1 Mart 2021 tarihinde bir haber Düzce ve Akçakoca’daki tüm mahalli gazetelerde yer almış hatta ülkemiz basınında da yer almıştı.

“Düzce Valisi Cevdet Atay Kalkın Köyündeki Vilayetler Birliği Otelinde İncelemelerde bulundu.”

Bu habere ait fotoğraflarda Düzce Valisi Cevdet Atay ve beraberindeki heyet Vilayetler Birliği Otelinin inşaatı önünde görülüyorlar.

Ancak bir fotoğraf var ki incelendiğinde üzülmemek elde değil.

Fotoğrafta Düzce Valisi Cevdet Atay yok ancak Akçakoca Belediye Başkanı Okan Yanmaz var.

Kıyı kenar çizgisinin hemen dibinde 3621 sayılı kanuna aykırı biçimde kıyıya Seyit Onbaşının taşıdığı dillere desten top mermisinin  bile yıkamayacağı kalınlık ve kalitede dökülen beton duvarın önünde yine betondan bir kolonun önünde inceleme yapıyor Okan Yanmaz.

Düzce Valisi Cevdet Atay’ın sahile kadar inip kıyı kenar çizgisine aykırı bir şekilde yapılan bu duvar ve yükselen binayı görüp görmediğini yayınlanmış fotoğraflardan tespit edebilmek mümkün değil.

Ancak Okan Yanmaz’ın bu tahribi yerinde gördüğü bir gerçek.

Daha doğrusu yerinde gördüğü ve umursamadığı bir gerçek.

Okan Yanmaz ile birlikte Esved Sarıoğlu ve Mustafa Özensel’in heyete eşlik edip etmediklerini de fotoğraflardan tespit edebilmek mümkün değil.

Ha keza İl Genel Meclisi üyelerimiz Ergin Özensel, Sinan Cumur ve bilhassa da Mustafa Ezer’in de bu heyete eşlik edip etmediklerini fotoğraflardan anlayabilmek zor.

Bir kişinin daha Düzce Valisi Cevdet Atay’ın Kalkın Köyüne yaptığı bu ziyarette yer alıp olmadığı yaşadığımız gelişmeler açısından çok mühimdir.

Bu kişi Düzce Çevre ve Şehircilik Müdiresi Nurhan Kartal.

Bu ziyarete katılmamış olmasını Akçakoca kamuoyunun canı gönülden isteyeceği kanaatindeyim.

Düzce Çevre ve Şehircilik Müdiresi Nurhan Kartal Hanım Çınar Caddesi kıyısında 3621 sayılı kanuna aykırı bir şekilde yapılan binanın bir an önce yıkılmasını hayata geçiren ve yıkıma da nezaret eden bir bürokrat.

Eğer bu 1 Mart tarihindeki bu ziyarete katılmış olsaydı Çınar Caddesindeki çelik konstrüksiyon binanın 3621 sayılı kanuna aykırı olması sebebiyle yıkılmasını/yıktırılmasını emsal alarak Kalkın Köyündeki bu tahribi durdurmak için anında harekete geçerdi diye geçerdi diye umuyorum.

Bu ziyarete katılıp da kıyı kenar kanununa aykırı bu yapılaşmanın durdurulması için harekete geçmediğini düşünmek bile istemiyorum.

Çünkü böyle bir yaklaşımın olması bir çifte standart uygulaması ile karşı karşıya olduğumuzun da bir beyanı olacaktır.

Bir atalar sözü uyarlaması ile söyleyecek olursak:

“Yurttaşlara verir talkını, bürokrasi yutar salkımı.” yaklaşımı ile karşı karşıyayız demektir.

Kalkın köylüleri kıyılarında yapılan tahribatın durdurulması için savcılığa suç duyurusunda bulundular.

Kalkın köylüleri benzeri bir hadiseyi daha önce de yaşamışlar ve Danıştay kararıyla kanunlara aykırı bir şekilde yapılan bu binanın yapımını engellemişlerdi. Dökülen beton hacmi itibarıyla bakacak olursak o günkü bina bugün yapılanların yanında devede kulak misali kalırdı.

Bu sebeple, Düzce Çevre ve Şehircilik İl Müdiresi Nurhan Kartal’ın Danıştay kararı filan beklemeden, Çınar Caddesindeki kanunlara aykırı olarak yapılan binaya karşı gösterdiği hassasiyeti Kalkın Köyü sahilindeki betonlaşmaya da göstermesini istemek Akçakoca kamuoyunun hakkı ve beklentisidir.

Umalım ki bir an önce harekete geçsin.

Ve yine umalım ki, Düzce Çevre ve Şehircilik  İl Müdiresi Nurhan Kartal’ın en büyük destekçisi Düzce Valisi Cevdet Atay olsun.

Hukukun üstünlüğünün icabı da budur.