• 31.03.2020 00:00
  • (263)

 AKP İlçe Başkanı Esved Sarıoğlu’nun son paylaşımı bende biraz kafa karışıklığı yarattı.

Niye mi?
Akçakoca’da teknik olarak kullanılmayan bir vecibeyi gündeme getirdiği için.
Akçakoca halkı verilirken ya da verilmezken yoksullara yardım için tercih ettiği dini vecibe zekât olarak adlandırıla gelmiştir.
Birde fitre tabii ki Ramazan ayında verilen.
Kullanılmayan vecibenin adı ÖŞÜR.
Onda bir demek Arapça’da.
Tarım mahsullerinin onda bir oranında verilen zekât demek kısacası.
Osmanlı devleti bu kıstası alarak bir vergi koymuş ve bu verginin kelimenin zamanla Türkçe’ye uyumu neticesinde AŞAR olmuştur.
Aşar vergisi çok büyük bir gelir kalemiydi Osmanlı İmparatorluğu için.
Cumhuriyetin ilk yıllarında da bu vergi alınmış İzmir İktisat Kongresinin kararları neticesinde bu vergi kaldırılmıştır.
Günümüzde ise tarım ancak destekleme programları ile ayakta durabiliyor.
Göreceli olarak fındıktan gelir elde edenlerde bu destek programlarından faydana biliyor gereken evrak düzenine uyduğu takdirde.
Borcu harcı almayan kaç fındık vardır kaçının öşür verebilecek vaziyette olduğunu bilmiyorum işin doğrusu ancak belli ki Sarıoğlu’nun bir fikri var.
Ancak verebilecek vaziyette olanların hesaplamalarını yaparken “yer parası” “mazot parası” gibi adlarla adlandırılan bu destekleri öşür hesapları içerisine dâhil edip etmeyecekleri gibi bir muamma ile karşı karşıyayız.
Esved Sarıoğlu “öşür”den bahsettiğine göre muhakkak ki bu mevzuda bilgisi olan başta ilçe müftümüz olmak üzere diğer diyanet görevlilerinden görüş almıştır.
Eğer almadıysa da almalıdır.
Diğer taraftan içime bir kurt düşmedi de değil.
Haberimiz olmayan gelişmelerde aşar vergisi konacağı bilgisi kulağına geldi de kamuoyunu hazırlama çalışması mı yapıyor diyor diye.
Belli de olmaz 1999 depreminden sonra konan geçici verginin hala kalıcı bir şekilde tahsil edildiği bir ülkede yaşıyoruz ne de olsa.