• 15.12.2018 00:00
  • (602)

 OKAN YANMAZ’IN OSB’Sİ

Okan Yanmaz önümüzdeki günlerde seçim çalışmaları çerçevesinde Akçakoca için neler hedeflediğini açıklayacak ve nasıl bir Akçakoca tahayyül ettiğini öğrenmiş olacağız.

Bu seçim programını değerlendirirken kullanacağım en mühim ölçü ise “hukukun üstünlüğünü “ ne kadar mühimsediği olacak.

Hukukun üstünlüğünü ne kadar mühimsediği ile alakalı somut bir misalden de hareket edeceğim.

“Akçakoca Demir-Çelik Organize Sanayi Bölgesi” bu misalin adı.

**

Elbette ki Akçakoca’daki işsizlik problemini mühimsiyorum ve yeni iş imkânlarının yaratılmasının gerekli olduğunu düşünüyorum.

Bana göre Akçakoca için doğru tercih bir “Tarım İhtisas Organize Sanayi Bölgesi” ya da “Gıda Organize Sanayi Bölgesi” kurulmasıydı.

Bu sadece benim düşüncem de değildi. Mesela AKP’den milletvekili ve belediye başkanlığı aday adaylığı müracaatında bulunmuş olan ziraat mühendisi Ali Uzun’da bu düşüncenin savunucuları arasındaydı vee facebook’da “Organize Tarım Bölgesi” kurulması fikrinin desteklenmesi için bir grup bile kurmuştu.

 

Ancak bu fikir Fikret Albayrak koçbaşı olarak görev aldığı bir kumpanya tarafından hasıraltı edildi bunu tartışabilmek bile mümkün olmadı.

 

**

Hayatta çoğu zaman fikirlerimin/tekliflerimin kazanamayacağımı bilecek kadar tecrübe biriktirdiğimi düşünüyorum.

Demir-Çelik Organize Sanayi Bölgesinin kurulmasında da böyle oldu.

Bu karar çıktıktan sonra kabullenmek mecburiyeti ile karşı karşıya kaldım.

Ancak kurulacaksa da hukuka uygun bir şekilde kurulmalıydı.

Yani “hukukun üstünlüğü” öncelik olmalıydı.

Ancak süreç böyle olmadı ve netice de ÇED raporsuz bir OSB kuruldu.

Bu ÇED raporsuz OSB’nin kurulması çalışmalarında Cüneyt Yemenici koçbaşı olma görevini Fikret Albayrak’tan devir aldı.

**

Bugünlerde Çolakoğlu Metalürji Sanayinin Faruk Özlü’ye Bilim ve Sanayi Bakanı iken yazdığı bir mektup çok konuşuluyor, bu mektuba göre bu sanayi kuruluşumuz Faruk Özlü’den 800 kişinin istihdam edileceği bir alan tahsis edilmesini istemiş ve alanın Akçakoca OSB’Si olacağı varsayılıyor.

Buraya kadar her şey güzel. Gerçi Cüneyt Yemenici’nin 5000 kişilk istihdam rakamları yanında çok küçük ama az buz rakam değil 800 kişilik istihdam rakamı.

**

Peki, hukuken bu tesisin Akçakoca OSB’nin içerisinde kurulabilmesi mümkün mü?

Mümkün değil çünkü ÇED Raporu alınmadan bir Demir-Çelik tesisi kurulamaz.

Akçakoca OSB ise ÇED raporu alınmadan kurulmuştu.

ÇED raporu alınması gereken bir tesis ÇED raporsuz bir OSB’ye hukuken kurulması mümkün olur mu?

Yapılacak iş bir takım hukuk zorlamaları ile OSB’mizi ÇED raporu olan bir OSB statüsüne sokmaya çalışmak olacaktır.

Yaparlar mı bunu yaparlar tecrübem yapabileceklerini söylüyor.

**

Cüneyt Yemenici’nın bu yapıya karşı çıkacağını sanırım kimse düşünmüyordur.

Tıpkı belediye başkanlığında olduğu gibi OSB için koçbaşı olmak mevzusunda Cüneyt Yemenici ile halef-selef olan Fikret Albayrak’tan da böyle bir tepki beklemek gereksizdir.

Gereksiz gördüğüm ve beni haklı çıkardığı için kendisine “Boru fabrikalarının belediye başkanı adayı demiştim.

Ne Cüneyt Yemenici’nin ne de Fikret Albayrak “hukukun üstünlüğü”ne en azından OSB mevzusunda değer verdiklerini varsayamıyorum.

**

Okan Yanmaz’ın “hukuk üstünlüğüne” saygı gösterip göstermeyeceğinin göstergesi benim için OSB ile alakalı neler söyleyeceğidir.

Şöyle diyebilir mesela:

“Akçakoca’”da ki istihdam meselesinin çözülebilmesi için OSB’nin bir an önce faaliyete geçmesini istiyorum.

Ancak bir şartla, hukukun üstünlüğüne riayet etme şartıdır bu şart.

Eğer hukuk zorlana zorlana yapılacaksa karşılarında beni bulurlar.

Ya da şöyle bir açıklama da bulunabilir.

“Akçakoca halkının emek gücü ve bilgisi tarım ile alakalıdır. Demir-Çelik İhtisas OSB’sinde Akçakoca halkından istihdam edilecek kişi sayısı çok azdır. Bu tabela OSB’sini tarım ya da gıda OSB’sine çevirmenin hukuki yolarına bakacağız.”

Ya da buna benzer bir açıklama. Fikri hürriyetine sınır koymak bana düşmez.

Tek ölçü hukukun üstünlüğü olan bir açıklama.

**

Bu farkı koyabileceği ile bir umudum yok.

Çünkü yıllardır bu mevzuda kamuoyuna yansımış hiçbir beyanı yok.

Hiçbir beyanın olmaması şimdi de olmayacağının garantisi gibi duruyor benim baktığım noktadan.

Umarım mahcup eder beni.