• 23.12.2020 00:00
  • (1264)

 Gelen tepkilerden sonra Okan Yanmaz kamuoyunun desteğini almadan yeni bir heykel çalışmasına girmez.

Belediye meclisinde takındığı tutumu burada da takınabilir.

Yani demokrat(!) bir duruş sergileyerek anket yapabilir, ya da fikir alabilir.

Bu fikir almanın iki veçhesi var tabii ki.

Gerçek fikrini/isteğini söylemek ya da Okan Yanmaz’ın hoşuna gidebilecek bir fikri söylemek.

Kendi fikrim Megaralı Byzas’ın heykelinin dikilmesi yönündedir.

Yani Akçakoca’yı/Diapolis’i kuran kralın heykeli.

Heykelin dikilmesi ile beraber unutulan bir uygulamanın da devreye girmesi söz konusu olabilir hem, kardeş şehir uygulaması devreye girebilir.

Megara Yunanistan’da Attika yarımadasında aşağı yukarı Akçakoca kadar bir yer.

Bagheria’yı hatırlayanınız var mı bilmem ama Bagheria bizim kardeş şehrimiz. Bagheria’ya belediyeden kalabalık heyetler gitmiş, kalabalık heyetler gelmişti.

MHP’li Akçakoca Belediyesinin dünya turizmine bir katkısı olmasın mı yani!

Hem böyle bir proje ile İstanbul Belediyesi ile işbirliğine gitmek te mümkün olurdu çünkü Kral Byzas aynı zamanda İstanbul’un da kurucusu.

Ulusal basında yer almak için de harika bir fırsat olabilirdi.

Tabii ki bu alternatifi Okan Yanmaz’ın partisine pek kabul ettirebilme şansı pek almazdı, gerçi kendi kendisine de kabul ettirebileceği de şüphelidir ya, neyse bu kısmı geçelim.

Okan Yanmaz’ın hoşuna gideceği kendi fikri gibi lanse edebileceği önerim ise:

Yenibahçeli Şükrü Bey’in heykelinin dikilmesidir, yani Ahmet Şükrü Oğuz’un.

Yenibahçeli Şürü Bey bir Çerkez, Çerkezler’in Ubıh boyundan.

İttihat ve Terakki partisinin önde gelenlerindir.

Ve de en mühimi Teşkilat-ı Mahsusa’nın önde gelenlerinden.

Okan Yanmaz farkında mıdır bilmem ama Ülkücü camiada Teşkilatı Mahsusa dendi mi akan sular durur, her kim olursa olsun saygı duyulur.

Yenibahçeli Şükrü Beyin Akçakoca ile bağlantısı nerde diyeceksiniz?

Çok var, hem de tahmininizden de çok.

Yenibahçeli Şükrü Bey Karakol Cemiyetinin kurucularındandır ve Kocaeli Bölgesi Kuvayı Milliye komutanıdır. Akçakoca’da Kuvayı Milliye kuvvetleri de başlangıçta Yenibahçeli Şükrü Beyin komutasındadır.

Düzce İsyanları sırasında Akçakoca’nın isyanların karşı tarafında yani Kuvayı Milliye saflarında olmasında büyük çabaları olduğu aşikârdır.

Sadece bu çalışmalar yeteri kadar araştırılmamış ve yazılmamıştır.

Araştırıldığı takdirde Baso Mustafa Çetesi ile Yenibahçeli Şükrü Bey arasında ki bağlantı muhakkak ki ortaya çıkacaktır. Bağlantı olmaması imkânsıza yakın bir şey çünkü.

Şöyle bir düşünün Yenibahçeli Şükrü Bey heykelinin altında Baso Mustafa’nın ve efradının rölyefleri var.

İddia ediyorum böyle bir heykel Çuhallı’da Sultan Alparslan heykelinden çok daha fazla sansasyon ve ilgi yaratırdı. Ulusal basının ilgisini çekmesi de cabası olurdu.

Ancak şöyle bir sıkıntı var, böyle bir heykel 37.000 TL’ye filan mal olmaz. Gerçek bir heykel olur, şehir mobilyası değil.

Belediye kaynakları böyle bir çalışmaya yetmezse bir kampanya ile maddi meselenin hakkından da rahatlıkla gelinebilir.

Yenibahçeli Şükrü Beyin heykelinin dikilmesindeki tek sıkıntı, Şükrü Beyin adının İzmir suikastına karışmış olması ve kardeşi Yenibahçeli Nail Beyin suikasttan sonra kurulan mahkemenin kararıyla 1926’da idam edilmiş olmasıdır. . Bu sebeple de Yenibahçeli Şükrü Bey bugüne kadar ki Akçakoca yakın tarihi yazımlarının dışında bırakılmıştır.

Ancak Yenibahçeli Şükrü Bey, İzmir suikastından sonra siyaseti bırakmış ve köşesine çekilmiştir.

Heykel ve mekân ilişkisi açısından önereceğim yer ise Osman Ağa parkının hemen önüdür.

Milli Mücadele’de silah çıkarma çalışmaları da içerecek bir kompozisyon çalışmasını da içerebilecek bir biçimde tabii ki.

**

Demem o ki:

Heykeller üzerinden milliyetçi bir popülizm yapılacaksa hiç olmazsa bir içeriği, tartışma yaratacak ülkenin gündemine oturacak bir tarafı olsun.