• 3.01.2020 00:00
  • (340)

 Ümran Boru'dan çıkarılan 19 kişi Türk Metal Sendikasının bırakın kendilerine sahip çıkılmasını, sendika temsilcisine ulaşamadıklarını açıklamışlar.

Ne bekleniyordu ki?

Boru fabrikalarının Akçakoca’da bulunmalarının ve Akçakoca’da büyümek istemelerinin en büyük sebeplerinden biri de sendikaların sendikacılık yapmaması.

Akçakoca kamuoyunun da sendikalı sendikasızlığa karşı niçin yeterli duyarlılığı göstermediğini ile bir hesaplaşma ise bugüne kadar yaşanabilmiş değildir?

Varsa yoksa istihdam artışı sağlayacaklarını iddia eden bu fabrikaların gözünün içine bakılmış bir dedikleri iki edilmemiştir.

OSB boru fabrikalarının isteği üzerine hayata geçirilmeye çalışılırken kimse çalışma barışı, işçi hakları mevzusunda kimse çıkıp iki kelam laf etmemiştir.

Hatta işçiler tarafından hiç sevilmeyen, sendikasızlaştırmayı başarıyla uygulamış yöneticileri belediye başkanlarınca hep el üstünde tutulmuştur ve tutulmaya da devam etmektedirler.

Çıkıp kimse “Bu ne iştir?” diye de sormamaktadır.

İş lafa geldi mi, emekten yana olduklarını söylemekten bıkmayan siyasi partilerimiz dâhildir bu horona.

Bu siyasi partimiz ilçe başkanı seçecek önümüzdeki günlerde.

Hangi adayın Akçakoca’da çalışma barışı ve haksızlığa karşı bir açıklamasını duydunuz.

Mahalli gazetelerde bol bol haber yapılıyorlar ama işçiler ve sendikalaşma hakkında bir fikir açıklayabildikleri de yok.

Çünkü kimse bu büyük kuruluşları ilçe başkanı seçildikleri takdirde karşılarında görmek istememektedirler.

Böyle yapınca da sol olma nitelikleri ancak kendi aralarındaki sohbetlerde birbirlerine anlatabildikleri bir mevzu haline gelmektedir.

**

İşten çıkarma aslında bir istihdam meselesi değil mi?

İlçemizde istihdam yaratma mevzusunda çok başarılı olduklarını iddia ettikleri için mahalli gazetelere sık sık haber olmuş bir yönetim birimimiz var.

Hükumet tarafından yürütülen istihdam seferberliği sırasında açıkladıkları rakamları ciddiye almadığım için hatırlayamadığım sayıda istihdam yarattıklarını ve çok başarılı olduklarını iddia etmişlerdi.

Gerçi kamuoyunda birbirlerinin yakınlarını sigortalayarak böyle bir başarı yakaladıkları da sıkça konuşulmuştu.

İstihdam seferberliği sırasında boru fabrikalarından kaç kişi istihdam ettikleri ise hiç açıklanmamıştı.

Akçakoca Ticaret ve Sanayi Odası bu kuruluşumuz.

İstihdam yaratma mevzusunda ki tecrübelerini hayata geçirmeleri için bundan daha iyi fırsat olur mu?

Ancak bu kuruluşumuzun(ATSO) boru fabrikalarının sözünün dışında bir girişimde bulunması ise ihtimal dâhilinde değildir.

**

Şu soruyu da sormak gerekir.

İşçiler toplumsal hayatın içerisinde daha fazla yer almış olsalar kamuoyunun desteği daha çok olmaz mıydı?

Mesela huzurevinin Akçakoca’da kalması mevzusunda yapılan basın açıklamasına kendileri gidemiyor olsalar bile bir yakınlarının katılması için gayret göstermeleri gibi.

Bu işler biraz da “Tarlada izi olmayanın, harmanda yüzü olmaz.” atasözünün dediği gibi gerçekleşir çünkü.

**

Şimdi ne olacak?

Akçakocatv’nin gayretleri ile bir infial yaratıldı.

Ancak elini kamuoyunun gözü önünde taşın altına koyan biri de henüz çıkmadı.(MHP Milletvelili Ümit Yılmaz hariç.)

Belki bu yaratılan infial sayesinde bu 19 işçi tekrar işe başlatılabilir.

Ancak ortalık yatıştıktan sonra bu benzeri kararlar tekrar gündeme gelip uygulanacaktır.

Ve bu kuruluşlarımız OSB’de istihdam yaratacakları iddiası ciddiye alınacağı içinde el üstünde tutulmaya devam edeceklerdir.

Yani işçiler yine sendikacılık yapmayı zul gören sendikalarına mahkûm kalacaklardır.

Gerçek acı ama gerçek bu.