•  
  • (391)

 Hukukun üstünlüğünün 2 temel taşı vardır.

1-“Kanunsuz suç ve ceza olmaz”, bu ilkeye suçta ve cezada kanunilik ilkesi diyoruz.

2-İdarenin eylem ve işlemlerinin yargı denetimine bağlanması.

Hukukun üstünlüğü kavramı gücünü anayasamızın 2. maddesinden almakla birlikte; 90.maddenin yaptığı atıfla “Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi”nin 7. maddesinden alır.

Doğancılar’da beton santralinin kurulmasına karşı çıkılırken bakılması gereken ilk unsurda hukukun üstünlüğü kavramının bu 2 temel taşıdır.

Ortalıkta bir kanunsuzluk var mı?

Var, yani idarenin bir suçu var, en azından karşı çıkanların kanaati böyle.

İdarenin eylem ve işlemlerinden doğan bu kanunsuzluğun ortadan kalkması için yapılacak işlem ise bölge idare mahkemesine yürütmenin durdurulması için dava açmak.

Akçakoca için bunun adresi de Zonguldak İdare Mahkemesi.

İdare mahkemesinde dava dilekçesinin kabulünün olmazsa olmazı; kanunsuzluğun çok belirgin bir şekilde tarif edilerek ortalıkta idarenin eylem ve işlemlerinden dolayı bir kanunsuzluk olduğunun altını çizebilmek.

Bu kanunsuzluğun dava dilekçesinde net bir şekilde tanımlanması içinde belgeler ile desteklenmesine ihtiyaç var.

Hemen aklıma gelenler.

1-Fizibilite raporu

2-Kapasite raporu

3-İdare tarafından verilmiş onay/izin yazısı.

Bu belgeler temin edilmeden açılacak bir davanın kabul edilme ihtimali son derece düşüktür.

Mahkeme tarafından bu belgelerin istenmesi için dava dilekçesinde idarenin eylem ve işlemlerinden kaynaklanan kanunsuzluğun net bir şekilde tarifi şart, bunun için de belge sunumu şart.

Belge yoksa ortada sübjektif değerler ile yapılmış suçlamalardan başka bir şey olmaz, dolayısı ile dava dilekçesi kabul edilmeyeceği için bir dava oluşturulamaz.

Edindiğim izlenim sürecin bu yönde işlediği.

Gürültü olacak ama yürütme durdurulmayacak.

Gürültü bittiğinde de beton santrali çalışmaları kaldığı yerden devam edecek.

***

Bir mahalli siyasetçimizin beton santraline niçin karşı çıktığı ile uzunca sayılabilecek bir yazısını okudum.

Bakış açısı sağlayacağı faydalar-zararlar eksenindeydi.

Siyasetçi açısından bunlar doğal sayılsa bile yürütmenin durdurulması için dava açılma aşamasına gelinmişken; hadiseye hukukun üstünlüğü vurgusu ile bakılmamasını ise çok garipsedim.

Yargı sistemini beğenmiyor ya da kızıyor olsak bile elimizde “Hukukun üstünlüğü”nden başka bir şey yok.

Kamuoyu baskısı yaratmak bu baskının oluşturulması için destek vermek elbette ki çok mühim ama önce hukukun üstünlüğü.

Ve de yargı sürecinin doğru işletilmesi.