• 8.04.2021 00:00
  • (608)

 Pide fiyatları belirlenirken kg başına bir üst sınır belirleniyor.

Geçen yıl 1kg pide fiyatı 10 TL olarak belirlenirken bu yıl 11,5 TL olarak belirlenmiş.

Buna da şükür demek lazım belki de.

Akçakoca’da pide fiyatları bu üst sınıra en yakın fiyattan belirlenmiş, 11.42 TL 1 kg ekmek.

İstanbul’da ise 1kg ekmek 10,95 TL.

İstanbul’dan 47 kuruş daha fazla para ödenecek kg başına Akçakoca’da.

Gramaj hesabı olarak söylersek de, 4TL olan pide Akçakoca’da İstanbul’dan 15 gram eksik, İstanbul’da 365 gram olan pide Akçakoca’da 350 gram.

Nedir bu fiyatın belirlenmesindeki esbabı mucibe?

Akçakoca’daki fırıncıların İstanbul’daki fırınlardan hangi gideri daha fazla ki, 1kg pide için 47 kuruş daha fazla ödeyecek Akçakoca halkı?

Elektrik mi, odun mu, kira mı, işçi giderleri mi, dağıtım giderleri mi, bayi karı mı?

Bu giderlerin hangisi İstanbul’daki fırıncıların giderlerinden fazla olabilir ki?

“Oldu da bitti maşallah” der gibi “Fiyatları da açıkladık maşallah” mı denilecek her sene?

Hiç mi hesap sorulmayacak?

Belli ki sorulmayacak.

Akçakoca siyasetinin günümüzdeki hesap sorabilecek en güçlü iki kişisi kim?

 AKP İlçe Başkanı Esved Sarıoğlu ve MHP İlçe Başkanı Mustafa Özensel.

Öncelikle olarak bu fahiş fiyatların hesabını sorabilecek kişiler.

Sorabilirler mi?

Verecekleri cevabı söyleyeyim.

“Bu fiyatlar bir komisyonun işidir benim bir dahlim yoktur.”

Sanki fiyat belirlenmesine dahli olup olmadıklarını sormuşsunuz gibi bir cevap gelecektir.

Hâlbuki kendilerinden beklenen, Akçakoca’daki fahiş pide fiyatlarının niçin İstanbul’dan yüksek olduğunun hesabını sorabilmeleri.

Akçakoca Cumhur ittifakı mahfilleri halkın menfaati ile ilgili mevzuları gereksiz teferruat olarak görüyor belli ki.

15 gram eksik pide satılmasını dert etmiyorlar önceki senelerde dert etmedikleri gibi.

Halkın ekmeğinden çok beton meseleleri ilgilendiriyor hesap sorabilecek öncelikli siyasilerimizi.

Burası Akçakoca, burada 4TL’ye satılan pide İstanbul’dan 15 gr eksiktir ve Cumhur İttifakı siyasetçilerimiz buna suskun kalmayı görev biliyorlar.

En kötüsü de, bu suskun kalmaya şaşırmamız, alışmış olmamız.(!)