• 16.01.2020 00:00
  • (570)

 “Cumhuriyet Halk Partisi, başta Kurtuluş Savaşımız olmak üzere Aydınlanma ideallerini, emek mücadelelerini, sosyal demokrasinin özgürlük, eşitlik ve dayanışma ilkelerini benimseyen çağdaş demokratik sol bir siyasal partidir.”

CHP Tüzüğünün 1. Maddesinin 4.fıkrası yukarıdaki gibi.

Bu fıkrayı yazının başına alma sebebim ise sosyal demokrasi kavramına olan vurgu.

Yakın geçmişte Akçakoca CHP çevrelerinde sosyal demokrasi kavramı vurgusu çok fazlaydı. Şimdilerde ise bu vurgu neredeyse yok.

12 Ocak öncesi CHP ilçe başkan adaylarının biri hariç açıklamalarına baktığımızda ise sosyal demokrasi ile alakalı bir vurgu yok. Varsa yoksa ulusalcı vurgular var açıklamalarında.

Biri hariç dediğim aday ise Hamdi Deniz.

Hamdi Deniz algı siyaseti yapmaktan çok delege bazında çalıştığı için bu vurgu pek ortaya çıkmıyor.

Sosyal demokrasi kurumsallaşmasının başında işçi sınıfının partisi olarak çıkmış, birinci dünya savaşı sırasında komünist ve sosyalistlerle ayrışmış bir parti.

Ayrışmanın sebebi ise 1. Dünya savaşı sırasında sosyal demokrat olarak kalan kanadın kendi uluslarının savaş politikalarını desteklemelidir.

Bu ayrışmada başı çeken kişi ise Karl Kautsky’dir. Lenin’in deyimiyle “dönek Kautsky”.

Akçakoca gibi yerlerde sosyal demokrasi ile bağlantıları olan kişiler için Karl Kautsky hala bir dönektir.

Sosyalist bir geçmişten gelip de CHP’ye dahil olanlar lütfedip de sosyal demokrasinin tarihi ve ilkeleri ile ilgilenmeyip eski jargonlarını kullanınca CHP’li sosyal demokratlar için Kautsky bir dönek olarak kalmıştır.

Garabet bir vaziyettir tabi ki sosyal demokrat olup da Kautsky’e dönek demek.

Hamdi Deniz ise bu garabetin dışındadır. Kautsky’e traji-komik bir şekilde dönek diyen CHP’lilerden değildir.

Bu bilgiye/bilince  sahip olmanın ya da sosyal demokrasiye yakın olmanın Akçakoca CHP İlçe Başkanlığı seçimi öncesinde çok bir kıymeti harbiyesi olduğunu ise sanmıyorum.

CHP en azından Akçakoca CHP; ulusalcılık ve anti Tayyip Erdoğancılık üzerinden yürüyen bir parti.

Sosyal demokrasiye yakın olmanın delegeler için ne kadar mühim olabileceğini delegeleri çok tanımadığım bilemiyorum ancak delegelerin tavrının umumi yaklaşımın dışında olacağını da sanmıyorum.

Kısacası sosyal demokrasinin hiç vurgulanmadığı kimin sosyal demokrat ilkelere daha yakın olduğunun değerlendirilmediği bir seçim olacak.

Hamdi Deniz’in sosyal demokrasiyle daha iç içe olması ise kendisi için bir avantaj gibi durmuyor.

Ancak Akçakoca’da CHP’nin sosyal demokrasi ile tekrar kuracağı ünsiyetin Akçakoca için hayırhah olacağını hatırlatmak ise benim için bir zorunluluktur.

Mamafih Akçakoca CHP çevrelerinde sosyal demokrasi depoya kaldırılmış bir değer muamelesi görüyor ve ilçe başkanlığı seçimi öncesi bu vaziyeti değiştirebilecek etkin bir hamle de kamuoyuna yansımamıştır.