürütmeyi durdurma kararının iptali için açılan davanın neticesinde alınmıştı.

Keşif kararı taraflara bildirilmiş olmasına rağmen neredeyse OSB tarafı başta boru fabrikalarının lobicisi ATSO Başkanı Mehmet Nazım Pazvant olmak üzere keşfe katılmayı başaramayacaklardı. Mahkemece tebliğ edilen keşif programını bile takip etmeyi başaramamışlardı.

Bu ihmalkârlık/takipsizlik aslında bir lobicinin yapmaması gereken bir hata. Neyse bu hatayı sorgulayacak olanlar boru fabrikalarının sahipleri.

Son dakikada keşiften haberdar olunca OSB davaları ile adı duyulmuş bir avukat keşif heyeti başkanına vekâletnamesini bile sunamamıştı.

Ertesi gün vekâletnameyi getireceğini söylemesi keşif heyeti başkanı hâkime hanım tarafından kabul edilmesi üzerine keşif sırasında söz hakkı kazanabilmişti.

Keşif sırasında söz alan avukat bir açıklama yaparak OSB alanın 88,5 hektarla sınırla kalmasını istediklerini ve bu alanın yeterli olacağını ve bu yeni taleplerini mahkeme heyetine sunacaklarını bildirmişti.

2020 yılının Mart ayında da Ankara Bölge İdare Mahkemesi kararı ile kurulacak OSB’nin 88,5 hektar ile sınırlı kalacağına karar verdi.

Geçtiğimiz Şubat ayında mahalli basınımızda Mehmet Nazım Pazvant’ın şöyle bir açıklaması çıktı.

Akçakoca Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Pazvant,Organize Sanayi Bölgesi için tüm engellerin kalktığıı belirterek.Artık Birlik zamanı olduğunu söyledi.Akçakoca TSO Başkanı Mehmet Pazvant,1.5 yıldır zor aşamalardan geçerek,Bazı engellemelerin olmasına rağmen sabırla ilerleyerek gecikmelere rağmen Organize Sanayi bölgesinde bürokrasi çalışmalarının tamamlandığını ve bu İstihdam sorununun çözümü için artık birlik zamanı geldiğini belirtti.Mehmet Pazvant,Tarım ve Orman Bakanlığı,Toprak Koruma kurulu tarafından Organize Sanayi bölgesinin onaylandığını belirterek''Herkesin bildiği gibi,uzun süre herkese tüm siyasilere anlattığımız gibi,Düzce'de kurulan OSB'lere bir tane bile dava açılmadığını ve sadece Akçakoca OSB'ye dava açıldı ve davalar sonuçlandı.Şimdi OSB dosyamız Düzce İl Tarım Müdürlüğünde onaylanmasının ardından Sayın Düzce Valimiz tarafından onaylanmasıyla hız kazanacaktır''dedi.1750 dönüm arazide kurulacak olan Metal Organize Sanayi Bölgemizde,arık engel kalmadığını belirten Pazvant''1.5 yılımız boşa gitti, ama olsun biz yine kararlıyız.Projemiz hazır,Parselasyon planımız hazır.Tüm projemiz hazır.Organize Sanayi Bölgemizin alt yapı çalışmaları için Ticaret ve Sanayi Bakanlığı tarafından kredilenme için önümüz açık.''dedi.

Mehmet Nazım Pazvant bu açıklamasında yine bir lobiciye yakışmayan bir hata yapmıştı ancak bu hatayı yeteri kadar değerlendiremediğimi itiraf etmek zorundayım.

Bu hata OSB alanını 175 hektar/1750 dönüm olarak açıklamasıydı. Herhalde açıklamada bulunurken dili sürçmüş diye düşünmüştüm. Akçakoca Kaymakamlığı sitesinde de alan 88,5 hektar olarak görünüyordu.

Hafızam beni yanıltmıyorsa bir facebook paylaşımda AKP ilçe Başkanı Esved Sarıoğlu’da bunu doğrulamıştı.

Meğer bu bir dil sürçmesi değilmiş, şecaatini anlatırken sirkatini söyleme hadisesiymiş.

