• 21.06.2020 00:00
  • (564)

 Bizans kaynaklarında Karadeniz için kullanılan ilk ad “Pontus”dur.

“Pontus” aslında sadece “deniz” demek.

Ancak Arapça metinlerde Bahr Buntus olarak adlandırılıyor, Pontus Buntus haline çevrilerek. Bahr Buntus “denizin denizi” manasına geliyor ironik olsa da.

Karadeniz adı ilk kez 14. Yüzyılda ortaya çıkmış ancak üç yüzyıl sonra yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır.

Karadeniz ismi kullanılmaya başlamadan önce etrafındaki büyük şehirlerin adlarıyla da anıldığı vakiydi. Konstantinapolis Denizi, ya da Trabzon Denizi gibi.

Karadeniz İtalalyanca da ki büyük deniz manasına gelen Mare Moius ve Mare Maggiore olarak adlandırılarak da kullanılmıştır kimi denizci ve coğrafyacılarla.

İskit Denizi, Sarmatya Denizi, Hazar Denizi, Rus Denizi, Bulgar Denizi, Gürcü Denizi gibi hâkim gösterilmek gruplarla ilişkilendirilerek adlandırıldığı da olmuştur.

Karadeniz’i kara deniz olarak tanımlayan en eski Yunanca adı Pontos Axeinos’dur ve kara ve kasvetli deniz manasına kullanılmıştır.

Bu isim geç dönem Yunan ve Latin yazarlarında ise Pontus Euixinus dönüşmüştür. Yani “Dostça Deniz”

Shakespeare Othello’nda Karadeniz’i bu adla isimlendirir, Pontus Euixinus. Dostça Deniz diye adlandırmak çok daha cazip gelmiş olmalıdır büyük yazara.

Karadeniz’in bu adı alması ile alakalı üç tez birincisi yukarıda izah ettiğimiz kara ve kasvetli manasına gelen en isminden yani Axeinos’dan kaynaklı olmasıdır.

Axeinos adlandırılmasının denizin etrafında yaşayan halklar tarafından tüm adlandırılma değişmelerinden etkilenmeden korunmuş olmasından kaynaklı olabilir.

Axeinus kelimesinin Rumca’ya Farsça’dan geçmiş olma ihtimalide göz ardı edilmemelidir.

Bu eski adlandırma Türki göçler ile batıya taşınıp sonunda da Türkçe söylenişi kabul görerek Osmanlı’nın “kara” sı olmuş olabilir.

ikinci tez ise Avrupalı denizcilerin büyük ya da korkunç manasında çağrışımları olan ancak aynı zamanda büyük manasına da gelen “kara” kelimesi ve türevlerinin karşılığı olan “kara” kelimesinin Osmanlı tarafından kabul görmesi neticesinde de gerçekleşmiş olabilir.

Üçüncü tez çok daha mitolojik ve ilginç.

Kökleri Çin’de olan bir şemaya göre Avrasya halklarınca pusula noktaları belli renklerle ilişkilendirilir.

Kuzey için siyah yani kara, batı için beyaz, güney için kırmızı, batı için mavi tercih edilmiştir.

Osmanlı’nın geçmişlerinde Asyalı göçebeler olmasının bir yansıması olabilir, kuzeyi işaret eden “kara”nın Kuzeyindeki denize ad olarak verilmesi.

Osmanlı Avrupalıların Mediterranean olarak adlandırdıkları Batısındaki bu denizi Akdeniz olarak tanımlaması bu gelenekten dolayı olması da kuvvetle muhtemeldir.

Eğer bu adlandırılma kabul edilecek olursa bu adlandırmanın Moğollardan sonra Osmanlıların da benimsediklerinin altını çizmek gerekir.

Osmanlı İmparatorluğu bu denizi ama o sebepten ama bu sebepten dolayı “kara” olarak adlandırtan sonra Avrupalılar ve Ruslar da bu adlandırmayı kendi dillerine çevirerek bu denizi “kara” olarak adlandırmışlardır.

Karadeniz:

Yunancada Maure Thalassa,

Bulgarcada Çerno More,

Romancede Merea Negra,

Ukraynacada Çerno More,

Rusça’da Çernoe More,

Gürcücede Şavi Zğva olarak adlandırılmaktadır.

Bu adlandırmaların hepsi de tam olarak Karadeniz manasına gelmektedir.

**Bu yazı Charles King’in “Karadeniz” adlı kitabından alıntılanarak derlenmiştir.