• 11.05.2021 11:16
  • (302)

Akçakoca AKP’lileri hatırlarlar mı bilmiyorum.

2013 yılının Ağustos ayında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Bodrum kıyılarını bir yatla denetlemiş ve 3621 sayılı Kıyı Kanununa aykırı yapılan inşaatlar hakkında şu açıklamalarda bulunmuş ve bu açıklamaları gündemi uzun zaman işgal etmişti:

Şöyle demişti Başbakan Recep Tayyip Erdoğan:

"Kıyı kenar çizgisi incelemesi yapılacak.

Belediyeler bu inşaatlar yapılırken neredeymiş?

Nasıl izin vermişler anlamak mümkün değil.

Denetimler sonunda haklarında dava açılabilir, gerekirse de görevden almalar olabilir.

Denetimler ve cezai işlemlere hemen başlıyoruz."

Kalkın köyü sahilinde Vilayetler Birliğince Kıyı Kanununa aykırı yapılan inşaat ile alakalı olarak, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın 2013 Ağustos’unda sorduğu soruları sormayı ve yaptığı değerlendirmeleri yapmayı düşünen bir AKP’li ileri gelen var mı?

Bu soruya AKP İlçe Başkanı Esved Sarıoğlu’nun ve AKP İl Genel Meclisi üyesi Mustafa Ezer’in cevap vermeyeceğini yaşayarak öğrendik.

Bu suskunluk umumi tavrınız mıdır?

Hiçbir açıklama yapmayacak mısınız?

Açıklamanızın benim istediğim yönde olması gibi bir talebimde yok.

“ Vilayetler Birliğince yapılan inşaat Kıyı Kanununa uygundur.” diyebilirsiniz mesela.

Ya da Akçakoca Belediyesinin verdiği izinler kanunlara uygundur açıklaması da yapabilirsiniz.

Hatta ve hatta Akçakoca Belediye Başkanı Okan Yanmaz’ın bu inşaatla alakalı verdiği ruhsatların kapı gibi arkasında duruyoruz da diye bilirsiniz?

Ne derseniz değin de bir şey değin kısacası.

Bu vaziyet karşısında “dillerimiz lal olmuştur” diyebilmenize bile razıyım.

**

Sizlere AKP’nin 2002 seçim bildirgesinden kıyılar ile alakalı bölümü hatırlatmak istiyorum:

“Ancak, turizm bölgelerinin planlanması aşamasından başlayan bazı sorunlar, özellikle merkezden planlama ve yönetme anlayışının yarattığı sıkıntılar nedeniyle, kıyı şeritlerinde yanlış uygulamalar yapılmıştır. Bu yanlışlıkların giderilmesi için kıyı şeridi turizminin yeni bir anlayışla ele alınarak yapılandırılması gerekmektedir.”

Kalkın köyünde yapılan inşaatları bu seçim bildirgesi ile nasıl bağdaştırıyorsunuz çok merak ediyorum.

Kıyı şeridini ele alış şekliniz 3621 sayılı kanunu yok saymak üzerine miydi?

“Evet, öyleydi” cevabı da bir samimiyet göstergesi olarak değerlendirilebilir, ama sizlerden hiçbir cevap yok ki.

**

2018 AKP seçim bildirgesinde şöyle bir bölüm var:

“Kış koridoru, inanç turizmi koridoru, ipek yolu turizmi koridoru, zeytin koridoru, Batı Karadeniz kıyı koridoru ve yayla koridoru olmak üzere 6 tematik turizm güzergâhı oluşturacağız.”

Kalkın köyünde Vilayetler Birliğince Kıyı Kanununa aykırı bir biçimde yapılan bu inşaat Batı Karadeniz Kıyı Koridoru temasında mı yer alıyor?

Nasıl yer alıyor, niçin yer alıyor izah etmeyi düşünür müsünüz?

Bu temanın başlangıcı bu binaysa başka kişi ve kuruluşlar benzeri inşaat projeleri için harekete geçsinler mi?

Başkaları için de 3621 sayılı kanun yok sayılabilecek midir?

Yoksa bu ihlal sadece Vilayetler Birliği ile mi sınırlı kalacaktır?

“Evet, öyle kalacaktır.” diyebilmeniz bile bir cevaptır. Şimdilik kaydıyla da olsa kıyılarımızın geri kalanın talandan kurtulmuş manasına gelecek bir açıklama olacaktır bu yalın ve basit cevap.

**

Galiba bir cevap vermek yerine:

“Dün dündür, bugün bugündür” diyerek dün verdiğimiz sözler bugün bizi bağlamaz demek manasına gelecek suskunluğunuza devam edeceksiniz.

Verilecek cevapların ciddiyet taşıyabilmesi için 3621 sayılı kanun çerçevesinde olması gerektiğini de bir kere daha hatırlatıyorum.