Keşif sırasında avukatları vasıtasıyla verdikleri sözü yeme hadisesiymiş.

88,5 hektar birinci sınıf toprak alanını katletmek yetmez 175 hektar gözümüzü ancak doyurur hadisesiymiş.

Verdikleri taahhüttün arkasında duracaklarına inanmak ise büyük bir hata, su uyur OSB’ciler ve lobicileri uyumaz ilkesini terk etme hatası bu hata.

Verdikleri taahhüde uyacaklarına saf bir şekilde inanırken OSB’ciler ve lobiciler uyumayıp Sanayi Bakanlığı bürokrasisi nezdinde verdikleri taahhüdü/sözü yeme harekâtlarında bulunuyorlarmış.

Mehmet Nazım Pazvant’ın açıklamasında yakındığı mevzu bu kararın bir an önce çıkmaması ve bu karara karşı tekrar dava açılması ihtimalinden kaynaklı olduğu yeni bilgiler çerçevesinde ortaya çıkmış oldu.

**

Sanayi Bakanlığına yapılan müracaattan kimlerin haberi vardı?

Mesela Belediye Başkanı Okan Yanmaz bilgilendirilmiş miydi?

Ya da AKP İlçe Başkanı Esved Sarıoğlu bilgilendirilmiş miydi?

Mehmet Nazım Pazvant Okan Yanmaz ve Esved Sarıoğlu ile birlikte Faruk Özlü’ye ziyarette bulunmuşlar ve OSB için destek istemişlerdi.

Bu ziyaret dolayısı ile Okan Yanmaz ve Esved Sarıoğlu için OSB’nin yeni konu mankenleri demiştim ve Esved Sarıoğlu’da biz hiçbir zaman konu mankeni olmayız diye cevap yazmıştı.

Konu mankeni olmadığına göre bu müracaatlar sebebi ile Mehmet Nazım Pazavnt tarafından bilgilendirilmiş olmaları gerekir.

Ancak “OSB’nin alanını 2 misline çıkaracağız inşallah.” Açıklaması da gelmemişti Esved Sarıoğlu’ndan. Ki böyle açıklamalar yapmayı çok sever Esved Sarıoğlu.

Şimdi bu vaziyet karşısında iki ihtimal ortaya çıkıyor.

Birincisi Mehmet Nazım Pazvant tarafından bu bilgilendirme yapılmamış olması, dolayısı ile bu şişinmeyi bir lobici olarak kendisine ayırmış olması.

İkincisi ise bu bilgilendirmeyi yapıp gerek Okan Yanmaz’dan gerekse de Esved Sarıoğlu’ndan bu yönde kamuoyuna bir açıklama yapılmamasını rica etmesi, ya da bu yönde ortak karar almaları.

Her ne şekilde olursa olsun bu ihtimal şeffaf olmama kapalı kapılar arkasında karar olma kararlılığıdır.

Gönüllü bir şekilde verilen sözü yemeye büyük bir iştahla ortak olmak kararlığıdır.

Bu işin doğrusunu öğrenmenin bir hayli zor olacağı kanaatindeyim.

Okan Yanmaz muhtemelen düstur edindiği sessizliğini koruyacak sanki hiçbir dahli yokmuş gibi davranacaktır.

Esved Sarığlu ise lüks tatilinin fotoğraflarına ara verdiğinde klasik “vatan, millet, sakarya” açıklamalarından birini yapacak ve sözü Cumhurbaşkanı Recep Erdoğan övgüsü ile bitirecektir, alışa geldiğimiz gibi. Yani dişe dokunur bir açıklama da bulunmayacaktır.

**

Yarın bir gün Akçakoca OSB ile alakalı bir tanıtım film yapılırsa fon müziği olarak herkesin beğeneceğini tahmin ettiğim bir Afyon türküsünü seçmelerini teklif ediyorum:

Karakolda doğru söyler, mahkemede şaşar.

OSB’nin kurulma hikayesine gerçeklik kazandıran bir tema eklenmiş olur böylece.

Bir de türküyü Mehmet Nazım Pazvant seslendirirse tadından yenmez.(!)