• 10.12.2020 00:00
  • (412)

 “ Dökme olarak balık unu yağı fabrikalarına gönderilecekler hariç; hamsi, istavrit ve sardalya balıklarının naklinde kullanılacak kasaların dıştan dışa ölçülerinin en fazla (54cm x 9cm x 37cm) boyutunda ve 11 cm ayak boyunda; kutuların dıştan dışa ölçülerinin ise en fazla (59 cm x 13 cm x 39 cm) boyutunda olması zorunludur.”

Tarım Bakanlığının 2016 35 numaralı 4/1 Numaralı Ticari Amaçlı Su Ürünleri Avcılığının düzenlenmesi hakkında tebliğ ile hamsi avcılığı düzenlenmiş.

Gelin tebliğin bu maddesini anlamaya çalışalım.

Tebliğe göre nakledilecek hamsilerin kasa büyüklüğü mühim ama küçük hamsilerin niçin dökme olarak avlanmasına müsaade edildiğine dair hiçbir açıklama yok bu tebliğde.

Gazeteci Selahattin Duman “ Zeki Müren’in en iyi erkek sanatçı, Bülent Ersoy’un ise en iyi kadın sanatçı seçildiği gün anketlere olan itimadımı kaybettim “ demişti.

Bende böyle benzer bir itimat kaybı yaşamıştım sabık Düzce İl Tarım Müdürü Harun Kabaoğlu’nun 1. Sınıf tarım arazisinin OSB arazisine çevrilmesi için canını dişine takarak mücadele vermesi karşısında.

O gün bugündür Tarım Bakanlığının yönetmeliklerine ve tebliğlerine hep bir kuşku ile bakar oldum.

**

Anlaşıldığı kadarı ile hamsilerin 9 cm’den küçük olanlarının avlanması yasak.

Ancak 9 cm’den küçük hamsiler kasalanmadığı takdirde ise avlamak serbest serbest. Buna dökme deniliyor ve büyük hortumlarla kamyonlara yükleniyor ve hepsi yem olmak üzere fabrikalara gidiyor

Bir ayrıntıya dikkat çekmek isterim, bu hamsiler kasalanıp satışa sunulursa avlayanlar/kasalayanlar cezalandırılıyor.

10 Aralık tarihinde Akçakoca’da el konulan hamsilerde 9 cm den küçük kasalanmış hamsiler.

Yani ama öyle ama böyle ucuza hamsi satılmasının önüne geçiliyor.

Çünkü öncelik yem fabrikalarının.

**

Niçin öncelik yem fabrikalarının?

Çünkü bu hamiler yem haline getirilip özellikle Ege’deki balık çiftliklerine gönderiliyor ve bu balıklarda mühim bir ihraç kalemi oluşturuyor.

Kim balık çiftliklerin kapanmasını ve ihracatın azalmasını ister? (!)

**

Bu kadar kollanma olunca bu küçük hamsileri yakalayanlar daha da pervasızlaşırlar doğal olarak.

Gırgırlarını da Akçakoca balıkçı barınağının içerisinde yıkayıp gidiverirler. Barınaktan çıktıktan sonra yıkamak böyle bir şeye özen göstermek külfettir gırgırlar için.

Netice de Akçakoca kesif bir hamsi yağı kokusu ile kaplanıverir.

İlçe Tarım Müdürümüz İl Çevre Müdürlüğüne haber verip böyle bir çevre kirliliğinin yaratıldığını bildirmez doğal olarak.

İl Çevre Müdürlüğü yetkilileri de mahalli gazeteleri filan da takip edip bizatihi harekete geçmek gibi tercih içerisinde olmazlar yine doğal olarak.

Doğal olarak hep bu şekilde doğal davranırlar yetkililerimiz.

Gücü elinde tutmaktan gurur duyan Cumhur İttifakının Akçakoca’daki önde gelen siyasileri de yine doğal olarak sessiz kalıverirler.

Tedbir olarak da önermelerinin; “hamsi yağının kokusundan rahatsız oluyorsanız barınağa gitmeyin” şeklinde olduğundan bir kuşku duymamak gerekir.