• 7.02.2021 00:00
  • (69)

5393 sayılı Belediyeler Kanuna göre;

“Belediye başkanı, mahallî idareler genel seçimlerinden itibaren altı ay içinde; kalkınma plânı ve programı ile varsa bölge plânına uygun olarak stratejik plân ve ilgili olduğu yıl başından önce de yıllık performans programı hazırlayıp belediye meclisine sunar.”

Kanun hemen arkasından istisnasını da belirtir.

“Nüfusu 50.000'in altında olan belediyelerde stratejik plân yapılması zorunlu değildir.”

Ve bizim belediye başkanlarımızda hemencecik bu istisnaya sarınıverirler. Fikret Albayrak böyle bir plan yapmamıştı, Cüneyt Yemenici’de yapmamıştı, Nazmi Çiloğlu dönemini takip etmemiştim ama sanırım o da yapmamıştı.

Doğal olarak Okan Yanmaz’da stratejik plan yapmadı. Diğer belediye başkanlarından neyi eksikti ki, istisnadan faydalanmasın.

Kanun stratejik planın nasıl yapılması gerektiğini de açıklamış:

“Stratejik plân, varsa üniversiteler ve meslek odaları ile konuyla ilgili sivil toplum örgütlerinin görüşleri alınarak hazırlanır ve belediye meclisi tarafından kabul edildikten sonra yürürlüğe girer.”

Üniversite var mı?

Var.

Meslek odaları var mı?

Var.

Bölge planı var mı?

O da var?

Eksik olan tek şey nüfusun 50.000’den az olması.

Ve de belediye başkanının bir plan istememesi.

Böyle bir plan yapmayı belediye başkanları kendilerine ortak almak gibi bir şey görüyorlar olsa gerektir.

Okan Yanamaz, Mehmet Nazım Pazvant’ın görüşleri doğrultusunda mı bir plan hazırlasın şimdi?

Hazırlanan plana Mehmet Nazım Pazvant’ın görüşlerini koymasa ve de Mehmet Nazım Pazvant zaman içerisinde haklı çıkmış olsa Okan Yanmaz’ın karizması yerlerde olmaz mı? (Sadece mesela dedim.)

Bir stratejik planlama yapmak yerine anlık kararlarla yönetmek kolay geliyor belediye başkanlarına.

Bir plan yapıp bu plana göre hareket etmek bir yerde kendi kendini bağlamak gibi oluyor yeni çevresinin kendisini pohpohlamalarının da doğal bir neticesi olarak.

Gecekondu yapan bir zihniyetin yansıması olarak da görebiliriz stratejik planı olmayan belediyeleri. Kimisinin gecekondosu birazcık daha sağlamken kimisinin her an yıkılmaya hazır olabilmektedir.

Stratejik plan yapmanın en zor tarafı bir vizyona sahip olmak ve bu vizyonu bölge planları gibi planlarla uyumlu olarak gerçekleştirebilmektir.

Belediye başkanlığı seçimi sırasında bir kere bile olsun “bölge planı”na uyum diyen belediye başkanı adayı duydunuz mu? Ne Okan Yanmaz böyle bir vaatte bulundu ne de diğerleri.

Bir vizyonu bir planı olmak yerini bir vaatler listesi ve çoğu zaman gerçekleşmesi mümkün olmayan Zihni Sinir tipi projeleri dillendiriyorlar.

Mesela Okan Yanmaz’ın  Sarıyayla’ya köyüne teleferik projesi vardı. Kaça mal olacağı ile alakalı en ufak bir araştırma bile yapılmamıştı.

Böyle bir vaatte bulunmayı daha doğru şekilde söylersek sallamayı hak görmüştü kendine. Başkaları sallarsa bende sallarım yaklaşımıyla.

Okan Yanmaz ya da başka belediye başkanlarının anlık kararları ile yönetilmek yerine bir plan dâhilinde yönetilmek için Akçakoca halkından da bir talep olduğunu söyleyebilmek de çok zor.

Böyle olunca da belediye personelinin maaşlarını bile ne zaman alacağını bilmediği keyfi ve anlık kararlarla yönetilen bir belediyeye sahip olmuş oluyoruz.

Bu anlayış devam ettiği sürece, yani “Bu sefer Okan” diyerek belediye başkanı seçilirse de olacak olan budur.

Kışın güvenliği için Ereğli’de bulunacağı açıklanan katamaran  Akçakoca’ya demirlenir. Başlangıçta söylediği ile 8 ay sonra açıklamaya bile gerek görmediği birbiri ile çelişen kararlarını izah etmeye bile gerek duymaz.

Bir gün mecliste söz hakkı bile olmayanlara söz verir, yarın öbür canı sıkılır meclisten mahalli gazetecileri kovuverir.

Böyle bir zihniyet stratejik planla filan uğraşır mı hiç?

Devlet Planlama Teşkilatı kurulurken karşı çıkanlar “Plan mı, pilav mı?” diyerek DPT’ye karşı çıkmışlardı.

Bu karşı çıkışan hareket edersek de Okan Yanmaz’ın da pilavdan yana olduğu çok açıktır.

Yeni mahalli seçimlere 3 yıldan biraz daha fazla var, bu sürede daha çok pilav yenir Akçakoca’da.

Korkum sonrasında da pilav yenmeye devam edilmesi!