• 9.01.2021 00:00
  • (759)

 Karadeniz de yapılan doğaya büyük zarar veren hamsi avcılığının sınırlandırılması için ilgili makamlarla istişare ediyoruz ve elimizden geleni yapıyoruz, girişimlerimiz sayesinde bir netice alacağımızdan eminiz.

Bir müddet önce Cumhur İttifakının Akçakoca’da ki önde gelen temsilcileri mesela Okan Yanmaz mesela Esved Sarıoğlu böyle bir açıklama yapabilmiş olsalardı, kamuoyunun nezdinde bir itibar kazanmış olmazlar mıydı?

Netice de hamsi avcılığına 10 gün ara verildi ama bizim siyasetçilerimizin bu ara verilmesinde hiçbir katkısı yok.

Siyasette başarılı olmanın en temel gereklerinden biri de kamuoyunun beklediği, dillendirilmese bile beklediği adımları atabilmektir.

Böyle yapabilmiş olsa sadece döşenen taşlarında önünde poz vermekle ya da rutin olarak yapılması gereken doktor atanmalarından pay çıkarılarak siyaset yapmaya çalışılmakla yetinilmezdi.

“Ayıdan kork, pisliğinden ürk! “ yaklaşımları ile yapılan siyasetin siyasetçilerin ikbaline bir katkısı olmadığı gibi Akçakoca’ya da bir katkısı olmaz.

Tavır konulması ya da en azından farklı yaklaşımlar gösterilmesi gereken vaziyetlerde önde gelen siyasetçiler sessiz kalıyorlarsa o şehirler vasat şehirler tuzağına düşmeye mahkûm olurlar.

Türkiye’nin orta gelir tuzağına düşmüş ve buradan çıkamaması gibi bir şeyden bahsediyorum.

Akçakoca’da siyasetçileri sayesinde vasat şehir olma tuzağına düşmüştür.

**

Hamsi katliamı ile alakalı yazılarımdan biri Akçakocatv tarafından facebook gruplarında paylaşılırken tesadüfen altında bu vasatiliği pekiştirecek paylaşımlar gördüm.

Esved Sarıoğlu kast edilerek:

“Gerekirse” ya da “gerektiğinde” Esved Sarıoğlu gereken açıklamamaları yapacaktır türünden güya Esved Sarıoğlu’nu destekleyen açıklamalar.

İşte Esved Sarıoğlu gerektiği halde açıklama yapmadığı için kendisi adına bir fırsat kaçırmış oldu.

Bu yorumları yapanlar hala bu yaptıklarının doğru olduklarını düşüyor olabilirler mi?

Kesinlikle düşünüyorlardır, vasati olmaktan çıkış “gerekirse” ya da “gerektiğinde” pekiştirmeleri ile yapılan destek yorumları ile olmaz, bu yorumları yapanlar bu tarzları ile vasatiliğe kendilerini hapsetmişlerdir, her ne kadar kendileri farkında olmasalardı.

Destekledikleri siyasetçilerin de vasat olmasını tercih ederler ki kendilerinden memnun kalabilsinler.

Vasatilik olağan bir vaziyet ancak Akçakoca’nın önde gelen siyasetçileri destekçileri tarafından savunulan vasatilik tuzağına düşmemeli.

Hiçbir mahalli siyasetçimizin bu tuzağa düşüyor olmasına gönlüm el vermez.

Biliyorum ki Akçakoca vasat olabilmeyi bir marifet hatta zirve gören siyasetçiler sayesinde bir yere ulaşamaz, yerinde sayar ya da geri gider.

Siyasetteki bu vasat olma zinciri muhakkak kırılmalıdır.