• 17.04.2020 00:00
  • (135)

 Corona günleri bir daha öğretti ki/hatırlattı ki tarımdan vazgeçilmez.

Hele ki emek gücünün çoğu tarımla haşır neşir olmuş Akçakoca için daha da vazgeçilmez.
Ancak yukarıdan inşa edilen bir yapılandırma ile Akçakoca’nın tarıma olan ilgisi azaltıldı varsa yoksa sanayi, sanayi olmazsa fakirleşiriz teması işlendi.
Netice da sanayimiz büyümedi ama tarımda geri gitmeye başladık ve fakirleştik.
Akçakoca’nın tarımdaki en büyük handikabı tek tarım çeşidine yani fındık tarımına bağlı olmaktı.
Bunu kırmak için farklı zamanlarda farklı arayışlar oldu, mesela kültür mantarı üretimi yapmak doğru ancak eksikleri ve planlama hatalarıyla dolu olduğu talihsiz bir girişim olmuştur.
Fikret Albayrak’ın belediye başkanlığı sırasında Ankara merkezli bir dernek ile başlatılan işbirliğimden de bir netice çıkmadı.
Ancak benim anlatmak istediğim unutulan unutturulmak bir alternatif tarım arayışın hikayesi.
Hüsnü Gonca’nın Akçakoca için alternatif tarım arayışları çabası.
Bilmeyenler için söyleyeyim Hüsnü Gonca emekli öğretmendi ve 12 Eylül’den sonra bir müddet belediye başkanlığı yapmıştı.
Hüsnü Gonca 2000’li yılların başında Akçakoca Eğitim ve Kültür vakfının başındaydı vakfın da o zamanlar bir miktar maddi kaynağı vardı.
Hüsnü Gonca vakfın bu kaynağının bir kısmını Akçakoca’da alternatif tarımın ne olacağının araştırılmasına ve tartışılmasına ayırmıştı.
Bu amaçla Yalova Bahçe Bitkileri Enstitüsü ile işbirliğine giderek bir dizi panel düzenlenmesine ön ayak olmuştu.
Fındık tarımını da unutmadan tabii ki.
Benim Hüsnü Gonca’nın önayak olduğu panellerden ilk izlediğim de fındık üzerine olandı.
Maalesef katılım çok azdı. Katılanların çoğu üretici bile değildi.
Panelde siyasi partilerin katılımı da çok düşüktü.
Sonrasında çiçekçilik, Trabzon hurması, kivi, ahududu ve böğürtlen yetiştiriciliği üzerine paneller düzenlendi.
Bu panellerin neticesidir bilinmez ama böğürtlen yetiştiriciliği üzerine bir deneme alanı oluşturuldu Akçakoca’da.
Salıpazarı otobüs duraklarının kuzey tarafında Orhan Deresinin yan tarafındaydı bu deneme üretim alanı.
Ya yer bulunamamıştı ya da deneme üretimin başarıya ulaşması istenmiyordu, ayazı ile meşhur Orhan Deresinin hemen yanı başında bu deneme üretimin verim almak mümkün değildi ki.
Ancak öyle göz önünde bir yerde deneme üretimi yapılmıştı ki deneme üretiminin başarısızlığı birçok kişi tarafından fark edilmişti bana sorarsanız fark edilsin istenmişti.
Tam bu sırada Hüsnü Gonca vefat etti.
Ve alternatif tarım ürünleri arayışı da Hüznü Gonca’nın vefatından sonra yetim kalıverdi.
Her zaman savunduğum Akçakoca’da tarım OSB’si kurulma fikrinin ardında Hüsnü Gonca’nın öncülük ettiği bu paneller yer alır.
Ancak bu panellerden öğrendiğim en mühim şey de üretimi tamamlayacak sanayileşmenin olması gerektiğiydi.
Soğuk hava depoları, fırınlama, öğütme, paketleme ve pastörize etmek için tesisler olmazsa sadece üretimin bir faydası olmazdı.
Üretim bir pazar üretecek miktara da ulaşabilmeliydi.
Bu panellere katılmaya bile tenezzül etmeyenler daha sonra ön aldılar ve gıcırdayan arabalara binerek demir-çelik OSB’si kurmak için girişimlerde bulundular.
10 yıldır gidebildikleri yolda bir arpa boyu kadar yol oldu.
Önümüzdeki 10 yılda belki 2 arpa boyu kadar yol gidebilirler hepsi bu kadar.
Yapılacak iş tekrar fındık tarımının iyileştirmesine yönelik çabalar göstermek olduğu kadar alternatif tarım ürünleri ve ürünlerin sanayileşmesi üzerine yoğunlaşmak olmalıdır.