• 19.12.2020 00:00
  • (651)

 Hukuki açıdan para cezası yazılmasının  iki yönü olduğunu söyleyebiliriz.

Birincisi cezanın yazılması.

Şu kanunun, şu yönetmeliğin ya da şu tebliğin bilmem kaçıncı maddesine göre şu ceza yazılmıştır denmesi.

İkincisi ise bu cezanın tahsil edilmesi.

Belirsiz/karanlık kalan husus da burası.

9cm’den küçük hamsilerin kasalanmış olması dolayısı ile kesilen cezalar tahsil edilebiliyor mu?

Bu cezaların itiraz neticesinde iptali her zaman söz konusu.

Balık fabrikalarına yem olarak avlanması ve sevk edilmesi serbest olan hamsilerin, geçim sıkıntısı içerisinde olan halkın ucuza balık yiyebilmesi söz konusu olduğunda niçin cezalandırılsın ki?

Kesilen cezalara işin bu yönüyle itiraz edildiğinde cezaların uygulanmama ihtimali var mı?

Elbette ki var, çünkü içeriği dolu bir iddia söz konusu olan.

Fakir/geçim sıkıntısı içerisindeki halka yasak olan niçin yem fabrikaları söz konusu olduğunda serbest olsun ki?

Bu husus aslında anayasanın eşitlik kavramını da aykırı bir husus.

Peki, bu hususa itiraz eden olur mu?

Kanaatimce olmaz.

Birincisi, hamsileri kasalayarak satmanın sadece bir kurnazlık olarak algılanması ve bu kurnazlığın peşinde olanların hukuk devleti fikri ile alakalı olarak en ufak bir fikirlerinin dahi olmaması.

İkincisi, kasalanmış hamsilerin yakalanması/yakalatılmasının bir nevi kamuoyunu ikna etmek için bir halkla ilişkiler çabası olarak yapılması ihtimali.

Her ne kadar maksadını aşan bir benzetme olacak olsa da yine de yapılmasını gerektiğini düşündüğüm benzetme şu:

Uyuşturucu kaçakçılarının zaman zaman gözden çıkardıkları kadar miktarı ihbar etmesi.

Eğer yakalanan/ihbar neticesinde yakalanan/cezalandırılan bir şey varsa dikkatler dolayısı ile kamuoyunun dikkati o yöne çekilir ve bu arada yine tonlarca/kamyonlarca hamsi yem fabrikaları için sevk ediliverir.

**

Sorulması, cevabının araştırılması gereken birinci soru şu:

2016 yılında bu yana(2016 yılı çünkü legalleştirme tebliği  o yılda çıktı.) 9cm’den küçük hamsilerin kasalanmasının yasaklanarak halka satışının yasaklanması amacıyla kesilen cezaların ne kadarı tahakkuk ve tahsil edilmiştir.

Cezanın kesilmesi kadar tahsil edilmiş olması daha mühim tabii ki, aslında biraz düşününce tahsil edilmiş olmasının  daha mühim olduğunun farkına varmamız gerekir, tahsil edilmemiş ceza neye yarar ki?

Bunu tespit edebilmek için ulusal basının önde gelen kuruluşlarına mensup olmak gibi bir şartta yok tabii ki.

Mesela Akçakoca’daki Ünye’deki, İnebolu’daki ya da ne bileyim Hopa’daki mahalli basın mensupları ilçe bazında dahi olsa bunu öğrenerek haber yapabilirler.

Sorulması/araştırılması gereken ikinci husus ise 9cm’den küçük hamsilerin yem fabrikalarına kilosu kaç liradan fatura edildiği.

Mesela 5TL’den yüksek midir, 1 ya da 2TL midir?

Bu sorunun çoktan sorulması T.B.M.M. gündemine taşınması gerekirdi, ama öyle bir şey yok, neden dersiniz?

18 Aralık 2020 itibarıyla Akçakoca’da tezgâh da hamsi 20 TL idi, aldım ve afiyetle yedim. Aldığım hamsilerin içerisinde bolca 9cm’den küçük hamsilerde vardı.

Ve bunu da hiç dert etmedim, yem fabrikalarına serbest olan bana niçin yasak olsun diyerekten gönlümü ferah tuttum.

Hamsi yiyebilmek için hamsilerin büyümesini bekleyerek Ocak, Şubat aylarını beklemek beyhude olabilir çünkü bu aylarda 9cm’den büyük hamsileri yemeyi beklerken hamsileri yiyememek de söz konusu olabilir. 9cm olamadan hamsiler yem fabrikalarında çoktan yem haline gelmiş olabilirler.

**

9cm’den küçük hamsilerin kasalanarak /ya da göz yumularak satışa sunulması da olmasa hamsi yiyebilmek neredeyse imkânsız hale geldi.

Bu suçu işleyenlere/ göz yumanlara minnet duymamak elde değil.(!)

Dedik ya öncelik:

Yem fabrikalarının ve balık çiftliklerinin, halk kimin umurunda ki?