• 23.02.2021 00:00
  • (50)

 Akçakoca Roma Dönemi Yapasında yapılan kandiller Akçakoca’nın/Diapolis’in tarihi hakkında çok mühim bilgiler vermektedir.

Bulunan kandil sayısı 6 adettir bunların 4 tanesi envantere uygundur 2 tanesi ise sadece katalog içindir.

Bulunan en eski tarihli kandilin benzerleri Atina Agorasında bulunmuştur.  Bölge Roma İmparatorluğuna M.Ö 74 yılında katıldığına göre geç Hellen dönemi sayılabilecek kandillerin kullanılmakta olduğu neticesini çıkarıyoruz.

Eğer kandil uzun bir kullanım neticesinde bu yapıya konmadıysa binanın en erken M.Ö 50 yıllarında inşa edildiği var sayılabilir.

Benzeri Belgrad müzesinde bulunan volütlü kandil olarak bilenen kandil İmparator Augustos dönemine tarihlenmektedir.(M.Ö 27- M.S 17)

Bir diğer kandil Boğaziçili bir zengin olan Khrysaliskos villasında ele geçirilen kandillerle benzerlik taşımaktadır. M.Ö 100 yılların hemen öncesine ya da sonrasına tarihlenebilmektedir.

Sıradaki kandilimiz Yunanistan’da Korint bölgesinde İsthmia hamı kazıları ile İtalya’da Gravisca antik şehrinde yapılan kazılarda ele geçen kandillerle benzerlik göstermektedir. M.S 3-5 yüzyıllar arasına tarihlenebilir.

Sıradaki bir diğer kandilimiz yerli bir kandil sayılabilir, çünkü Kuzey Karadeniz’de bir Hereklia Pontike(Ereğli) kolonisi olan Khersenessos şehrinde antik şehrinde benzerleri bulunmuştur. M.S. 5.ve 6. Yüzyıllara tarihlenebilmektedir.

Son kandilimiz ise Kuzey Afrika’da hemen her antik kazıda ele geçirilen kandillerle benzerlik göstermekte ve M.S. 5. ve 6. Yüzyıllara tarihlenebilmektedir.

**

Akçakoca Roma dönemi yapası kazısından elde edilen kandillerden bile bu binanın 600 yıl civarında kullanılmış olduğunu öğreniyoruz.

Canlı bir ticaretin olduğu Kuzey Afrika ve Kuzey Karadeniz arasındaki her üretimin Diapolis’e ulaşma imkanının da olduğu ortaya çıkmaktadır.

Ereğli ve Kerpe arasındaki en mühim emprion(kıyılardaki küçük ticaret merkezi) sayılabilir Diapolis bu dönemde. Emprion yerine şehir statüsü içerisinde de değerlendirilmesi de doğru olabilir.

Kazıda bardak, tabak, cam şişe ve kiremit bulgularına da rastlanılmıştır.

Bu bulguların  eski çağ tarihçileri tarafından değerlendirilmesi gerekmektedir.

Benim yaptığım arkeolojik araştırmanın neticelerini basitleştirerek anlatmak çabasından başka bir şey değildir dolayısı ile birçok yanlış ihtiva edebilir.

Maksadım kazının bulguları üzerinden Akçakoca tarihine başka bir gözle bakmak gerektiğine dikkat çekebilmektir.